Gündem
  • 16.6.2004 09:42

ERDOĞAN: ''ARALIK 2004'E KİLİTLENMİŞ DURUMDAYIZ''

Erdoğan, AB üyesi ülkelerin bu konuda olumsuz adım atacaklarına ihtimal vermediğini kaydetti. Başbakan Erdoğan, Ankara'dan Hollanda'nın başkenti Amsterdam'a giderken, THY uçağında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Hollanda ziyaretinden ne beklediğinin sorulması üzerine Erdoğan, Kopenhag siyasi kriterleriyle ilgili gerekli olan uyum paketinde ne varsa hükümet olarak yaptıklarını ifade ederek, uygulamayla ilgili olanları da süratle yaptıklarını söyledi. ''Artık bundan sonrası AB'ye aittir. Şimdi sınavda AB var. Bu testi başarıp başarmadığını göreceğiz'' diye konuşan Erdoğan, şöyle devam etti: ''Bu seyahatimizin ilginç yanı şu; Hollanda dönem başkanı oluyor, biz de Hollanda'ya resmi ziyaret yapıyoruz. 1 Temmuz'dan itibaren de Hollanda'nın dönem başkanlığı başlayacak. Bu ay sonu itibariyle İstanbul'daki NATO Zirvesi çok büyük önem arz ediyor. Bunların hepsi adeta iç içe. Zirve, gerek İstanbul'un gerekse Türkiye'nin tanıtılması için vereceği mesajlar açısından önem arz ediyor. AB üyesi ülkelerin hemen hemen tamamına yakını NATO'nun üyesi durumunda.'' Başbakan Erdoğan, Brüksel'de hükümetlerarası konferansın toplandığını belirterek, burada Anayasa görüşmeleri olacağı gibi, devlet başkanları ve başbakanlarla görüşmelerde bulunacaklarını söyledi. Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: ''Temenni ediyorum ki Brüksel Zirvesi'nden önümüzdeki 6 ay için ilerleme raporunun hazırlıkları noktasında önemli adımları atmış oluruz. Bundan sonraki temaslarımız sıklaşarak devam edecek. Hollanda seyahatini bu anlamda çok önemli buluyorum.'' Bir gazetecinin, ''Hollanda, İngiltere, İrlanda ve Almanya'ya göre Türkiye'ye biraz daha mesafeli davranıyor'' sözleri üzerine, ''Aslında çok şey değişti. Çok daha farklı bir noktadayız'' dedi. Erdoğan, Hollanda'da hükümet ortağı Liberal Parti'nin lideri Jozias van Aartsen ile dün Ankara'da görüştüğünü anımsatarak, Hollanda ile münasebetlerin ilk tanıştıkları zamandan çok daha farklı olduğunu ifade etti. Hollanda Başbakanı Balkenende ile olan ilişkilerinin gerekse hükümet olarak Hollanda hükümetiyle olan ilişkilerin çok daha olumlu istikamette geliştiğini anlatan Erdoğan, ''İnancım odur ki bundan sonrası daha da pozitif olarak gelişecektir'' dedi. Erdoğan, Avrupa Parlamentosu seçimlerinin Türkiye'nin üyeliği konusunda ne gibi etki yapacağı sorusunu yanıtlarken de, ''Son seçimlerde bundan önceki seçimlere göre çok şey değişmedi. Sayısal olarak çok ciddi bir şey yok'' dedi. Erdoğan, bundan önce de Hıristiyan Demokratlar'ın önde olduğunu, Sosyal Demokratlar'ın ise ikinci sırada yer aldığını ifade etti. Başbakan Erdoğan, eski ANAP Genel Başkanı ve eski Başbakanlardan Mesut Yılmaz'ın bir televizyon programında, Türkiye'ye müzakere tarihinin verilmesinin 2006 yılına sarkabileceğini ifade ettiği anımsatılarak, bu konudaki düşüncelerinin sorulması üzerine, şunları söyledi: ''Ben o tür şeyleri düşünmek istemiyorum. Şu anda müzakere süreciyle alakalı Aralık 2004'e inanmış ve kilitlenmiş durumdayım. Şu ana kadar olan gelişmelerde, biz Türkiye olarak görevimizi yapmış durumdayız. Joschka Fischer, Bertelsman Forumu'nda şu tespiti yapmıştı: '40 yıldır AB kapısında beklettiğimiz Türkiye'ye eğer 2004'te müzakere süreciyle ilgili adımı attırmazsak, bunu biz kimseye izah edemeyiz.' Ben şimdi AB üyesi ülkelerin böyle olumsuz adım atacaklarına ihtimal vermiyorum. Çünkü ondan sonra izahları çok zor olacaktır. Hele hele Kıbrıs olayından sonra Türkiye'de son final paketi diyeceğimiz paketin uygulamaya geçilmesinden sonra şu anda AB üyesi olan ülkelerin birçoğu bizim bu noktada yakaladıklarımızı, yaptıklarımızı yerine getirmiş değiller. Biz bunların birçoğunun önündeyiz. Buna rağmen Türkiye'ye böyle bir şey yapılırsa, o zaman demek ki medeniyetlerin uzlaşması düşüncesi henüz oluşmuş değil. Hala medeniyetlerin çatışması savunuluyor demektir.'' Erdoğan, kapatılan DEP'in eski milletvekillerinin serbest bırakılmasının müzakere tarihi alınması konusunda Türkiye'nin elini güçlendirip güçlendirmeyeceğini soran gazeteciye de, ''Bu yargının vermiş olduğu bir karar. Biz sadece Kopenhag siyasi kriterlerine yönelik atılması gereken adımları attık, çıkarılması gereken yasaları çıkardık. Bunu da iktidarıyla muhalefetiyle beraber yaptık. Yürütme ve yasama olarak bize düşen görev buydu.'' dedi. Erdoğan, yargının verdiği karara saygı duymak gerektiğini ifade ederek, şöyle konuştu: ''Ben kararın taraflıdır-tarafsızdır değerlendirmesinin içine giremem. Çünkü yargı bağımsızdır. Bunun tesiri AB ile ilgili Aralık sürecine olumlu-olumsuz etki yapar, bu benim problemim değil, AB'nin problemidir. Bundan sonraki süreç ciddi manada AB üyesi ülkelerin değerlendirmesiyle alakalıdır.'' Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:24

İLGİLİ HABERLER