Gündem
  • 23.3.2010 12:25

ERDOĞAN MUHALEFETE YÜKLENDİ: 'HEPSİ İPE UN SERİYOR'

BİZİM İÇİN ÖNEMLİ OLAN MİLLETİMİZİN DÜŞÜNCESİDİR

Başbakan Erdoğan: "Kendi şahsi çıkarları milletle örtüşmeyenler hayal kırıklığına uğrayabilir, yeter ki milletim hayal kırıklığına uğramasın. Elbette eleştirilere önem veriyoruz, kimin ne söylemek istediğini neye dikkat çekmek istediğin pür dikkat dinliyoruz. Herkesle aynı düşünmek zorunda değiliz, bu doğru da mümkün de değildir. Biz nasıl herkesin düşüncelerine önem veriyorsak aynı şeyi bizde bekliyoruz.

CANAYDIN ÖRNEK BİR İNSANDI

Dün gece değerli dostum, kardeşim Özhan Canaydın'ı kaybettik. Örnek bir insandı. Kendisini tanıdığım andan itibaren karşılıklı görüşmelerdeki hakikaten beyefendilik, kelimeleri cümleleri seçerken oradaki tarzı her türlü takdirin üstündeydi. Ama geçirdiği önemli rahatsızlık ki ilk dönemlerde kendisini evinde de ziyaret etmiş görüşmüştük. Son dönemde de bir telefon görüşmem olmuştu fakat bu son dönemdeki bu gelişmelerde tabii ki kaderi ilahi ne ise hepimiz bunu tadacağız göreceğiz. Ben kendisine Allah'tan rahmet diliyorum, tüm ailesine ve özellikle Galatasaray Kulübü camiasına ve milletime başımız sağolsun diyorum.

İlgili arkadaşlarımı da en azından bir temsil heyeti ile yarın Cenaze'de bulunmaya şimdiden hatırlatmak istiyorum ve Bursalı arkadaşlarımın da Bursa halkının da başı sağolsun.

Haftasonu sinema, sanatçı ve radyocularla biraraya geldim. Türkiye'de bunlar ilk kez yaşanan olaylardır. İlk kez bir hükümet toplumun farklı kesimleri ile düzenli olarak bir araya geliyor. Fikir teattisinde bulunuyor. Politikalarına yön verirken bunları dikkate alıyor. Biz sanatın ve sanatçının görülmeyeni gördüğüne, söylenemeyeni söylediğine inanıyoruz. Biliyoruz ki demokrasinin temeli diyalogdur, uzlaşı arayışıdır.

Biz onlara derdimizi etraflıca anlatırken onların görüş eleştiri ve tavsiyelerini de hiçbir kompleks yapmadan not ettik. Yoksulluk, işsizlik, töre adı altındaki çirkince yaşananları konuştuk. Yaşananlar sinema diliyle televizyon diliyle son derece açık olarak ortaya kondu. Bu ülkenin yoksul itilmiş ötelenmiş kesimleri film kadrajlarından çıkıp devletin kadrajlarında yer bulamadı. Biz artık tüm o kesimlerin ve sorunların ciddiyetle ele alınmasını istiyor ve bunun için gayret ediyoruz.

NEVRUZ'UN SÜKUNET İÇİNDE KUTLANMASINDAN MEMNUNİYET DUYDUM

21 Mart'ta bütün Türkiye yeni bir baharı karşıladık. Ben bir kez daha bütün milletimin Nevruz Bayramı'nı kutluyorum. Cuma günü biz bu Nevruz'u farklı yaşamak istiyoruz, temennimi dile getirmiştim. Pazar günü ülke genelinde Nevruz'un huzur içerisinde coşku ve neşe içerisinde kutlanmış olmasından büyük bir memnuniyet duydum. Vatandaşımıza ve güvenlik güçlerimize tutumlarından dolayı şükranlarımı sunuyorum. Artık Türkiye tüm Nevruz'larını bundan çok daha heyecanlı, neşeli olarak kutlayacak ve baharı karşılayacaktır.

