Gündem
  • 24.10.2008 00:36

ERDOĞAN BANKACILARI SERT BİR ŞEKİLDE UYARDI

DEVLET ARIK
ANKARA (İHA) - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bankacıların reel sektöre yönelik yaklaşımını hiç hoş bulmuyorum. Reel sektörü masaya çağırıp yüksek faizle tekrar masaya oturtmak ve böyle bir tehdide gitmek iş ahlakı açısından doğru değil. Reel sektörün aldığı kredi karşılığında ödediği faizlerle ayakta duruyorsun ana böyle bir kriz dönemini kendin için fırsata dönüştürüyorsun. Böyle bir şey olmaz" dedi.
Başbakan Erdoğan, 'Girişimci Bilgi Sistemi'nin tanıtım toplantısında gazetecilerin ekonomideki son gelişmelere ilişkin sorularını cevapladı. Başbakan Erdoğan, küresel krizde Türkiye'nin sigortasının TOKİ olduğunu söyledi. "TOKİ gibi sigortamız olmasaydı biz de bundan büyük vurgun yerdik" diyen Başbakan Erdoğan, IMF'nin altyapı noktasında 'durdurun' tavsiyeleri olduğunu hatırlattı. Türkiye'nin 25 çeyrektir büyüdüğüne işaret eden Erdoğan, isim vermeden IMF'yi hedef alarak, "Bize akıl verenlere şunu
söylüyoruz. 'Akıl veriyorsunuz da, biraz da para verin'. Bu iş kuru akılla olmuyor. Türkiye'nin büyüme noktasında kimse kalkıp da bize düşük büyüme oranları tavsiye etmesin. Yüzde 2'lik büyüme ile bizim heyecanımızı kimse gölgeleyemez. Yüzde 2-3 Türkiye için asla çıkış noktası değildir. Onun için çalışmalarımıza aynı kararlılıkla devam edeceğiz" diye konuştu.

"DÜN SEN SEVİNİYORDUN, ŞİMDİ İHRACATÇI SEVİNİYOR"
Başbakan Erdoğan, bir gazetecinin sorusu üzerine kur hareketlerini de değerlendirdi. İktidara ilk geldiklerinde 'Bu 2'ye kadar çıkar' dendiğini anlatan Başbakan Erdoğan, ancak denilenin olmadığını ve tam aksine 1.2'nin altına düştüğü zamanlar olduğunu söyledi. Bu sürecin ihracatçıları ciddi manada rahatsız ettiğini, ithalatçıyı da sevindiren bir süreç olduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:
"Aslında cari açığın önemli tetikleyicisi de bu olmuştur. Ama bizler sabit kur politikasını benimsemiş bir iktidar değiliz. Biz dalgalı kur anlayışını benimsedik. Bu konuda zaman şunu söylüyorum. Dere yatağında akar. Eğer kalkar da bu işi zorlarsanız, birçok dayatmalar yaparsanız, ilk taşkında bütün o yaptığınız zorlamalar, bakarsınız o dere hepsini alır götürür ve yine yatağında akmaya devam eder. Sabit kur böyle bir sanal engellemeler koyma sürecidir ki bunu uygularsanız o ülkeyi çökertirsiniz. Ama
dalgalı kurda ne yapar yapar, o dere yatağını bulur ve sağlıklı ekonomik süreç çalışmasına devam eder."
Erdoğan, gelinen süreçte ihracatçı lehinde bir gelişmenin söz konusu olduğuna da dikkati çekerek, "Bazı görüştüğümüz ihracatçıların baktım ki keyifleri yerinde. Bu defa da ithalatçılarda da bir sıkıntı havası görülüyor. 'Ya dün sen seviniyordun, şimdi ihracatçı seviniyor. Bırak biraz da o sevinme hakkını bunlara ver'. Süreç bu noktada bu şekilde devam ediyor. Ama yine dalgalı kurdayız. Buradan taviz vermeyeceğiz" şeklinde konuştu.

