KAYNAK : Haber Vitrini
ANKARA - AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, halkı depremle yatırıp depremle kaldırmaya kimsenin hakkı
olmadığını, hiçbir önlem alınmadan halkı paniğe sürüklemenin insanların psikolojisini bozacağını söyledi.
Erdoğan, Marmara Depremi'nin yaralarının hala sarılmadığını, Hükümet'in bir ''deprem politikası'' oluşturamadığını savundu. İstanbul'da 30 yıl içinde bir deprem beklendiğini vurgulayan Erdoğan, ''Bize göre bu sağlıklı değil. Milleti depremle yatırıp, depremle kaldırmaya kimsenin hakkı yoktur. Bu, acizliktir. Hem, önlem almayacaksınız hem de (şöyle yatın, böyle kalkın) diyeceksiniz. Bu durumda, insanları psikolojik rahatsızlığın içine atarsınız'' diye konuştu. İstanbul'da 15 bin konut yaptırdıklarını ve bunlarda en küçük bir
hasar olmadığını anlatan Erdoğan, ''Eşeği sağlam kazığa bağlayacağız, sonra Allah'a emanet edeceğiz'' dedi.
''Başbakan Yardımcısı'nın sürekli olarak depremle ilgilenmesi de ilginç...'' diyen Erdoğan, halen TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda bulunan zorunlu deprem sigortası yasa tasarısını da eleştirdi. Tasarının Anayasa'ya aykırı düzenlemeler içerdiğini ileri süren Erdoğan, ''Fakir fukara yiyecek bulamazken bir de kendisinden sigorta istiyorsunuz. Hani sosyal devlettik?'' diye sordu.
AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin ekonomik krizi atlamadığını savunarak, ''Ders alınmadığı için tarih tekerrür etmek üzeredir'' dedi. Erdoğan, partisinin grup toplantısında, kimi çevrelerin, bazı rakamlar ve gelişmelerden yola çıkarak, ''ekonominin iyileşme sürecine girdiğine'' yönelik yorumlar yaptığını belirterek, bu tespitlerin gerçeği yansıtmadığını savundu. ''Türkiye hala ekonomik krizi
atlatabilmiş değil'' diyen Erdoğan, ekonomideki seyrin tıpkı 21 Şubat 2001 öncesini andırmaya başladığını ileri sürdü.
Şubat krizinin asıl sebebinin uygulanan kur çıpası olduğunu ve
Türk lirasının Dolar karşısında aşırı değer kazandığını kaydeden
Erdoğan, şöyle konuştu: ''Bugün ekonomiye bakıldığında, yine aynı gelişmelerin yaşanması korku sebebidir. Türk lirasının dolar karşısındaki fazla değeri devam etmektedir. İhracatta gerileme başladı, ithalat arttı. Ders alınmadığı için tarih tekerrür etmek üzeredir. Tarihin bütün acımasızlığı ile
yeniden tekerrür etmemesi için gerçekçi kur uygulamasına
geçilmelidir.'' Dövizdeki aşırı değerlenmenin önüne geçilmesi gerektiğini savunan Erdoğan, ''Döviz fiyatını tamamen piyasa şartlarının belirlemesine bırakırsak, spekülatif olarak artırılabileceği gibi spekülatif olarak düşük seviyede tutulması da mümkündür. Böyle durumlarda Merkez Bankası piyasaya müdahale edebilmelidir. Aksi halde, Merkez Bankası'nın varlığı anlamsız hale gelecek. Merkez Bankası, döviz piyasasında daha aktif rol oynamalı'' diye konuştu. Erdoğan, grup toplantısının ardından gazetecilerin, kızı Sümeyye Erdoğan'ın eğitimine ilişkin sorularını yanıtladı. ''Kızınızı, başörtüsü taktığı için ABD'de eğitime gönderecek misiniz?'' sorusuna, bunların kişisel sorunlar olduğunu belirten Erdoğan, ''Böyle birşey
yok. Kim nasıl uyduruyor, bunu...Ben de gazetelerde okuyorum'' dedi. Kızının ''türban'' değil, ''başörtüsü'' taktığını vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi: 'Son sınıfı bitirmesine 2-3 ay kaldı. Son sınıfı bitirdiğinde zaten Türkiye'de okuma şansı yok. Burada bir adaletsizlik var. Üniversite sınavlarına girecek. Aldığı puan, 0.25 ile çarpılıyor.Kendisi de devam etme arzusunda olduğuna göre, devam etmeyi gerçekleştirecek şartları neyse, ben bunu hazırlarım. Bir babanının görevi, evladınının en iyi şekilde okumasını sağlamak.'' Erdoğan, ''Öyleyse, ABD de seçenekler arasında'' denilmesi üzerine, ''olabilir'' karşılığını verirken, diğer kızının halen ABD'de olduğunu belirtti.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 15:45