KARDEŞLİĞİMİZ PEKİŞİYOR

Pankartların açıldığını, sinevizyon gösterilerinin yapıldığını ne yazık ki müşahade ettim. Bu tür davranışlar lekelemeye karalamaya yetmemiştir. Sorumluluk mevkiinde olanların özellikle kimi siyasi partilerin 2010 Nevruz'undaki manzaraları iyi değerlendirmelerini, gerekli mesajı çıkartmalarını diliyorum. Bunu yaparlarsa o özlenen barış çok kısa sürede egemen olacaktır.

Yıllarca milletin üzerinde tutulan tehditlerin yersiz olduğu bugün daha iyi anlaşılıyor ve görülüyor. Açılımla ilgili kopartılan fırtınaların yersiz olduğu bugün daha net görülüyor. Açılımın durduğunu, hız kestiğini iddia edenler Türkiye'nin nasıl değiştiğini nasıl daha fazla kenetlendiğini daha iyi görmelidirler. Türkiye sanal korkuların baskısından kurtuldukça kardeşliğini pekiştiriyor.

BELDES, KÖYDES'TEN SONRA SODES'İ GENİŞLETİYORUZ

7 Mart'ta Şanlıurfa'da hem dünya kadınlar gününü kutladım hemde açılışlar yaptım. GAP'ın orada nasıl bölgenin yüzünü simasını değiştirdiğini yerinde gördüm. GAP kapsamında başlatılan SODES konferansına katıldım. AK Parti Cumhuriyet tarihimizin en büyük yerel kalkınma projeleri olan KÖYDES BELDES'i başlatmış ve çok büyük oranda da tamamlamıştır. Şimdi SODES'i de ekledik. SODES kapsamında 14 bin kişi kültür, sanat ve spor kurslarına iştirak etti. 28 Bin kişi konferans ve seminerlere katıldı. 400 Bine yakın kişi kültür ve sanat etkinliklerini izledi. SODES ile hayatları değişen çocuklarla da tanışma fırsatım oldu.

Türkiye'de umut verici gelişmeler oluyor. Ancak Ankara'dan dışarı çıkamayanlar bunu anlayamazlar. Bir dönüm noktasını bir miladı yaşamakta olduğumuz bu sürece, katkısı bulunan herkes bu tarihte rol alacaktır bende kendilerini şahsım ve milletim adına kutluyorum tebrik ediyorum. Süreci zorlaştıran tahrik eden, sürecin karşısında duran her türlü girişimde tarih karşısında sorumlu olacaktır. Türkiye'yi her alanda geleceğe taşıyacak Türkiye'yi coşturacak, şaha kaldıracak yeni bir adımın arefesinde bulunuyoruz.

YARGI KENDİ İÇİNDEKİ İLK DERECE MAHKEMELERİ HAZMEDEMİYOR

Anayasaya yönelik beklentilerin mahiyeti kapsamı farklı olabilir. Bu taslak gelişen, değişen Türkiye'nin ihtiyaçlarını içeren bir taslaktır. Bu çalışmada neler yer alıyor;

Bu taslak metin 3'ü geçici olmak üzere toplam 26 maddeden oluşuyor. Çoçuklar , yaşlılar ve engelliler gibi pozitif ayrımcılık getiriliyor. Yerleşme ve seyahat hürriyeti, çocuk hakları alanlarında son derece çağdaş ve demokratik düzenlemeler taslakta yer alıyor. HSYK'nın üye yapısı da evrensel normlarda değişiyor.

Taslaktan mı haberleri yok, parlamento HSYK'yı düzenleyemez. HSYK'nın içinde parlamentonun onayı ile oraya gelecek tek üye yoktur. Kim var bugüne kadar olduğu gibi Adalet Bakanı ve Müsteşar HSYK'nın içinde var. Bu dün de vardı bugünde var ve zaten AB normlarında da var. Yeni yapılan düzenlemede ise birinci derecede ilk derece mahkemelerde de yine onların seçtiği, onlar kendileri içlerinden savcısı, hakimi ne ise oradan seçimi adaylar içerisinden yapacak belirleyecekler. Burada yüksek yargının rahatsız olduğu konu sadece ben diyorlar, biz diyorlar.

