ANKARA - Sağlık Bakanlığı, dünya genelinde pek çok insanın ''domuz gribi'' virüsüyle karşılaşıp bağışıklık geliştirmesi nedeniyle, 2009 yılındaki salgın riskinin artık söz konusu olmadığını bildirdi.
Pandemik İnfluenza A H1N1 virüsünün, 2009 yılında tespit edildiği ve o dönemde domuzlarda görülen grip virüsünden de genetik materyal aldığı için ''domuz gribi'' olarak adlandırıldığı belirtilen açıklamada, ilk kez ortaya çıktığı ve insanların bu virüse karşı bağışıklığı olmadığından çok sayıda kişiyi etkileyerek kıtalararası salgına yol açtığı hatırlatıldı.
Açıklamada, şunlar kaydedildi:
''2009 yılından günümüze kadar geçen sürede dünya genelinde pek çok insan bu virüsle karşılaşıp bağışıklık geliştirdiğinden 2009 yılındaki salgın riski artık söz konusu değildir. Pandemik grip, 2011 yılından itibaren Dünya Sağlık Örgütü tarafından mevsimsel grip olarak değerlendirilmektedir. H1N1 grip virüsü, dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de görülmeye devam etmektedir. Ülkemizde son birkaç aydır H1N1, H3N2 ve İnfluenza B tipinde mevsimsel grip virüsleri görülmektedir.
Ancak yukarıda da açıklandığı üzere bu grip virüsleri hem dünya hem de ülkemiz için artık tehlike oluşturmamakta, görülen vakalar da bu kapsamda değerlendirilmektedir. Dolayısıyla haber yapılırken konunun bu mecrada algılanarak kamuoyunu paniğe sevk edecek bir üsluptan kaçınılması özellikle önem taşımaktadır.''
''Domuz gribi'' salgını tehlikesi

Hızlı Özet
“Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, son zamanlarda ulusal ve yerel basında ''domuz gribi'' haberlerinin yer aldığı anımsatıldı.”
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Küba, akciğer kanseri tedavisinde kullanılacak yeni bir aşıyı duyurdu
Küba, Cuma günü Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Küba Büyükelçiliği tarafından yayınlanan bir açıklamada, Kübalı ve Arjantinli bilim insanları tarafından geliştirilen ve "Vacsera" adı verilen bir akciğer kanseri tedavi aşısını duyurdu.

Kanser tedavisinde dönüm noktası! Hastalar kemoterapi almayabilir
Bilim adamları tarafından geliştirilen yeni bir DNA testinin, meme kanseri hastalarından hangilerinin kemoterapiden fayda görmeyeceğini önceden belirleyebileceği açıklandı. Araştırmacılar, test sayesinde milyonlarca hastanın kemoterapinin ağır yan etkilerine maruz kalmadan tedavi edilebileceğini belirtiyor.

Yaşlılıkta sağlıklı damarları korumanın etkili bir yolu
Araştırmacılar çalışmalarını, 425 kişiyi on yıllarca takip eden SPAF-1958 adlı uzun vadeli bir çalışmadan elde edilen verilere dayandırdılar. Katılımcılar 34, 52 ve 63 yaşlarında muayene edildiler ve fiziksel dayanıklılıkları bisiklet testiyle ölçüldü ve arter sertlikleri tahmin edildi.

Yeni bir ilaç, ciddi bir karaciğer hastalığının tedavisinde benzeri görülmemiş bir ilerleme kaydetti
Sonuçlar, ilacı alan hastaların yaklaşık %20'sinde, tedavinin tamamen kesilmesinden altı ay sonra virüsün tespit edilemez durumda kaldığını, plasebo alan grupta ise hiçbir fonksiyonel iyileşme kaydedilmediğini gösterdi.