Gündem
  • 9.12.2012 23:12

Erdoğan kime 'kardeşim' dese sonu kötü oldu!..

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, Afyonkarahisar İl Danışma Meclisi Toplantısı'na katıldı. Afyonkarahisar Ticaret Borsası Toplantı Salonu'nda düzenlenen toplantıya parti teşkilatı ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı. Toplantıda konuşan İnce'nin hedefinde AK Parti hükümeti vardı. Konuşması sırasında mikrofonun azizliğine uğrayan İnce, gülerek, "Bak sesimi kesmeyin benim. Sesimi AKP kesemedi, Afyonlular hiç kesemez aç şunu. Biraz benzin doldurun şuna ya" diye espri yaptı.

Konuşmasına şakayla başlayan İnce, "Ben burada güzel konuşma yapamam. Bunun iki nedeni var; Birincisi burada AKP'li yok. Onları göreceksin ki biraz heyecan olsun. Diğer neden ise il başkanlığı ürkütüyor adamı. Kenan Evren'in Milli Güvenlik Konseyi gibi dizilmişler" dedi.

İNCE: KARPUZ GİBİ BÖLÜNÜYOR MİLLET

Türkiye'nin 10 yıldır iyi yönetilemediğini belirten İnce, "Memleketin halini özetleyeyim: Bu ülke insanlarının içine fitne girmiştir. Başbakan'ın yaptığı en iyi iş bölücülüktür, bu milleti bölmüştür. İlkokulda bile çocuklar birbirlerine soruyor; 'Türk müsün, Kürt müsün, Alevi misin, Sünni misin? Camilerimiz ayrıldı, sendikalarımız, okullarımız, dersanelerimiz, bankalarımız, sigorta şirketlerimiz, hastanelerimiz ayrıldı. Karpuz gibi bölünüyor bu millet" diye konuştu.

“KANUNİ'YE NE GEREK VAR?”
Başbakan Erdoğan’ın "Muhteşem Yüzyıl" adlı televizyon dizisine yönelik eleştirilene değinen İnce, “Başbakan diziyi kimin seyredip kimin seyretmeyeceğine karar veriyor. Bir gün bir bakıyorsunuz; Başbakan helikopterle geziyor, 'köprü buraya yapılacak' diyor, yüksek mimar. Bir gün bir bakıyorsunuz; Başbakan '3 çocuk yapacaksınız' diyor, artı normal doğum kürtaj yada sezaryen değil, jinekolog oluyor. Bir başka gün çıkıp cumhurbaşkanının görev süresini anlatıyor, hukukçu oluyor. Böyle bir başbakan var. Yani Kanuni dizisiyle ilgili ecdadı falan düşündüğünden değil, iki tane padişah istemiyor. 'Ben varım ya, Kanuni'ye ne gerek var' diyor” ifadelerini kullandı.

“TÜBİTAK ONLARA SAHTE DİJİTAL VERİLERİ ÜRETMEK İÇİN LAZIMMIŞ”
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik eleştirilerini sürdüren Muharrem İnce, şöyle konuştu:
“Geçmişte Başbakan efelendi ama efelenmesinin ardında hep şunlar vardı. Ne zaman İsrail’e efelense bilin ki, İsrail ile gizli anlaşmalar yapmıştır. Ne zaman 'CHP eşittir PKK' demişlerse teröristlerle o günlerde görüşmeler yapmışlardır. Türkiye’nin başına geçirilen çuvalın geçmişine bir dönelim. 2004 yılında TÜBİTAK’ı ele geçirmeye çalıştıklarında biz dedik ki 'kadrolaşmak istiyorlar', meğer öyle değilmiş. Asıl amaçları ileride Türk ordusunu yok ederken, TÜBİTAK onlara sahte dijital verileri üretmek için lazımmış. Suriye sınırındaki mayınlı arazileri İsrailli firmalara verdikleri zaman biz sadece para meselesi sanmıştık. Meğer amaç, sadece para meselesi değilmiş, meğer bunlar Suriye’yi de gözden çıkarmışlar. Emperyalistlerle AK Parti'nin yaptığı pazarlık şudur, bizimkilere dediler ki -biz Tunus’u, Mısır’ı, Libya’yı, Cezayir’i, Irak’ı, İran’ı, Suriye’nin işini bitireceğiz, siz de bizlere yardımcı olacaksınız-."