Nereden çıktı diyorlar şimdi bu mahkeme. Bunu ancak biz belirleriz diyorlar. Birinci derecedeki hakim ve savcı bunlar kim onların sizlerden farkı ne? Dünya zaten bunu böyle yapıyor. Bak AB üyesi ülkelere çoğunda bu var. Oralarda bunun belirlemesini aslında parlamento yapar. Bak biz burada parlamentoyu devreye sokmuyoruz. Bunu halkıma duyurmak istiyorum bunu kendileri de iyi biliyor. Ama bildikleri halde parlamento bu işi yapıyor. Hep batı batı batı diyorsunuz ama batı böyle. Şu anda taslak metin ile geçici 15. madde Anayasa'dan çıkartılıyor.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sı yeniden ele alınmış oluyor. Bu taslak kişisel beklentiler ile politik hesapların değil, Türkiye'nin ihtiyaçları kapsamında hazırlanmıştır. Bunu bu şekilde değerlendireceklerini biliyorum ve bir gerilim olsun istemiyoruz. Şu kadarını kürsü tespit etsin dedik ki kürsü de ilk derece mahkemeler. Yani yargı kendi içindeki ilk derece mahkemeleri hazmedemiyor.

Bu taslak AB ile katılım müzakerelerini yürüten dünya ile entegre olmaya çalışan güçlü bir ülke olma yolunu açacak bir taslaktır. Burada iki hususun altını çiziyorum. Uzlaşma komisyonunda bir taslak hazırlanmadığı için, hazırlanamadığı için AK Parti olarak biz hazırladık ve bunu şimdi TBMM gündemine taşıyoruz. Taşıyanlar kim milletvekilleri. Uzlaşmaya yanaşmadıklarına yönelik elimizde belgeler var. Biz yine de diyoruz ki uzlaşalım diyoruz ve tek tek kapılarını çalıyoruz. Gelin katkınızı verin gelin uzlaşalım diyoruz kapıları çalan biziz.

Olur ki onlarda katılırlar katkı verirler ve daha güçlü hazırlarız diyorlar. Daha okumadan bu tasarı niçin mecliste hazırlanmadı deniliyor. Başbakanlık'ta, AK Parti Genel Merkezi'nde hazırlandı deniyor. Başbakanlık neresi Adalet Bakanlığı'nın bağlı olduğu bir makam. Ya böyle sudan sebepler olhabilir mi? Ben ve arkadaşlarım bu parlamentonun içinde milletvekili değil miyiz? Sen bunu nasıl görmezden gelirsin. Hepsi ipe un seriyor ama bizim ne ipe un sermeye ne de böyle geniş vakte tahammülümüz yok.

Bu bir taslaktır tasarı değildir.Daha önce siyasi partilerce, farklı kurum ve kesimlerce dile getirilen hususlar dikkate alınmış, raporlar ve çalışmalardan faydalanılmıştır. Bunun içinde aslında CHP ve MHP'nin de söyledikleri var. Bütün bunları masaya yatırdık ve bunlar değerlendirilerek masaya yatırıldı. Her türlü yapıcı katkıya haftasonuna kadar açığız. Taslakları kendilerine verdik her türlü ilaveye açığız. Kategorik olarak toptancı bir şekilde bu çalışmaya karşı tavır takınılmasın. Dünden itibaren verilir verilmez bu toptancı tavır takınılmaya başlandı.

PARLAMENTO'NUN GÖREVİ YASA ÇIKARTMAKTIR. KENDİNİ BİLEN KİMSE MİLLET İRADESİNİ YARALAYAN İFADELERDE BULUNAMAZ

Yüzde 1 ve üzerinde oy almış tüm partiler ziyaret ediliyor. Daha ne yapacağız. Biz milletvekili olma kaydını aramıyoruz. Bu ülkeye katkısı olabilecek her kesime gidiyoruz. İstiyoruz ki katılımcı bir anayasayı ortaya koyalım. Siyasi partilerin yanı sıra STK'ları da ziyaret edecekler. Mümkün olan en geniş kapsamda uzlaşma çabalarını sürdürüyoruz. Medya'nın Ankara temsilcileri ile son aldığım bilgide 41 medya temsilcisi dün akşamki toplantıya katılmışlardı. Her kesim istiyoruz ki bilgi sahibi olsun. Türkiye'nin bu talebi bu ihtiyacı artık daha fazla geciktirilemez. Siyaset bir kez daha samimiyet sınavındadır.

