BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan'a, AKP Genel Merkezi'ndeki İletişim Merkezi aracılığı ile akla gelebilecek her konuda mektup, e-mail ve telefon yağıyor. Bunlar arasında karısıyla kavga edenlerin yakınmalarının yanı sıra aşk mektupları bile yer alıyor.
İmzalı ya da imzasız olarak gönderilen mektuplarda, kadınlar Erdoğan'ı çok yakışıklı bulduklarını belirterek, hayranlıklarını dile getiriyorlar. Bazıları da karşılık alamasa da mektup yollamayı alışkanlık haline getiriyor.
Tercüman'a bilgi veren kaynaklar, kimi kadınların Başbakan'a iletilmesi için armağan bile gönderdiklerini bildirdiler. Bu armağanlar arasında el işlemelerinin yanı sıra kitap ve tablolar da bulunuyor.
Erdoğan'a son altı ayda 30 bin mektup ya da e-mail geldi. Bu mektupların yarısına yakınını iş talepleri oluşturdu. Bu mektupların arasında 'borç isteyen', 'karısıyla kavga eden', 'boşanamayan', 'evlenmek için para isteyen', 'aldatıldığı için kocasının yolsuzluklarını ihbar eden', 'rüyasında Başbakan'ı görenler' de yer alıyor.
Sitem eden de var
Bir başka vatandaş da, Erdoğan'a attan düşmesinin hayırlara vesile olacağını ifade ederek, Mahmut Hüdayi Hazretleri'nin padişah rüyasına göre bunun muzzaffer demek olduğunu belirtiyor.
Başbakan Erdoğan'a sitem mektupları da geliyor. Oğlunu, 17 yaşındaki Reyyan Hanım ile evlendiren Erdoğan'a kızan bir vatandaş da şöyle diyor:
''Gelininizin bırakın 17 yaşında olmasını, ayrıca bu evlilik yüzünden lise ikinci sınıftan ayrılacak olması beni çok rahatsız etti. Bu olayın toplum üzerindeki yansımasını ayrıntılı olarak düşünmenizi rica ederim.''
Bu arada, AKP Genel Merkezi'ndeki İletişim Merkezi'ne de binlerce mektup yağıyor. Dertli vatandaşlar çareyi, önce Başbakan, sonra da AKP'li yöneticilerde arıyor.
Satılık AKP plakası
Dört yıllık evli olduğunu, çocuğu olmadığını, bu yüzden evlat edineceğini belirten bir kadın, doğum sonrası dört haftalık ücretli iznin evlatlık edinenler için de uygulanmasını istiyor. Hükümete kaynak paket öneren, beş kilo ağırlığında elmas bulduğunu iddia edenler olduğu gibi arabasını satmak için yardım isteyenler de bulunuyor. 06 AKP plakalı arabasını satılığa çıkarttığını belirten bir vatandaş, Hataylı milletvekillerinin arabayı alabileceğini söylüyor. Hatta ineğini ya da elde kalan karpuzlarını satmak için bile Başbakan'dan mektupla yardım isteyenlerde oldu.
Tezkere mektupları
Hükümet, Irak'a asker gönderme konusunu tartışırken, AKP Genel Merkez'ine ''asker göndermeyin'' dilekçeleri de yağıyor. AKP İletişim Merkez'ine mektupla, e-maille, telefonla ulaşan vatandaşların büyük bir bölümü son günlerde Irak'a asker gönderilip gönderilmeyeceğini soruyor.
Harun Güldemir isimli vatandaş da, ''Biz Amerikan gavurlarının kirli paralarını istemiyoruz. Verecekleri üç kuruş parayla bizi satın alabileceklerini sananlara içinizde dur diyebilecek onurlu vekillerimiz yok mu?'' diye sordu.
Levent Çetin adlı başka bir vatandaş da Irak'a, ABD istiyor diye asker gönderilmemesini önerirken, askerin BM kararıyla gitmesi gerektiğini yazdı. Irak ile ilgili dilekçelerde, müdahale konusunun çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin yanı sıra Türkiye'nin bölgede belirleyici güç olması gerektiği de ifade ediliyor.
Rüyasında gören de var
ERDOĞAN'A umut bağlayan bir vatandaş, ''Ben ve ailem perişanız. 4.5 milyar lira bizi kurtarıyor. Allah'ıma yemin olsun geri ödeyeceğim'' derken, kimisi de Erdoğan'ı rüyasında görüyor.
''Rüyamda sizi gördüm, çok üzgündünüz. Lütfen televizyona çıkıp kendinizi gösterin'' diyen vatandaşın yanı sıra, bir kişi de, ''Cumayı cumartesiye bağlayan gece rüyamda sizi gördüm. İnşallah hayırlı gelirsiniz'' diyerek rüyasını şöyle anlatıyor:
''Geceleyin özel aracınızla evimize geliyorsunuz. Arabanın içinde aileniz de var. Selamlaşıyoruz ve bana 'Ruhi, senin ehliyetin var mı?' diye soruyorsunuz. Ben de 'Var, Başbakanım' diyorum. 'O halde sen benim arabayı alıp, bir adrese bırakır mısın?' diyorsunuz. Ben o an kendimi kaybediyorum. Kendime geldiğimde, sizin arabayı götüremediğim için üzülüp eve geri dönmeye çalışıyorum. Eve girdikten sonra bakıyorum ki doğum yapmakta olan eşim ayakta dolanıyor ve siz Sayın Başbakan'ım ve eşiniz sofrada oturmuş kahvaltınızı yapıyorsunuz. Allah'ıma çok şükür diyor ve o anda uykudan uyanıyorum.''
(H.O. TERCÜMAN)
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 20:38