Gündem
  • 31.5.2008 17:00

ERDOĞAN'DAN CHP'YE : "RÖNTGENCİLİK MAHARETİ SİZDE VAR, O İŞİ SİZ İYİ BİLİRSİNİZ"

DEVLET ARIK
ANKARA - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP'nin dinlendiğini iddia eden anamuhalefet partisi lideri Deniz Baykal'a 'yalancı çoban' yakıştırması yaptı.

CHP'nin hiçbir inandırıcılığının kalmadığını belirten Erdoğan, "Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Yatsıya bile çıkmadan hakikat rüzgarı mumlarını söndürdü. Şimdi yalancı çobanlar vardı ya, onların durumuna düştüler. Hiç inandırıcılığın kalmadı. Şimdi devleti röntgencilikle suçluyorlar. O maharet sizde. O işi siz iyi bilirsiniz. Bu devletin karakterinde böyle birşey yok" dedi.


AK Parti'nin Kızılcahamam'da gerçekleştirdiği 12. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı, Başbakan Erdoğan'ın açılış konuşmasıyla başladı. Konuşmasının büyük bölümünde CHP'yi hedef alan Erdoğan, anamuhalefet liderini ağır bir dille eleştirdi.

'MİLLETİN LOKMASINA GÖZ DİKEN HARAMZADELER'
AK Parti'nin Türkiye'yi dert edinen, milleti, hizmeti amaç edinen bir kadro olduğuna işaret eden Erdoğan, AK Parti hareketinin bir misyon ve bir kimlik hareketi olduğunu söyledi. AK Parti'nin sadece bir kişinin ve seçilmiş kadronun değil bütün milletin siyasetini yürütmek üzere yola çıktığını kaydeden Erdoğan, Kızılcahamam kampında hem geçmişin muhasebesini yapacaklarını hem de ülkenin geleceği için yol haritası oluşturacaklarını bildirdi. AK Parti olarak Türkiye'nin yoluna dökülen taşları tek tek ayıklamakta, Türkiye'nin ufkunu açmakta, devletin ve milletin gücüne güç katmakta bugüne kadar çok ciddi mesafeler kaydettiklerinin altını çizen Erdoğan, Türkiye'nin başarılarına, zenginleşmesine, insanların özgürleşmesine sevinemeyenler olduğunu kaydetti. Erdoğan, "Bunca demokratik, ekonomik gelişmeye rağmen ülkemizin binbir meşakkatle elde ettiği bunca saygınlığa rağmen adalet yerine imtiyaz siyasetinin hükümranlığını isteyenler, ülkesine adanmış bu kervanın önüne engeller çıkarabilirler" uyarısında bulundu.

Başbakan Erdoğan, AK Parti olarak milletin lokmasına göz diken haramzadelerin siyasetini yürütmediklerini, yürütmeyeceklerini dile getirerek, yoksullukla, yasaklarla ve yolsuzluklarla baş edemeyen ölümcül hastalıkları yönetime musallat eden yanlış siyaset geleneğine son verdiklerini kaydetti. "Halkımızı devletimizle karşı karşıya getiren marjinal siyaset üsluplarını reddederek kollarımızı olabildiğince açtık" diyen Erdoğan, toplumun da bütün unsurlarıyla AK Parti'ye gönül verdiğini söyledi. Hiç kimseyi 'öteki' olarak görmediklerini ve yabancı ilan etmediklerini ifade eden Erdoğan, 70 milyonu aynı samimiyetle kucakladıklarını kaydetti.

'MİLLİ İRADEDEN RAHATSIZLAR'
Başbakan Erdoğan, milli iradenin AK Parti'yi her seçimde daha çok bağrına bastığını söyledi. Milletin yoluna tuzak kuranları halkın bertaraf ettiğini dile getiren Erdoğan, milletin tasfiyesine maruz kalanların artık milli iradeden söz etmediğini kaydetti. Erdoğan, şöyle konuştu:


"Milli iradeyi hatırlatanlardan da haz almıyorlar. Bakıyorum hukuk adına konuşanlar, tedavülden kalkanlar 'Milli irade gibi bir kavram Anayasa'da, hukukta yoktur' diyorlar. Milli iradenin olmadığı yerde demokrasiyi konuşabilir misin, halkın varlığını konuşabilir misin? Milli irade halkın oraya koyduğu tasarruftur, bunu reddedemezsin. Milletten, milletin talep ve ihtiyaçlarından bahsedilmesi onları rahatsız ediyor. Çünkü bunlar milletle barışık değil, aralarında duvarlar var. Milletin gündeminden kopuk siyaset yaptıkları için milletimiz hiçbir zaman Türkiye'de iktidar yetkisi vermiyor. Onun için seçkinci olarak her zaman bunlar millete rağmen ne yaparızın peşindeler. Hala bu basit gerçeği anlamamakta direnen bir kesim, eğer millet bize yetki verecek diye bekliyorsa boşuna çabalıyorlar. Millet hiçbir zaman yetki vermeyecek. Gidin milletin arasında dolaşın diyoruz, milletin arasına girin, milletle oturun, kalkın, yiyin için diyoruz. Seçkinci bir çevrenin içinde kaldığınız sürece hiçbir zaman bu millet temsil vermeyecektir. Demokrasi konuşulmaz, cumhuriyet konuşulmaz, halkçılık konuşulmaz, bunlar yaşanılır. Yaşamadığınız sürece hiçbir zaman tabelanızda bunların olması hiçbir şey ifade etmez. Bunu böyle bileceksiniz. Millete rağmen milletin irade edildiği rejimlerin adı asla demokrasi değildir. Tek adam ya da azınlıktır."

'YAKAYI PAÇAYI ELE VERDİNİZ'
Konuşmasında CHP'nin dinlendiği yönündeki iddiaların ardından gündeme gelen 'telekulak' tartışmalarına da değinen Başbakan Erdoğan, CHP'nin 1940'lı yıllara dönme hevesinde olduğunu söyledi.

Erdoğan, "CHP'nin il başkanlarının il valisi olma hevesleri var, tekrar o yıllara dönmek istiyorlar. O bitti Sayın Baykal, o bitti. O oralarda kaldı. Oralara dönüş yok. Oralara döndüremeyeceksiniz bu ülkeyi. AK Parti'yi kadroculukla, dar kadroculukla suçlayan sizler yakayı paçayı ele verdiniz. Niye? Eğer öyle bir gayretin içinde olan AK Parti olsaydı, valinin genel sekreterin odasında bakanları, Başbakan'ı şikayet eden, belki de senin de tartışıldığın zeminler bugünlere taşınmazdı, bu hale gelmezdi. Ama biz 5 yıl bakanlarımın gönderdiği parayı bile orada yatırımda kullanmayan bir valiyi, 'zihniyeti bizi ilgilendirmez' dedik ama şimdi gerçekler ortaya çıktı. Bunlar bizim haklılığımızdır. Niçin bazı yerlerde kararlı adımlar attığımızın açık net ispatıdır. Biz kadrolaşma hareketi yapmadık, hizmet yarışının adımlarını attık. Bu millete kim hizmet ederse başımızın gözümüzün üstünde yeri vardır" şeklinde konuştu. Erdoğan, demokrasi ve laikliğin milletin çokluk içinde birliğinin güvencesi olduğunu ifade ederek, bundan geriye dönüşün mümkün olmadığını, bu konuda kararlı olduklarını vurguladı. Bazı siyasi anlayışların ayrıştırıcı, dışlayıcı, kamplaştırıcı bir siyasi söylemden uzaklaşmamasının kendilerini üzdüğünü kaydeden Erdoğan, CHP'yi hedef alarak, "Keşke milletimizle aynı istikamette yürüseler, milletin taleplerine kulak verseler, keşke kavim, kabile, hizip siyasetinden vazgeçseler. Zordur ama keşke bir kez o ezberlerini bozsalar. Keşke millet iradesini halkı tahkir ve tezyif etmekten vazgeçseler. Keşke demokrasiyi içlerine sindirseler, siyasi rekabeti demokratik zeminde tutacak bu olgunluğa ulaşsalar. Milleti hor görerek küçümseyerek bir yere varılamaz, demokrat olunamaz. Atatürk'ün dediği gibi 'Millete efendilik yoktur, millete hizmet etmek vardır'. Biz diyoruz ki milletimizin her zaman için başımız üzerinde yeri vardır.


Milletiyle barışık değilseniz, bu toplumla kaynaşmak yerine şekil vermeyi düşünüyorsanız başka herşeyi yapabilirsiniz, ama bu siyaset işini yapamazsınız. Bu yüzden halk size 'gölge etme başka ihsan istemem' diyor. Ne olur halkın huzurunu gölgelemeyin" dedi.