"FAİZ DÜŞÜRÜLMELİ"
Başbakan Erdoğan, faiz noktasında bir sıkıntı olduğunu ancak bu durumun da 'sanal' olduğuna inandığını kaydetti. Faizin düşürülmesinden yana olduğunun altını çizen Erdoğan, "Şu andaki faizin de bana göre sanal olduğuna inanıyorum. Faizin düşmesinden yana olduğumu yine açıkça söylüyorum, düşürülmesinden yana olduğumu da söylüyorum. Çünkü biz ne kadar borçlanmada yüksek faizle para satın alırsak ülkemizin yükünü de o kadar arttırmış oluruz. Buna fırsat verilmesini arzu eden biri değilim" dedi.
Başbakan Erdoğan, mevduata tam garanti taleplerini de değerlendirdi. Erdoğan, geçmişte yaşanan sıkıntının yaşanmasını istemediklerini belirterek, "Biz bunun da analizlerini yaptık" diye konuştu. 50 bin YTL'ye kadar mevduat garantisi olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:
"Niçin biz bu kararı aldık? Bizden önceki dönemde yüzde yüz mevduat garantisiyle ülkemizde Hazine'nin, milletin nasıl göğüslendiğini gördüğümüz için bu kararı aldık. Bu adaletsiz bir anlayışın ürünüdür. 21 banka fona devredilirken bu acımasızca anlayışın arkasında bu vardı. Bakkal dükkanı açar gibi banka açıyordu. Bu bankada toplanan mevduatlarda o verilen döviz endeksli yüksek faizleri unutmayalım. Bütün bu gecelik faizlerdeki acımasız yaklaşımları unutmayalım. Bunları hatırladığımızda atılan adımın ne
kadar insafsız olduğunu, mevduat garantili olduğu için bunun sonunda 'Ben vurduğumu vururum, arkasından da bunu Hazine öder' anlayışıyla buna yaklaştılar. O zamanki rakamlarla 46 milyar dolar gibi bir borcu maalesef bu ülke kasasından ödedi. Biz şimdi milletimize aynı şeyi ödetemeyiz. Şu anda 50 bin YTL'nin altında bankalardaki mevduat yüzde 45'i teşkil ediyor. Bunun üzerindeki yüzde 55'i teşkil ediyor. Özellikle bu garantiyi isteyenler yüzde 55. Ötekinin zaten garantisi var. Bunu isterken de, geçmişteki
biz aynı sıkıntıyı yaşamak istemiyoruz. Bunun da analizlerini yaptık. Finans sektöründeki bankacılara da 'Bu çok yanlış olur' anlayışı içindeyiz. 'Türkiye acaba bir sıkıntıya mı gidiyor da, böyle bir garanti veriliyor, anlayışı doğacaktır. Buna biz fırsat veremeyiz. Bu noktada herkes işini sağlama alsın. Eğer yanlışlar varsa bu yanlışlarını düzeltsin."

"BANKACILARIN REEL SEKTÖRE KARŞI DA YAKLAŞIMLARINI ÇOK HOŞ BULMUYORUM"
Finans sektörüne de eleştirilerde bulunan Erdoğan, şunları söyledi:
"Bankacıların reel sektöre karşı da yaklaşımlarını çok hoş bulmuyorum. Şu anda finans sektörü 2002 öncesi kriz döneminde olduğu gibi bir yanlışın içerisine giriyor. Bakın bunun bir çalışma yapacağız. Yanlış gidiyorlar. Nedir o? Bakıyorsunuz çağırıyor, davet ediyor. Yüksek faizlerle tekrar masaya oturtuyor reel sektörün temsilcilerini. Bu yanlış bir şey. Veya hemen öde, diyor. Bu da yanlış bir şey. Böyle bir tehditle gitmek bir defa iş ahlakı açısından doğru değil. Bu ülkede özellikle bu krizi kendisi
için fırsata dönüştürme anlayışı doğru değil. Bunlara yönelik olarak da bizler neler yapabilirsek, biz de masaya otururuz, biz de bunun çalışmasını yaparız. Çünkü o reel sektörle ayakta duruyorsun. Onların aldığı kredi karşılığında ödediği faizlerle ayakta duruyorsun. Ama böyle bir kriz dönemini kendin için fırsata dönüştürüyorsun. Böyle bir şey olmaz. Bu noktada özellikle Bankalar Birliği'nin de kendi çalışmasını yapması lazım, değerlendirmesini yapması lazım. Buna göre de bankaların reel sektöre
yaklaşım tarzını gözden geçirmesi gerekir. Biz de bu noktada bir çalışma yapıyoruz, bu çalışmanın neticelerini de kısa sürede açıklayacağız."

İLGİLİ HABERLER