DEVLET ARIK
ANKARA- AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Almanya ile imzalanan terörle mücadele anlaşmasında 'Milli Görüş' teşkilatının yasadışı terör örgütü olarak tanımlanmasıyla ilgili olarak, "Bu öteden beri devletin görüşüydü" değerlendirmesini yaptı.
Erdoğan, dün partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında 'milli görüş' ile ilgili yaşanan tartışmaları değerlendirdi. Erdoğan'ın konuyla ilgili olarak AK Parti Grup Başkan Vekili Salih Kapusuz'u görevlendirdiği, Kapusuz'un da geçtiğimiz günlerde TBMM Başkanı Bülent Arınç ile görüştüğü ortaya çıktı.
Kapusuz'un, tasarının TBMM Başkanlığı'nda bir süre bekletilmesi yönündeki mesajı Arınç'a ilettiği bildirildi. Kapusuz, dünkü MYK toplantısında Arınç ile yaptığı görüşmeye ilişkin Erdoğan'a ve kurul üyelerine bilgi verdi. Tasarının TBMM Başkanlığı'nda bekletilmesi sürecinde AK Parti, konuyla ilgili stratejisini belirleyecek.
Buna göre, Milli Görüş Teşkilatı'nın yasadışı terör örgütü olarak tanımlandığı sadece gerekçenin çekilmesi gündeme geldi. AK Parti kurmayları, bu konudaki hukuki prosedürü de TBMM Kanunlar Kararlar Müdürlüğü'ne sorarak, bilgi aldı. Toplantıda konuşan Başbakan Erdoğan'ın 'milli görüş' tartışmasıyla ilgili olarak ilginç bir değerlendirme yaparak, "Bu öteden beri devletin görüşüydü" dediği öğrenildi.
Öte yandan, toplantıda tartışmalı metnin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül tarafından değil, bürokratlar tarafından hazırlandığı da bir kez daha vurgulandı.
ERDOĞAN: "KIBRIS'TA GARANTÖR DEVLETLER DEVREYE GİRECEK"
Toplantıda Kıbrıs sorunu da gündeme geldi. Başbakan Erdoğan, Kıbrıs konusunda yeni bir döneme girildiğini belirterek, "Kıbrıs'ta garantör devletler görüşme sürecini başlatacak. Böylece Türkiye, Yunanistan, İngiltere, KKTC ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nden oluşan beşli mekanizma çalışacak. Biz de bu çerçevede muhataplarımızla görüşmeler yapacağız" diye konuştu. Erdoğan, Irak konusunda da, ABD'nin Türkiye'den üs talebinde bulunmamasının kendileri için iyi olduğunu söyledi.
KAMU LOJMANLARININ BELEDİYEYE DEVREDİLMESİ ÖNERİSİ
Toplantıda ayrıca, kamu lojmanlarının satışı konusu da ele alındı. MYK üyelerinden bazıları, kamu lojmanlarının satılması gerektiğini söyledi.
Ancak Başbakan Erdoğan ve bazı üyeler, bunun parti ve hükümet programında yer alan bir taahhüt olmadığını dile getirdiler. Kamu lojmanlarının satışına sıcak bakmayan MYK üyeleri, "Yüzde 60'ı askerin ve polisin elinde. Nasıl satacağız?' diyerek teklifin gündemden kaldırılmasını istediler. Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli ise kamu lojmanlarının satılması yerine belediyeye devredilmesini önerdi.
Gedikli, belediyelerin kamu lojmanlarıyla ilgili olarak rayiç bedel belirlemesini ve elde edilecek gelirin belediyelere verilmesi önerisini gündeme getirdi. Gedikli, önümüzdeki dönemde belediyelerin bir takvim çerçevesinde kamu lojmanlarını satışa çıkarmasının ve elde edilecek gelirin bir bölümünün devlet kasasına aktarılmasının daha uygun olacağını dile getirdi.
Toplantıda, Organiza Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun 16. maddesinde yer alan, 'Kişi başına geliri 3 bin 500 doların altındaki illere 4325 sayılı Teşvik Kanunu'nda yer alan bedelsiz arsa tahsisi, sigorta primlerinin devlet tarafından ödenmesi, kurumlar vergisi istisnası gibi teşvik hükümleri uygulanamaz' ibaresinin de değiştirilmesi kararlaştırıldı.
Erdoğan, 3 bin 500 doların çok yüksek bir rakam olduğunu belirterek, kurmaylarına bu rakamın bin 500'e düşürülmesi talimatını verdi.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 19:45