Kapıların henüz kapanmadığına ben yine inanmak istiyorum. Türkiye'yi daha demokratik modern ve evrensel bir anayasal düzenlemelere kavuşturmak noktasında çekinceli davrananların tarih önünde hesap veremeyeceklerini de hatırlatmak istiyorum. Şunu önemine binaen altını kalın çizgilerle belirtiyorum 'Biz kişisel düzenlemeler yapmıyoruz, hiç kimseyi hiçbir kurumu ve erki etki altına almaya çalışmıyoruz. Böyle bir şey asla söz konusu olamaz. Biz evrensel normları çağdaş kriterleri kendimize ölçü olarak alıyor, gelişmiş ülkeler bunu nasıl başardıysa aynı şekilde düzenlemeleri yapıyoruz. TBMM Anayasa değişikliğine, kabiliyetine ve hakkına sahiptir. Bu milli iradenin doğal bir sonucudur. Kuvvetlerin yetkisini kullanmasını görevini yapmasını alay konusu yapmak ancak hukuktan ve demokrasiden nasibini alamamakla izah edilebilir. Parlamento'nun görevi yasamadır, yasa çıkartmaktır. Kendini bilen, yetkisini ve hukukunu bilen hiç kimse millet iradesini, demokrasiyi hukuku yaralayan küçümseyici ifadelerde bulunamaz. Biz bugüne kadar millet ve meclis iradesine gölge düşürmedik. Bunu ipotek altına almak isteyenlere fırsat vermedik bundan sonra da vermeyeceğiz.

Bir taraftan Mustafa Kemal Atatürk'ün sözlerini hatırlatacaksınız sonra kalkıp insafa sığmayan yakıştırmalar yapacaksınız. Avrupa ülkelerinde hangi standartlar var ise Türkiye'de de onlar olmalıdır. Biz birilerinin imtiyazını korumaya değil, Türk Milleti'nin hukukunu korumaya imtiyazını yükseltmeye çalışıyoruz.

YARGIYLA DALGA GEÇİYORLAR GİBİ AÇIKLAMALAR YAPILMASINI TALİHSİZ BİR YAKLAŞIM OLARAK GÖRDÜM

Siyasetçi gibi konuşan, siyasi yaklaşımlar içinde olan bir kısım yüksek yargı mensupları önce kendileri müdahaleden vazgeçmelidirler. Hele hele yargı ile dalga geçiyorlar gibi bulunduğu konumun ağırlığından uzak açıklamalar ve bunu yapanlar adına gerçekten ben onları çok talihsiz bir yaklaşım olarak değerlendiriyorum. Hele hele tanıdıklarından bu tür yaklaşımları görmek doğrusu beni çok daha üzdü. Yükrsek yargı mensupları önce kendileri kuvvetler ayılığına saygı göstersinler.

Millet artık uyandı. Bu tür hukuki olmayan söylemlere artık prim vermiyoruz. Yüce milletimizin bunu gayet iyi anlayacağını da biliyorum. Gösterilen tahammülsüzlük AK Parti'ye yönelik değildir, millet iradesinedir, demokrasiyedir. Millet değişim istiyor, ileri demokrasi istiyor, çağdaş bir hukuk sistemi istiyor. Kendi iradesine ipotek konulmasın istiyor. Yaptığımız çalışma milletimizin talep ve beklediği bir sonuçtur. Ben bir referanduma gerek kalmadan TBMM'nin bu değişiklikleri gerçekleştirmesini ve bir kez daha tarih yazılmasını istiyorum. Bu gerçekleşmez ise söz sahibi de karar sahibi de milletindir. Bu böyle olur ise aziz milletimize gideriz. Sürecin hayırlı olmasını diliyorum. Özellikle bireysel başvuru da Anayasa Mahkemesi'ne verilmesi eleştiriliyor. Yargı diyor ki elimde milyonlarca dosya var. Anayasa Mahkemesi'nde 3 tane daire var. Yükünü hafifletiyoruz daha ne istiyorsun. Bunlar Türkiye'yi güçlendirecek büyütecek, son derece hayırlı girişimlerdir. Ben bu girişime emek veren herkese teşekkür ediyorum' dedi.

Bugün aramıza 15 kadar belediye başkanı aramıza katılıyor. Şimdi arkadaşlarım bu belediye başkanlarını takdim edecekler bizde süratle rozetlerini takacağız ve partimize de hoşgeldiniz diyorum.

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 09:28

İLGİLİ HABERLER