ERDOĞAN: "AB'Yİ KURTULUŞ REÇETESİ OLARAK GÖRENLER, YANLIŞ DÜŞÜNCELER İÇERİSİNDEDİR"
HALİL İBRAHİM VARLI
KONYA - Konya'da Konevi Kültür Merkezi'nde düzenlenen 3.Bölge Yerel Yönetimler Toplantısı'na Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Necati Çetinkaya ve Halil Ürün ile bölge illerin belediye başkanları katıldı. Toplantıda konuşan Başbakan Erdoğan, birkaç gün sonra Türkiye'nin AB üyeliği konusunda müzekkere sürecinin başlatılmasına yönelik karar alınacağını belirterek, "Umudumuz kararın olumlu çıkacağıdır, beklentimiz budur. 59. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti olarak biz her şeyi yaptık. Muhtemel karar AB tarafından Türkiye'nin gösterdiği bu davranışla tarihin verilmesidir. Aksi halde Türkiye'nin AB üyeliği ile ilgili yanlış değerlendirme yapılmış olur. AB'yi kurtuluş reçetesi gibi görenler, yanlış düşünce içerisindedirler. Ama Türkiye, AB üyeliğini samimiyetle istemektedir. Türkiye'nin içinde yer almadığı bir AB her ne kadar, 'biz Hıristiyan kulübü değiliz' deseler de Hıristiyan kulübü olduğunu gösterir. Bunu ispat eder ve delillendirmiş olur" dedi.
Türkiye'ye AB'nin getireceği ekonomik getiriler sebebiyle bunu hırsla takip etmediğini vurgulayan Erdoğan, "Zira bugüne kadar kendi imkanlarımızla ayakta durduk. Getiri olacaktır ama karşılıklı olacaktır. Başka ülkelerin ülkemizdeki yatırımları kaşına gözüne bakılarak yapılmadı. Türkiye'nin alt yapısı sağlam olduğu için bu yatırımları yaptılar. Müzekkerelere başladığımızda sadece ülkemizdeki yatırımla kalmayacak 3. ülkelerde yatırımlara girecektir. Her zaman ifade ediyoruz; AB süreci boyunca ürettiğimiz değişim çalışmaları ülkemiz için yararlı olduğu için bunları gerçekleştirdik. Gelecek kuşaklara daha güzel bir Türkiye bırakmak için böyle kaçınılmaz görevimiz olduğunu biliyoruz. Türkiye bütün bu süreç boyunca tek bir dakika bile pazarlık konusu yapılmamıştır. Türkiye üzerinde siyaset yapmayın dedik. Biz büyük bir davanın peşindeyiz" şeklinde konuştu.
17 Aralık'ta beklenen olmazsa ne yapacakları konusuna da değinen Erdoğan, "Bizim kitabımızda böyle bir şey yok. Çok zayıf bir ihtimal dahi olsa biz yolumuza aynen devam ederiz. Kopenhag kriterlerinin adı Ankara siyasi kriterleri olur, bu kadar. Çünkü bizler millet olarak çağdaş dünyandan geride kalmayacağız. Bizi düze çıkaracak yol budur inanıyoruz. Türkiye dimdik ayaktadır. İşte 2 senede nereden nereye geldiğimiz ortadadır. Birliğimizi bütünlüğümüzü koruyarak, güçlü yürüyerek yolumuza devam edeceğiz" dedi.
Yerel yönetimlerle ilgili konuşan Başbakan Erdoğan şöyle devam etti:
"Yerel yönetimler olmadan bir ülkeyi kalkındıramayız. Demokrasinin o ülkede yerleşmesine birinci güç yerel yönetimlerinin sağlıklı çalışmasıdır. Çalışırsa, demokrasi anlayışının çalışması işlemesi demektir. Yük fazla, bizler artık AK Parti'li başkanlar olarak, meclis üyeleri olarak bunun bilincinden halkımızla iç içe el ele onların sıkıntısı neredeyse onu çözmenin gayreti içerisinde demokratikleşmeyi bilerek sürdürmek zorundayız. Havalara girerek halktan uzaklaştığınızda, halk da sizden çok çabuk uzaklaşır. Halk sizi sırtında taşımaya mahkum değil. Bunu böyle bilin. Şunu unutmayın, bizim yönetimlerimizin parası bereketlidir. Bizden önce 5'e yapılanları bizler 1'e yaparız. Bunu yaptıklarımızla görüyoruz. Örnek olarak SSK'daki ilaç olayında bile 1 katrilyon civarında kazanç sağlanmış olacak. Karşımızdaki insanlar düşman değil, el ele verip karşılıklı anlayış içerisinde bunları konuşursak hepsi yoluna girer. Aynı şey yerel yönetimlerde gerçekleşecek. Bunu unutmayın. Başarılı olacaksak 3 şeyi yöneteceğiz. Bir insanı, iki bilgiyi, üç parayı iyi yöneteceğiz. Bu üç şeyi başarırsak neticeyi aldık demektir. Ama bunun yönetimi şart."