ERDOĞAN İLE MİLLİYET YAZARLARI ARASINDA İLGİNÇ DİYALOGLAR...
Sohbetin renkleri
'Neler yaptık geçmişte öyle değil mi, Hasan Bey'
1- Hasan Cemal'e:
Erdoğan ile Milliyet yazarları arasında ilginç diyaloglar
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın önceki gün Milliyet yazarlarıyla yaptığı sohbetin en ilginç bölümlerinden biri, Başbakan'ın değişim konusunda yazarımız Hasan Cemal'e de "dokundurduğu" özeleştirisi sırasında yaşandı.
Erdoğan, bir ara üniversite gençlerinin farklı görüşlere tahammül göstermemelerini eleştiriyordu. Bu çerçevede ODTÜ'lü gençlerin Devlet Bakanı Ali Babacan'ı konuşturmamaları, Kocaeli Üniversitesi'nde ise Amerikalı albaya yumurta atılması olaylarını yadırgadığını belirten Başbakan, "Bir defa bunların düşünceye, düşünce özgürlüğüne saygıları yok. Çirkin bir şey. Burada da yaklaşımlar tamamen önyargılı" dedi.
Başbakan, sözlerine özeleştiri yüklü şu ilginç ifadelerle devam etti:
"Bu süreçlerden bizler de geçtik geçmişte. Ama işin içine girince farklı. Bakıyoruz iş öyle değil." Erdoğan, ardından şöyle konuştu: "Bu gençlerimiz de inanıyorum ki, günün birinde kendilerine dönüp geçmişte biz de neler yapmışız diyeceklerdir."
Başbakan, tam bu sırada masada karşısında oturan yazarımız Hasan Cemal'e dönerek şöyle seslendi:
"Biz de gençliğimizde neler yaptık, öyle değil mi Hasan Bey?"
Başbakan, bu sözleriyle hem kendisine, hem de "Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım" başlıklı bir kitap yazarak geçmişteki cuntacı dönemiyle yüzleşmiş olan Hasan Cemal'e esprili bir şekilde dokundurmuş oluyordu.
2- Güneri Cıvaoğlu'na:
'Güneri Bey, şaraptan anlar'
Sohbetin bir başka bölümünde, hükümetin lüks tüketim ürünlerine, bu çerçevede şaraba getirdiği vergi artışlarının yol açtığı tepkiler konuşuluyordu. Sohbetin şaraba kayması üzerine masadan "Bu, Ertuğrul Özkök'ün uzmanlık alanına giriyor" şeklinde bir espri yapılınca, Başbakan Erdoğan hemen duruma müdahale etti ve şöyle dedi: "Şarapta Güneri Bey, Ertuğrul Bey'den geri mi ki? Ben biliyorum Güneri Bey'in şarapla ilgisini." Böylelikle, Milliyet Başyazarı Cıvaoğlu'nun şarap alanındaki gustosu açısından Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Özkök karşısında mağdur duruma düşmesi Başbakan tarafından önlenmiş oldu.
3- Sedat Ergin'e:
'Hisselerimi sattırdınız'
Mülakatın bir başka bölümünde Milliyet Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin, Başbakan'a hükümetin siyasi etik yasası çıkartıp çıkartmayacağı konusunda bir soru yöneltiyordu.
TBMM'de çok sayıda milletvekilinin ticaretle uğraşmaya devam ettiğini belirten Ergin, özel şirketlerindeki hisselerini sattığı için Başbakan'ın durumunun farklı olduğunu söylerken, Erdoğan, Ergin'in gözlerinin içine bakarak müdahale etti:
"Sayenizde."
Bu dokundurmanın gerisinde, Ergin'in son 2 yıl boyunca bir dizi yazıyla, etik açıdan Başbakan'ın hisselerini satması gerektiğini vurgulamış olması yatıyordu.
Kedisi Cansu'yu gönderdi
Kahvaltı sırasında gündem, Erdoğan'ın kendisini kedi şeklinde hicveden karikatürist Musa Kart'ı mahkemede mahkûm ettirmesi olayına kaymıştı. Bu sırada Sedat Ergin, Başbakan'a, konutta yaşayan kedisi Cansu ile birlikte fotoğrafını çekip çekemeyeceklerini sordu. Erdoğan, bu talebe "Bu aralar çok tüy döküyor" diyerek olumsuz bir yanıt verdi. Milliyet yazarları konuttan ayrılırken, Ergin talebini bir kez daha tekrarlayınca, Erdoğan konut müdürüne bir Van kedisi olan Cansu'yu getirmesini söyledi. Konut müdürü, "Cansu'yu gönderdik efendim" yanıtını verince, gerçek gün ışığına çıktı. Gazeteci Fatih Altaylı, kedisever kızı için Cansu'yu Başbakan'dan istemiş, Başbakan da bu talebi kabul etmişti. Ergin, "Bir kedisever nasıl olur da kedisini başkasına verir" diye Başbakan'a takılınca, Erdoğan, "Başbakanlık Konutu'nda Cansu ile zaten pek ilgilenemiyorduk, böylesi daha iyi oldu" karşılığını verdi.
(MİLLİYET)
Güncellenme Tarihi : 17.3.2016 12:00