ERDOĞAN: BEN HORTUMCULARA MODERN VE ÇAĞDAŞ HIRSIZLAR DİYORUM...
Erdoğan, partisince İstasyon Caddesi'nde düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, sohbet etmek istediğini, yalnız bütün Türkiye'nin bu sohbeti dinlemesi gerektiğini belirterek, iktidara geldiklerinde kimsenin kendilerinden bir yıl bir şey beklememesini, ama üçüncü yılda ceplerin bir şey göreceğini söylediklerini kaydetti.
Sözünde olduğunu, iktidara ilk geldiklerinde faizlerin yüzde 7 binlerde bulunduğunu ifade eden Erdoğan, ''Yüzde 69 olan iç borç faizini şimdi yüzde 24'e düşürdük. Bu fark hortumculara gidiyordu. Şimdi bu fark halka döndü. Geri dönen paralarla 1.5 milyon aileye kömür verdik. Ayrıca ilköğretimde okuyan çocuklarımıza kitap dağıttık. Ben o hortumculara modern ve çağdaş hırsızlar diyorum'' diye konuştu. Öğrenci burslarını 45 milyon liradan, 90 milyon liraya, 670 bin olan burslu öğrenci sayısını, 790 bine çıkardıklarını anlatan Erdoğan, bazılarının (Ya bunlar bir çivi bile çakmadılar) diye konuştuğunu, böyle konuşanların Bingöl'de 8 ayda teslim ettikleri konutları görmesini istediğini söyledi.
Geçen yıl Bingöl'de 140 olan derslik sayısını, bu yıl 300'e çıkaracaklarını kaydeden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Şu ana kadar bin 600 kilometre duble yol yaptık. Ama bize bunu söyleyenlerin gözü var görmüyor, dili var konuşmuyor, kulağı var duymuyor. Şimdiye kadar devlet hastanelerinden yararlanamayan SSK'lılar şimdi devlet hastanelerinden istifade ediyorlar. Ama halen serbest eczanelerden ilaç alamıyorlar. En kısa zamanda SSK'lılar da serbest eczanelerden ilaç alabilecek. Bu konudaki çalışmaları yaptık.
Vatandaşlar çok nazik oy kullanıyorlar. 3 Kasım'dan ders almayanları 28 Mart'ta sileceksiniz. Bundan eminim.''
''ALDATAN DEĞİLİZ''
Birilerinin meydanlara gelip (şu kadar kişiyi işe alacağız) dediğini kaydeden Erdoğan, ''Ama biz söylediğimiz gibi ne aldatan, ne de aldanan olacağız. Aldatan değiliz. Aldatan olsaydık. Biz de bizden öncekiler gibi devlet dairelerini doldururduk. Devlet dairelerini doldursaydık, ne kömür ne kitap dağıtır ne de bursları artırabilirdik. Türkiye'de üretimi artıracağız. Özel sektörün önünü açarak istihdamı sağlayacağız'' diye konuştu.
İstanbul'a büyükşehir belediyesi başkan adayı olan bir kişinin (500 bin işsizi iş sahibi yapacağım) dediğini, yapılamayacak bir şeyin vaat edilmemesi gerektiğini anlattı.
Erdoğan, Eti Krom Tesisleri'ni özelleştirerek, üretimi artıracaklarını ve çalışanların iş güvencesini sağlayacaklarını bildirdi.
ELAZIĞ'A EĞİTİM İÇİN 14.5 TRİLYON LİRA
Erdoğan, geçen yıl Elazığ'a eğitim için 4 trilyon lira ödenek gönderdiklerini, bu yıl bu miktarın 14.5 trilyon lira olarak belirlendiğini kaydederek, bu yıl özel sektör desteği ile Elazığ'a 2 ilköğretim okulu yapılacağını, sağlık personeli sayısında yüzde 10 artış sağlanacağını bildirdi.
Elazığ belediye başkan adayı Hasan Tahsin Fendoğlu'nun gökten zembille inmediğini, 20 yıl önce beraber bu yollarda yürüdüklerini söyleyen Erdoğan, Elazığ'da modern bir belediyenin hakim olmasını istediklerini, çünkü belediyeciliğin kendi işleri olduğunu ifade etti.
Medeni olmanın yoldan, sudan, yeşilden ve konuttan geçtiğini, bunlar bittikten sonra sıra kültüre geldiğine işaret eden Erdoğan, işte bunun için koştuklarını, su, kanalizasyon ve yeşilin belediyelerin görevi olduğunu vurguladı.
Türkiye'deki siyasi parti başkanlarının siyasetten gelmediklerini, ama kendisinin, mensubu olduğu partinin gençlik kollarından başlayarak çeşitli kademelerde görev aldığını ve hazmederek buraya geldiğini söyleyen Erdoğan, sessiz yolların sesi, kimsesizlerin kimsesi olduklarını kaydetti.
İstanbul'da göreve geldiği zaman günlerce suların akmadığını, insanların ihtiyaçları için suları istasyonlardan aldığını anlatan Erdoğan, göreve geldiklerde bunun değiştiğini belirterek, şöyle konuştu:
''Su istasyonu sahipleri iflas ediyoruz diye ağlamaya başladılar. İstanbul'da 2040 yılına kadar su sorunu yok. Çöp dağlarından gübre ürettik. Çevre ve Orman Bakanlığımız çöp ayrıştırmalarını bütün Türkiye'de genelleştirecek. Şehirlerimiz ve nehirlerimiz o pisliklerden kurtulacak. Biz İstanbul'da göreve başladığımızda insanlar hava soluyamıyordu. O zaman gaz maskesi dağıtan gazeteler halen bu hakikati göremiyor.''
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:49