Gündem
  • 12.9.2002 14:15

İŞTE, MESUT YILMAZ'IN TÜRKİYE'YE BOMBA GİBİ DÜŞEN AÇIKLAMALARININ TAMAMI...

KAYNAK : Haber Vitrini BRÜKSEL - ANAP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, Yüksek Seçim Kurulu'na verilen milletvekili aday listelerinde değişiklik yapılmadan, seçimlerin 3 Kasım yerine 15 Aralık tarihinde yapılmasının daha doğru olacağına inandığını söyledi. Çeşitli temaslarda bulunmak üzere gittiği Brüksel'de basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını cevaplandıran Mesut Yılmaz, MHP'nin, AB yasalarını Anayasa Mahkemesi'ne havale etmesi ile ilgili olarak, "Bizim tepki göstediğimiz husus MHP'nin yasal bir hakkını kullanarak yasaları Anayasa Mahkemesi'ne götürmesi değil, Sayın Bahçeli'nin, yaptığı açıklamalarla bundan sonra hükümet içindeki tutumlarını yargı sürecine bağlı olarak oluşacağını ifade etmiş olmasıdır. Bazı beyanlar yapıldı, bunlar doğru değil. Kanunda ön görülen yönetmeliklerin çıkarılması için herhangi bir hükümet kararı gerekmiyor. RTÜK veya Milli Eğitim Bakanlığı bu yönetmelikleri çıkarabiliyor" dedi. BAKANLAR KURULU KARARI GEREKEN HUSUSLAR 3 Ağustos'ta kabul edilen Uyum Paketi'ne göre, buradaki birçok maddenin uygulanmasının Bakanlar Kurulu kararına bağlı olduğunu belirten Mesut Yılmaz, mesela azınlık vakıflarına sağlanan mülkiyet edinme hakkında her müracaatın Bakanlar Kurulu'nun iznine bağlı olduğunun kanunda bildirildiğini söyledi. Mesut Yılmaz, "Meclis'in iradesiyle çıkarılan bu kanuna inanmayan, bunu engellemeyi amaçlayan bir hükümet ortağı, isterse bu süreci tümüyle tıkayabilir. Ben bu çelişkiye dikkat çektim. Sonuç olarak Meclis'in iradesi hükümeti bağlar, Meclis'in çıkardığı kanunları hükümet uygulamaktan kaçınamaz. Bu uygulamayı geciktirmek, AB-Türkiye ilişkilerine ağır bir darbe anlamına gelir. Hem Sayın Başbakan'ın, hem de kamuoyunun dikkatini çektim. Hükümetin bu konudaki tavrını bundan sonra daha yakından izleyeceğimizi, bizim konumumuzu da buna bağlı olarak belirleyeceğimizi söyledik" şeklinde konuştu. ERKEN SEÇİM TARTIŞMALARI Başbakan Bülent Ecevit ile yaptığı görüşmeyle ilgili bir soru üzerine Mesut Yılmaz, şunları söyledi: "Erken seçimi istemediğimiz yönünde çıkan haberler doğruyu yansıtmıyor. Ben Sayın Başbakan'la da bu konuyu görüştüm. 'Benim size böyle bir talebim oldu mu?' diye sordum, 'hayır' dedi. 'Ben sizin söylediklerini bu şekilde anladım, bu nedenle basına böyle yansıdı' dedi. İkili görüşmede bir tarafın algılamasına göre karşısındakine atfen böyle ifadede bulunması doğru bir tavır değil. Bunu Sayın Başbakan'a da ifade ettim. Seçimi erteletmeye yönelik bazı girişimlerin olduğu doğrudur. Bu girişimlerin başarıya ulaşması da bir olasılıktır, ama önemli olan seçimlerin ertelenmesi halinde dahi bunun bir siyasi boşluğa meydan vermemesidir. Yani bu erteleme, uzun bir süreyi kapsamamalıdır. 3 Kasım yerine seçimlerin bir ay sonra yapılması gündeme gelebilir. Bu, ülke için kayıp anlamına gelmez. Seçim takvimi aynen işlemeye devam eder. Benim burada Sayın Başbakan'ın dikkatine getirdiğim husus; erken seçimden vazgeçmeden, Türkiye'de bir siyasi boşluğa meydan vermeden 12 Aralık randevusuna Türkiye'nin yetişmesi meselesidir." "AB'YE ÜYELİĞİMİZİ İSTEMEYENLERİN ELİNE GÜÇ VERMEMEMİZ LAZIM" Bu konudaki sorumluluğu Başbakan Bülent Ecevit'e anlattığını vurgulayan Mesut Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sayın Başbakan, buna ilaveten bana seçimlerin ertelenmesi olasılığı olup olmadığını sordu. Ben de, 'böyle girişimler var, bunlar başarıya da ulaşabilir ama her durumda önemli olan konu bir siyasi boşluk olmamasıdır' dedim. Önemli olan, Türkiye'nin erken seçim takvimi dolayısıyla AB ile ilgili yapması gerekenleri ihmal etmemesidir. Boşluğa meydan vermemelidir. AB'de zaten bizim üyeliğimize ters bakan, bahane arayan çevreler var. Bunların eline güç, barut vermememiz lazım. Ben, bütün engellerin kanun çıkarmakla aşılacağını söylemedim. Ben en önemli engelin kalkacağını söyledim. Çıkardığımız kanunu uygulamak lazım. Bu, hükümetin görevidir. Hükümet bunu yapmıyorsa, Meclis'in emrini yerine getirmiyorsa, hükümet etme gerekçesi ortadan kalkar." 