Gündem
  • 11.12.2005 10:35

GÜL, ABD UÇAĞINDA SORGULAMA İDDİALARINI YALANLADI

ANKARA - Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, herhangi yabancı bir yetkilinin Türkiye''de bir zanlıyı sorgulamasının mümkün olmadığını belirterek, 15 Kasım 2005 tarihinde Sabiha Gökçen Havaalanı''na inen ABD uçağı ile insan kaçırıldığı ya da bazı zanlıların sorgulandığı yönündeki iddiaları yalanladı ve konuya ilişkin bilgi verdi. Gül, DHC-8 tipli ve N-505LL tescil numaralı sivil Amerikan uçağının Türk havaalanına yaptığı teknik inişe ilişkin açıklamanın Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım tarafından yapıldığını kaydetti. Gül, Yıldırım''ın açıklamasına karşın konunun başka boyutlara çekildiğini üzüntüyle izlediklerini ifade etti. Uluslararası hava trafiğinin ana kavşaklarından biri olan Türkiye''ye her gün özel firmalara ait yüzlerce uçağın yakıt ikmali ya da teknik bakım amacıyla iniş kalkış yaptığını hatırlatan Gül, uluslararası kurallara uygun başvurularda bulunan sivil tescilli uçaklara, ciddi bir şüphe ya da herhangi bir ihbar söz konusu değilse Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü''nce söz konusu izinlerin verildiğini belirtti. Gül, şöyle devam etti: ''''İddialara konu olan uçuşlar için de teknik bakım ve yakıt ikmali talepleriyle uluslararası kurallar ve Türk Havacılık Enformasyon Yayını''nda yer alan şartlar çerçevesinde izin başvurusu yapılmış ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü''nce mutat izin verilmiştir.'''' Benzer teknik iniş taleplerinin her gün yüzlerce kez yapıldığını söyleyen Gül, tüm bu hususların net şekilde belirtilmesine rağmen, spekülasyonlar yapılmasının doğru olmadığını belirtti. Gül, Türkiye''de sivil havaalanlarının sivil otoriteler, askeri havaalanlarının da TSK''nın kontrolü altında olduğuna işaret ederek, ''''Askeri ya da sivil hiçbir havaalanından bir zanlının kaçırılması ya da sorgulanması söz konusu olmadığı gibi mümkün de değildir. Esasen böyle bir talep de vaki olmamıştır. Sivil ve askeri tüm havaalanları Türk devletinin kontrolü altındadır'''' diye konuştu. Gül, söz konusu iddialara ilişkin şunları kaydetti: ''''Bu tür asılsız iddialar Türkiye Cumhuriyeti''nin hükümranlık hakkının tartışılmasına ve vatandaşlarımızın kafalarında şüpheler oluşmasına yol açmaktadır. Ayrıca; terör örgütlerinin geleceğe yönelik yapmayı amaçladığı eylemleri varsa bu eylemlere meşruluk kazandırıcı bir ortam da hazırlanmaktadır.'''' Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 10:28

İLGİLİ HABERLER