“170 ARKADAŞIMLA BAŞKANLIĞINA DOKUNULMAZLIĞIMIZI KALDIRIN DİYE DİLEKÇE VERDİM”
Dokunulmazlıkların kaldırılması ile ilgili açıklamalarda bulunan Muharrem İnce, “Bugünlerde çok gündemde olan bir konu var, dokunulmazlıklar konusu. 2002 yılından önce eski liderimiz Deniz Baykal ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bir TV programına katıldılar. Deniz Bey programda dedi ki 'dokunulmazlıkları kaldıralım, sadece kürsü dokunulmazlığı' olsun. Recep Bey cevap verdi, 'olur mu efendim, Ahmet Efendiye vermediğimiz bir hakkı milletvekiline niye verelim. Kürsü dokunulmazlığını da kaldıralım' dedi. 2002’de milletvekili oldum, diğer CHP’li 170 vekil arkadaşımla TBMM Başkanlığına 'dokunulmazlığımızı kaldırın' diye dilekçe verdim. Henüz hakkımızda bir fezleke falan yok. AK Parti önce, 'hayır sadece milletvekillerinin dokunulmazlıkları yok, memurların da dokunulmazlıkları var, birlikte kaldıralım' dedi. Onu derken MİT Müsteşarına özel kanunla dokunulmazlık getirdi. Daha sonra AK Parti 'biz dokunulmazlığı kaldıralım dedik, ama kaldırmadık çünkü yargıya güvenmiyoruz' dedi. Biz de yargıya güvenmiyoruz ama kendimize güveniyoruz. Getirin kaldıralım” diye konuştu.
Konuşmaların ardından toplantı verilen akşam yemeği ile son buldu. 

ONLAR AMERİKA'DAN KORKUYOR, BİZ ALLAH'TAN

Hükümetin ABD projelerinde görev aldığını ileri süren İnce, "Yetim hakkı yiyince sarhoş olunsaydı bu AKP'lilerin hepsi sarhoş olurdu, yerden kalkamazdı. Bizim onlardan farkımız var; Onların 'adı ak' bizim 'alnımız ak'. Onlar Amerika'dan korkar, biz Allah'tan korkarız" dedi.

ERDOĞAN KİME KARDEŞİM DEDİYSE SONU İYİ OLMADI

Suriye meselesi üzerinden de Başbakan Erdoğan'a yüklenen İnce, sözlerini şöyle tamamladı:

"Erdoğan kime 'kardeşim' dediyse o kişiler sıkıntıya düştü. Kaddafi'ye, 'Kardeşim Kaddafi' , Esad'a ,'Kardeşim Esad' demiyor muydu? Bakmayın şimdi 'Esed' dediğine. Bu Başbakan kime 'kardeşim' dediyse onun sonu pek iyi olmadı. Bu aralar Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e çok fazla 'kardeşim' diyor. Sayın Abdullah Gül'e kardeşlik hukukundan bahsediyor. Eyvah! Eğer Başbakan Afyon'a gelirse Afyonluları uyarıyorum; 'Benim işçi kardeşim, benim çiftçim, Afyonlu kardeşim' derse vah halinize. Aman ha bunu dedirtmeyin."

“ZAMAN ZAMAN CHP İÇERİSİNDE YANLIŞ SÖYLEMLER OLUYOR”
Konuşmasında partililerini de seslenen Muharrem İnce, zaman zaman CHP içerisinde yanlış söylemlerin olduğunu ama küsmemek gerektiğini ifade eden İnce, "CHP’nin politikalarıyla, ideolojisiyle ve 6 okla uyuşmayan söylemler olmuyor mu, oluyor. Zaman zaman söyleniyor. Niye korkuyorsunuz sizler, CHP büyük bir deniz. Denize bir yabancı madde düştüğünde deniz hemen kirleniyor mu? Zamanla deniz dalgayla o yabancı maddeyi dışarıya atıyor. CHP’nin içerisindeki o yabancı maddeler de zamanla dışarı atılır, hiç merak etmeyin. Biz dünyanın en eski 10 partisinden birisiyiz. Biz bugün bu tosuncuklar gibi 5 yıldızlı otellerin lobi salonlarında kurulmadık. Biz savaş meydanlarında kurulduk” diye konuştu.

Güncellenme Tarihi : 22.3.2016 10:36

İLGİLİ HABERLER