12 KASIM TRENİ Seçimlerin zamansız olduğuna inanan partiler bulunduğuna dikkat çeken ANAP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, "Benim partimin fikri, erken seçim takvimi ile AB tavkimi iki ayrı takvimdir. İkisi de önemlidir. Seçimlerin ileri bir tarihe ertelenmesi gibi birşey Türkiye'de siyasi boşluk yaratır, ekonomiyi olumsuz etkiler. Hiçbir zaman tercih edilmemesi gereken bir yoldur. Öbür takvim bizim insiyatifimizde değildir. Erken seçim tarihinde bir ayarlama yapılabilir. 15 Aralık'ta Meclis oturur, bir karar alır. Bu, Türkiye'de bir değişiklik yaratmaz. Türkiye, mevcut aday listeleriyle seçime gider. Seçimlerin bir ay sonra yapılmasından Türkiye zarar görmez. 12 Kasım treninin kaçırılmasından Türkiye zarar görür, bizden sonraki nesiller de zarar görür" ifadelerine kullandı. "HIRİSTİYAN DEMOKRAT GRUP, TÜRKİYE KONUSUNDA KENDİ İÇİNDE FARKLI EĞİLİMLER GÖSTERİYOR" Anavatan Partisi (ANAP) Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, Hıristiyan Demokrat Grup'un, Türkiye konusunda kendi içinde farklı eğilimler gösterdiğini belirterek, "Kıbrıs konusu, bizim AB ilişkilerimizde kendiliğimizden gündeme getirmeyi arzuladığımız bir konu değil" dedi. Brüksel temasları ile ilgili basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Başbakan Yardımcısı Yılmaz, "Brüksel'e dün akşam geç vakitte geldim. Bu sabah için Avrupa Parlamentosu'nda grup başkanlarıyla görüşmem gerekiyordu, ancak buradaki temsilciliğimizle görüşme ve değerlendirme imkanı bulamadığım için sabahki görüşmelerin ertelenmesinin uygun olacağını düşündük. Arkadaşlarla değerlendirme yapıyorum, ondan sonra görüşmelere geçiyorum" diye konuştu. Mesut Yılmaz, kısa bir süre önce Alman Hıristiyan Grup Başkan Vekili ile görüştüğünü vurgulayarak, "Kendisine, Türkiye'de AB'ye uyum sürecinde yaptığımız çalışmalar hakkında detaylı bilgi verdim. Kopenhag Zirvesi'nden beklentilerimizi bir defa daha dikkatlerine getirdim. Hıristiyan Demokrat Grup, Türkiye konusunda kendi içinde farklı eğilimler gösteriyor. Genellikle İngiliz muhafazakar partisinin üyeleri, üyeliğimizi destekliyor. Alman Hıristiyan demokratlar ikiye bölünmüş durumda. Bir kısmı Türkiye'ye müzakere tarihi verilmesinin erken olduğunu düşünüyor, bir kısmı da mutlaka bir ilerleme sağlanması gerektiğini belirtiyor" ifadelerini kullandı. Görüşmeler sırasında, Almanya'daki siyasi gelişmeleri de değerlendirdiklerini belirten Mesut Yılmaz, "Şu anda iktidar, seçimlerde dengeyi sağlamış durumda, halbuki kısa bir zaman öncesine kadar muhalefet çok önde gözüküyordu. Ümit ederim ki seçimlerin yapılacağı tarihe kadar bu tablo bizim istediğimiz şekilde sonuçlanır. Böylece Kopenhag zirvesinde hedefe ulaşmamızın önündeki en önemli şartlardan biri gerçekleşmiş olur. Almanya'daki gelişmeler yanında bizim bu temaslarımızı sürdürmemiz çok önem taşıyor. Bir dizi temas daha yapacağım. Daha sonra Verheugen ile bir randevumuz var. Bu konuları daha geniş bir şekilde ele alma imkanı bulacağız. Aradaki sürede de konvansiyon çalışmalarına bakacağım" dedi. Mesut Yılmaz, AB'nin Genişlemeden Sorumlu Üyesi Günter Verheugen'in son açıklamaları ile ilgili olarak da şunları söyledi: "Verheugen bazı değerlendirmeler yaptı. Bunlar bize çelişkili biçimde yansıdı. Kendisi ile görüştükten sonra sağlıklı bir değerlendirme yapacağım. Genel olarak Verheugen Türkiye'nin AB sürecinde ilerlemesini arzulayan bir kişidir. Tabi siyasi kimliği dolayısıyla şu anda belki beyanlarında daha ihtiyatlı davranabilir. Zannediyorum ki önümüzdeki Ekim ayından itibaren Türkiye'nin AB sürecindeki ilerleme konusunda herkes tavrını daha açık ortaya koymaya başlayacak." Mesut Yılmaz son olarak, "Kıbrıs konusu, bizim AB ilişkilerimizde kendiliğimizden gündeme getirmeyi arzuladığımız bir konu değil. Onlar sorarsa biz de kendi tutumumuzu ifade ediyoruz. Bu konu, Türkiye AB ilişkilerinden bağımsız bir konudur. Bu ilişkiyi etkilediği sürece biz her türlü çözüm yönündeki katkımızı sağlamaya devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.

İLGİLİ HABERLER