İŞTE NOBELE ADAY GÖSTERİLEN 7 VEKİL
DEVLET ARIK
ANKARA (İHA) - TBMM Başkanlığı, yurtdışında insanlık yararına yaptıkları faaliyetlerden dolayı 7 milletvekilini Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterdi. AK Parti'den Sakarya Milletvekili Süleyman Gündüz, Trabzon Milletvekili Cevdet Erdöl, Afyon Milletvekili Mahmut Koçak, Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, Kocaeli Milletvekili Nevzat Doğan ve Muğla Milletvekili Seyfi Terzibaşıoğlu ile Anavatan Partisi Mersin Milletvekili Hüseyin Güler Nobel Barış Ödülü için yarışacak.
TBMM Başkanlığı, 10 Aralık 2006 tarihinde sahibini bulacak olan Nobel Barış Ödülü için tarihinde ilk kez 7 milletvekilini aday gösterdi. Meclis Başkanlığı, AK Parti'den 6 milletvekilini, Anavatan Partisi'nden ise bir milletvekilini Nobel Barış Ödülü için aday gösterme kararı aldı. Doktor kökenli milletvekillerden Trabzon Milletvekili Cevdet Erdöl, Sakarya Milletvekili Süleyman Gündüz, Afyon Milletvekili Mahmut Koçak, Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, Kocaeli Milletvekili Nevzat Doğan, Muğla Milletvekili Seyfi Terzibaşıoğlu ve Mersin Milletvekili Hüseyin Güler aday gösterildi.
AK Parti Muğla Milletvekili Seyfi Terzibaşıoğlu, Afganista'da, Azerbaycan'da ve Özbekistan'da sağlık alanında çalışmalar yaptığını söyledi. Afganistanlı çocukların sünnet operasyonunu gerçekleştirdiğini, Azerbaycan'da ve Nahçıvan'da göç edenleri ziyaret edip, sorunlarını dinlediğini belirten Terzibaşıoğlu, Özbekistan'da da bu alanda çeşitli faaliyetlere katıldığını hatırlattı. Terzibaşıoğlu, "Takdir etmişler ve beni aday göstermişler. Çok mutluyum. Artık insanların savaşmamaları gerekir. Barış içinde refah içinde yaşamaları gerekir. Fakirlerin refahlarının temini için çalışmalılar. Barışa refaha ve sağlığa daha fazla vakit, daha fazla bütçe ayırmalıyız. Silaha değil insanların sağlığına yatırım yapmalıyız" diye konuştu.
AK Parti Sakarya Milletvekili Süleyman Gündüz ise, kendisinin Makedonya'da özellikle Doğu Makedonya'daki dağlık bölgelerde insani yardımlarda bulunduğunu açıkladı. "Dini inançlarını daha rahat yerine getirebilmeleri için birtakım çalışmalarımız oldu" diyen Gündüz, iç savaş yaşanan Sudan'ın Batı Darfur bölgesinde hem sağlık hem insani yardımlarda bulunduğunu, ayrıca Pakistan Muzafferabad'da çalışmalarının olduğunu kaydetti. Gündüz, aday gösterilmesinin çok onur verici olduğunu ifade ederek, "Biz bu aziz milletin yardım duygularının somutlaşmış birer örneğiyiz. Gerçekten çok mutluyum, çok onur duydum. İnsanlar felaketlere karşı arınmalıdırlar. Nerede bir felaket varsa, nerede bir yoksulluk varsa ve nerede bir barış varsa oraya koşmalıyız" şeklinde konuştu.
"BÜTÜN İNSANLARIN BARIŞ İÇİNDE YAŞAMASINI TEMENNİ EDİYORUM"
Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterilen AK Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez ise aday gösterilmesinin kendisini heyecanlandırdığını ve onurlandırdığını bildirdi. Meclis tarihinde aday gösterme sürecinin ilk kez yaşandığına işaret eden Çömez, bundan sonra daha çok çalışacaklarını vurguladı. Çömez, "Türk milleti seçtiği vekillerin sadece Ankara'da, Meclis kulislerine, Meclis çatısı altına hapsolmadığını dünyanın her bir yerine dağılarak sivil ve sosyal faaliyetler yaptığını görerek eminim mutlu olacaktır. Türk milletiyle Meclis'in kaynaşması için yeni bir ortak zemin, yeni bir ortak alandır diye düşünüyorum. Ümit ederim aday gösterilen 7 arkadaşımızdan birisi Nobel Barış Ödülü'ne layık görülür. Bu hem Türk siyaseti için hem Türkiye için anlamlı ve onurlu bir dönüm noktası olur" açıklamasında bulundu.
Çömez, kendisinin Türkiye'nin bütün sınır komşu ülkeleriyle sivil olarak, Meclis iradesi dışında çalışmalar yaptığını anımsatarak, Yunanistan, Bulgaristan ve Midilli arasında dostluk köprüsü oluşturulması için çaba harcadığını, Ermenistan'a gittiğini, Suriye ve Irak ile yoğun temaslarının olduğunu bildirdi. Çömez, Irak'a yardım konvoyu gönderdiklerini, tsunami bölgesine yardımları organize ettiklerini de belirterek şunları söyledi:
"TBMM Başkanlığı, sivil ve sosyal çalışmalarımız için bize böyle bir rol biçti. Umarım olumlu sonuçlanır. Ben meslek hayatım boyunca insan hayatının ne kadar kısa olduğunu, insanların sağlığının ellerinden ne kadar çabuk çıkıverdiğini gören ve buna hem tanık olan birisiyim. Dünyada dostluğun, barışın ve mutluluğun yerini hiçbir şeyin tutmayacağını bilen birisiyim. Dolayısıyla dünyada milliyeti, dini, dili, algılayışı ve anlayışı nasıl olursa olsun, bütün insanların barış içinde yaşamasını temenni ediyorum. İnsanların biraz daha birbirlerine kucak açabilmesi için vesile olmasını diliyorum."
Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 10:22