Gündem
  • 27.3.2004 15:50

ERDOĞAN, BAYKAL'A OY VERMELİ!...

Benim oyum Abdullah Gül, geçen hafta bir CHP'liye ''Niye Ankara'da Ateş'le Karayalçın güçbirliği yapmıyor'' diye sordu. Gül'ün sorusu, AKP'de Melih Gökçek'e duyulan antipatinin bir yansıması olabilir. Ama dahası var: AKP'yi yüzde 50'nin üzerinde gösteren seçim anketi, iktidar partisinde beklenen zafer havasını yaratmadı. Hatta tersine, endişe yarattığı söylenebilir. Bunun nedenini bir bakan şöyle fısıldadı: ''Karşımızda muhalefet partisi olmazsa, bu işi demokrasi dışı güçler üstlenebilir''. Türkiye'nin askeri müdahaleler tarihi, bu kaygının haksız olmadığının delili... Başbakan Erdoğan'ın ısrarla CHP ve Baykal'la uğraşması, muhalif oyları orada toplamaya dönük bir manevra bile sayılabilir. Ben Erdoğan'ın yerinde olsam oyumu Baykal'a verirdim. Bir taşla iki kuş: Hem AKP'nin karşısına ''derin devletin gazını alacak'' cılız bir muhalefet partisi oturuyor, hem de eski oyunu korursa ''Aynen devam'' diyecek Baykal'ın yerine dinamik bir ismin geçmesi önlenmiş oluyor. *** SHP'ye gelince... ''Demokratik Güç Birliği'', birçok kentte esaslı adaylarla giriyor seçime: Ankara'da Murat Karayalçın... Mersin'de Fikri Sağlar... Kırşehir'de Yıldırım Kaya... İstanbul'un ilçelerinde Arif Sağ, Ferhat Tunç gibi iki değerli sanatçı... Güneydoğu'da gençler, kadınlar... Gerçi SHP'nin zeytin ağacı, bir ideolojik bütünlük görüntüsü vermediği gibi, fikri bir yenilik de seslendirmiyor; daha çok DEHAP oylarından beslenecek gibi görünüyor. Ama bu bir yerel seçim... Partiden çok adaylar önemli... Dahası, solun eriyip gittiği, demokrasinin tek kolunun kesildiği bir ortamda, DEHAP'ı da kucaklayan bir dayanışma ruhuna ihtiyaç var. O yüzden il genelde ''Güç Birliği''ni destekliyorum. *** Gelelim belediyeye ... Ben, Gökçek'in 10 yıldır Dubai'ye benzetmeye çalıştığı Ankara'da oy kullanacağım. Çankaya'da oyum CHP'li aday Prof. Muzaffer Eryılmaz'ın... İki seçimdir ''aslan sosyal demokratlar''ın itişmesi sayesinde başkanlık koltuğunu Gökçek'e kaptıran büyükşehire gelince... Daha önce de yazdım. Bu arsız inatlaşmanın sonu belli: Masaldaki gibi, iki kaplumbağanın birbirinin kuyruğunu çeke çeke yarışmasını, yattığı yerden keyifle izleyen tavşan, 3. kez aradan sıyrılacak; kaplumbağalar ise pazartesi ''Hep öbürünün yüzünden'' diye boynunu içeri çekecek. Geniş katılımlı Ankara platformu önceki gün karar alamadan dağıldı. Siyasetin aklı, çözüm bulmaya yetmedi. Az önce övdüğüm Murat Karayalçın ve meslek büyüğüm Yılmaz Ateş - ikisi de çok iyi insanlar olmalarına rağmen - körleşmiş gibiler. Israrlarının başkenti nasıl çaresizliğe sürüklediğini, seçmeni nasıl öfkelendirdiğini göremiyor olabilirler. Ama göremiyorlar diye, ben - bir kez daha - bu saçma ip çekme yarışında saf tutacak değilim. Bu nafile yarıştan çekilip tarihe bir not düşmek ve liderlik vasfını tescillemek yerine, göz göre göre ve 3. kez aynı çukura düşen bir adayın, zaten başkenti de, ülkeyi de yönetemeyeceğine inanıyorum. O yüzden Ankara'yı 5 yıl daha Gökçek'e hediye edeceklere oy vermeyi reddediyorum. Seçmenin bu seçimde vereceği cezanın, bundan sonrası için daha yapıcı bir katkı olacağını umuyorum. Can Dündar milliyet Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:54

İLGİLİ HABERLER