HER TÜRLÜ FEDAKARLIĞA HAZIRIM
YUSUF ZİYA ERARSLAN
ANKARA - Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, "Ben 'partisiz yaşayamam, ben genel başkan olmadan yaşayamam' demiyorum. Ben, 'Türk ezansız, Türk bayraksız, Türk devletsiz, Türk hürriyetsiz olmaz' diyorum" dedi.
Yazıcıoğlu, bütün bu arayış içerisinde hangi fedakarlık, hangi noktada gerekiyorsa milletin ve devletin bekası için yapmaya hazır olduğunu söyledi. Birlik Akademisi tarafından TOBB konferans salonunda düzenlenen "21. Yüzyıl İçin Türk Milliyetçiliği" konulu panel dün gerçekleştirildi. Oturum başkanlığını Türk Ocakları Genel Başkanı Nuri Güngör'ün yaptığı panele, Nevzat Kösoğlu, Prof. Dr. Naci Bostancı, Doç. Dr. Mehmet Özden ve Dr. Mustafa Çalık konuşmacı olarak katıldı.
Yazacıoğlu, panel sonunda genel bir değerlendirme yaptı. Milliyetçiliğin bugün Türkiye'de en çok tartışılması ve anlaşılması gereken konu olduğunu, fakat yeterince tartışılıp anlaşılmadığını ve bu konuda kaygıları olduğunu söyleyen Yazıcıoğlu, kaygı duyulmasının paranoya olarak değerlendirilmesine tepki gösterdi. Yazıcıoğlu, Türkiye'nin yaşadığı gerçekler olduğunu savunarak, bunlar karşısında daha duyarlı ve refleksleri güçlü bir toplum haline gelinmesi gerektiği üzerinde durdu. Türkiye'nin kültürel ve siyasi saldırıya maruz kaldığını belirten Yazıcıoğlu, milli ve manevi duyarlılığın günümüzde 'vatan- millet-sakarya' diye ifade edilmesini eleştirdi. Türk milliyetçiliğinin yönetme hakkına sahip olma vaktinin geldiğini hatırlatan Yazıcıoğlu, şöyle konuştu:
"Türk milliyetçiliğini diyalektik bir anlayış içerisinde yeniden milletimizin hayatına yön verecek şekilde ifade edeceğiz. Türkiye'deki dağınıklık Türk milliyetçiliğini yönetme hakkını kullanabilme imkanından mahrum etmiştir. Türk milliyetçiliği mutlaka yönetme hakkına talip olmalı, siyasi bir organizasyon olarak bütünlüğü, birliği sağlamalı, hareket, fikir, siyaset ve bir lider birliğine mutlaka kavuşmalıdır. Ulusalcılık, sağcılık solculuk kavramları yerine, merkez sağ merkez sol kavramları yerine Türk milletini millet yapan değerlerin bileşkesinde buluşarak siyasi birliğimizi sağlamalıyız".
Geçtiğimiz haftalarda, basına kapalı olarak sık sık toplantılar yaptıklarını belirten Yazıcıoğlu, şöyle devam etti: "Öncelikle ülkücü hareketin çilekeş isimlerini davet ettim. 'Bir komisyon kurup büyük milliyetçi kurultayı yapın' dedim. Baktım altyapısı yok, 'mevcut partilerden birinde toplanalım' dedim. 'Baba ocağında olmuyorsa evlat ocağında yapalım' dedim. Partiler, amblemler esas değildir, önemli olan Türk milletinin bekasıdır dedim. Ben 'partisiz yaşayamam demiyorum, ben genel başkan olmadan yaşayamam' demiyorum. Ben, 'Türk ezansız olamaz, Türk bayraksız olmaz, Türk devletsiz olmaz, Türk hürriyetsiz olmaz' diyorum. Benim varlığım partime armağan olsun demedim, benim varlığım benim istikbalime armağan olsun demedim, benim varlığım Türk varlığına armağan olsun diyorum. Bütün bu arayış içerisinde hangi fedakarlık, hangi noktada gerekiyorsa milletimizin devletin, bekası adına, inançlarımız adına yapmaya hazırım".
Bu sözlerin zafiyet olarak anlaşıldığına üzüldüğünü belirten Yazıcıoğlu, meselenin TBMM'ye girmek olmadığını isterse bağımsız aday olarak girebileceğini kaydetti.
"Bir siyasi partinin yüzde 9.9'u ile BBP'nin yüzde 1 oyu ile arasında bir fark olmadığı anlaşılmıştır. BBP'nin sayısal ağırlığı olmasa da her zaman siyasal ağırlığı olmuştur" diyen Yazıcıoğlu, "Ana rahminde doğum sancısıyız. Bu sancının nur topu gibi bir iktidarı olacak" ifadesini kullandı.
Türk Ocakları Genel Başkanı Nuri Gürgür ise Türk milliyetçilerin kendi fikirlerini yerine getirmeleri, daha aktif olmaları ve proje geliştirmeleri gerektiğini savunarak, milliyetçiliğin önemine değindi. Panele konuşmacı olarak katılan Nevzat Kösoğlu da, "Milliyetçilik bir mensubiyet duygusudur. Milliyetçilik Türk için, Türk iktidarlarına göre ve Türk'e göre elbise dikecek olan terzinin bedenin ölçüsünü alması gibidir. Türk siyasetinin de Türk'e göre olması gerekir" diye konuştu. Naci Bostancı ise, "Bizim Milliyetçiliğimiz milletlerin varlığından önce milletin örtüşmesidir. Mustafa Kemal Atatürk'ün de dediği gibi benim fani varlığım elbet bir gün toprak olacaktır" dedi. Panelin son konuşmacısı Mustafa Çalık ise Türkiye'nin dış politika ister istemez milli olmak zorunda olduğunu ifade etti.