BAYKAL'A 'YALANCI ÇOBAN' YAKIŞTIRMASI
CHP'nin bir gazetede yayınlanan konuşma üzerinden AK Parti'yi ve emniyet güçlerini karalama kampanyasına giriştiğini kaydeden Başbakan Erdoğan, CHP lideri Baykal'a 'yalancı çoban' yakıştırması yaptı. Erdoğan, şunları söyledi:


"Sandılar ki gerçekler ortaya çıkmayacak. GAP'ı gölgeleyecekler. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Ne oldu? Yatsıya bile çıkmadan hakikat rüzgarı mumlarını söndürdü. Şimdi yalancı çobanlar vardı ya, onların durumuna düştüler. Hiç inandırıcılığın kalmadı. Şimdi devleti röntgencilikle suçluyorlar. O maharet sizde. O işi siz iyi bilirsiniz. Bu devletin karakterinde böyle birşey yok. AK Parti iktidarında asla böyle birşey yok. Soruyorum, bundan sonra kim inanacak bunlara? Bize niye saldırıyorsun, git haberi yapan gazeteye saldır. Ama derdi başka. Araştırma Komisyonu teklifi bizden geldi. Hadi gel katıl, hala cevap yok. Bunun gölge oyunu olduğunu söylüyorlar, samimiysen katkıda bulun. Millete bunu beraber ifşa edelim. Sayın Baykal istesen de istemesen de istediğin yere kaç, istediğin deliğe gir, biz sizi kovalayacağız. Kim örtbas etmek istiyor, kim gerçeği ortaya çıkarmak istiyor milletimiz gayet iyi görüyor, görecek."

'SAYIN BAYKAL, DİYARBAKIR'IN ADRESİNİ BİLİYOR MUSUN?'
Türkiye'nin iç dinamikleriyle aklın, bilimin yoluyla bu arizi tartışmaları geride bırakacağının altını çizen Erdoğan, "Türk milletinden, demokrasiden, kuvvetler ayrılığı ilkesinden, hukukun üstünlüğü esasından, adalet ve kalkınmadan yana olan çizgimizi, asil duruşumuzu asla değiştirmeyeceğiz" mesajını verdi. Dönemsel meselelerin er geç aşılacağını kaydeden Erdoğan, AK Parti'nin derdinin Türkiye'ye bir saat bile kaybettirmemek olduğunu söyledi. CHP'yi GAP Projesi'ni gölgelemekle de suçlayan Erdoğan, "Bu muhteşem projeyi gölgelemek için, milletten kaçırmak için anamuhalefet yine kendine yakışanı yaptı. Beni çok sıkıştırmış, çok sıkıştırdığı için ben Diyarbakır'a gitmişim. Sayın Baykal acaba Diyarbakır'ın adresini biliyor musun?" diye sordu. Diyarbakır'a genel başkan olduğu andan itibaren birçok kez gittiğini hatırlatan Erdoğan, 5 yılda bölgeye yapılan yatırımların bedelinin 8 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Erdoğan, Baykal'a 'Antalya milletvekilisin, sen oraya ne yaptın açıkla' diye seslenerek, iktidar olduklarında Antalya sahillerinin pislikten görünmediğini söyledi. Erdoğan, GAP Projesi'ni eleştiren bazı köşe yazarlarına da sert çıkarak, "Bazıları 'Bu AK Parti'nin Diyarbakır'da bir partiye olan iktidar mücadelesinin neticesidir' diye yazdılar. Ayıptır ayıp. Biz Diyarbakır'a yönelik yatırımları konuşmuyoruz. Biz Türkiye'ye yönelik yatırımları konuşuyoruz" dedi.

'CHP, GENSORU HAZIRLAMA KOMİSYONU'
CHP'nin Türkiye ve dünyanın gerçek gündeminden kopuk bir muhalefet sergilediğine işaret eden Erdoğan, CHP'nin ard arda gensoru önergesi vermesini de eleştirerek, "Şimdi yeni bir komisyon oluşturdular. O da gensoru hazırlama komisyonu. Durmadan yaptıkları iş bu. Bunu yapıyorlar. Meclis'te de kimse kalmıyor. Diğerleri de kuliste oturuyor. Gelin gensorunuzun arkasında durun. Bu nasıl bir siyaset? Beyefendi kendisi bile orada durmuyor. Verdin, dur orada. Gensoru denilen kurumu da yozlaştırdılar. Böyle bir siyaset olur mu? Suni gündemler, sanal krizler, hayali senaryolar peşinde koşuşarak bir yere varılamaz. Bir gensoru daha, falanca işadamı ile konuştu. Görüştüğüm kişi sana yanıtı verdi, seni yalanladı. Ne yapacaksın şimdi? Yalanladığı halde ne yaptın? İftira at, izi kalsın, mantığı" diye konuştu.

 

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 11:51

İLGİLİ HABERLER