KUTAN:BİZİM İÇİN HER ŞEYİ SÖYLEYEBİLİRLER AMA 'HIRSIZ' DİYEMEZLER
KAYNAK : Haber Vitrini
ANKARA - Saadet Parti Genel Başkanı Recai Kutan, "Kimler kimin için 'sahtekar' manşeti atıyor? Bu manşetleri boğazlarına kadar yolsuzluk, hırsızlık ve haram batağına batanlara iade ediyorum. Niçin Refah Partisi, niçin Sayın Erbakan?" dedi.
Partisinin grup toplantısında konuşan Kutan, Türkiye'nin, Cumhuriyet döneminin en önemli dönemecinden geçtiğini ifade ederek, "Yeni dünya düzeni NATO'nun yeni konsepti, yeni düşman arayışları, küreselleşme tartışmaları, 2002 yılına gelip bu coğrafyada, Türkiye'de düğümlendi. Başka türlü de olamazdı. Türkiye'nin en büyük şansızlığını bu dönemeçte böyle ufuksuz, yetersiz ve beceriksiz bir hükümete sahip olmasıdır" diye konuştu.
"KIZILCIK ŞERBETİ İÇTİK"
28 Şubat ile kuralların çiğnendiğini, demokrasinin özünün zedelendiğini ve bazı çevrelerin kendi doğrularını uyguladıklarını ifade eden Kutan, Milli Görüş'ün lideri Erbakan'a tahammül edemediklerini vurguladı. Bütün bunların yanlış olduğunun altını çizen Kutan, Türkiye'ye zaman ve mevzi kaybettirildiğini belirterek, şimodi milletin yoksulluğun, açlığın, işsizliğin pençesinde kıvrandığını kaydetti.
"İşte gelinen yer, 28 Şubat sonrasında kurulan hükümetlerin ülkeyi getirdikleri yer. İşte 57. Hükümet'in koyduğu son nokta. Burada 'alternatif arıyoruz' sözünün anlamı var ama karşılığı yoktur, inandırıcılığı yoktur" diyen Kutan, "Hayır susmuyoruz, geri adım da atmadık, durduğumuz yeri, duruşumuzu da terk etmedik. Elbette kolaycılar, ucuzcular, korkaklar ve savrulanlar oldu. Ama bizim kızılcık şerbeti içtik dememiz, korumaya çalıştığımız değerler için, milletin geleceği içindir. Köksüzler savrula dursun, uçsunlar, suçlasınlar, hiç kimsenin şüphesi olmasın ki kalıcı olan biz olacağız. Bu ülke bizimdir, bu millet bizimdir" ifadelerini kullandı.
"ARTIK SUSMAYACAĞIZ"
Her şeyi sabırla, sükunetle karşılayacaklarını, ülke ve millet için tüm baskılara, haksızlıklara göğüs gereceklerini belirten Kutan, "Ama bir yere kadar. Şimdi o yerdeyiz ve 'durun' artık diyoruz. Alaylarınıza, tehditlerinize, yalanlarınıza, karalamalarınıza, siyaseten linçlerinize sabrettik, gülüp geçtik ama hayatlarını yüz kızartıcı suç işlemekle geçirenlerin bize 'sahtekar' demeleri karşısında susmayacağız. Düşmanlık yapabilirler, bizim için her şeyi söyleyebilirler, ama ülkemize ve milletimize bağlılığımıza ve dürüstlüğümüze söz söyleyemezler, bize 'hain' ve 'hırsız' diyemezler, dedirtmeyi" diye konuştu.
Erbakan ile ilgili davanın sürdüğünü hatırlatan Kutan konuşmalarını şöyle sürdürdü: "Yargı süreci devam ediyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Sayın Erbakan ve Anayasa Mahkemesi'nin kararlarıyla apatılan Refah Partisi'nin il Başkanları ve yöneticileri hakkında vermiş olduğu mahkumiyet kararı nihai değil. Bu davanın başlangıcından beri çok sayıda yanlışlık yapılmıştır. Öncelikle bu mahkeme Anayasaya göre bu davayı görmekte yetkili değildir. Anayasa ve Siyasi Partiler kanunu, siyasi partilerin hesaplarını ineleme yetkisi ve görevini münhasıran Anayasa Mahkemesine vermiştir. Anayasa Mahkemesi kurulduğundan beri siyasi partilerin hesaplarını denetleyen tek mercidir. Bunun tek istisnası Refah Partisi olmuştur".
"SAYIN ERBAKAN BAŞBAKANLIK YAPTI"
Davayı gören Mahkeme Başkanının tarafsız davrandığına, Anayasa ve kanunlara uygun karar verdiğine inanmadıklarını da vurgulayan Kutan, buna kamuoyunun inanmadığını da belirtti. Mahkeme devam ederken Mahkeme Başkanı'nın açıklamalarının basına yansıdığını hatırlatan Kutan, böylece tarafsızlığın ortadan kalktığını vurguladı. Kutan, "Bizce bunlar önemli değildir. Karara muhalif olan üyenin bildirdiği gibi soruşturmanın eksik yapılması, delillerin eksik toplanması, kararın tahminler ve ihtimaller üzerine kurulması da önemli değildir. Bunlarla ilgilenmiyoruz, dava devam ediyor, bundan sonraki aşamada davaya bakan yargıçlar bu konularla ilgilenir. Biz manşetlerdeki çirkin infazlarla ilgiliyiz. Kimler kimin için 'sahtekar' manşeti atıyor? Bu manşetleri boğazlarına kadar yolsuzluk, hırsızlık ve haram batağına batanlara iade ediyoum. Elbette kötü örnek örnek değlidir. Ama niçin Refah Partisi, niçin Sayın Erbakan?. Sayın Erbakan ve biz arkadaşları devlette defalarca ve yıllarca görev yaptık. Sayın Erbakan bu ülkede üç defa Başbakan Yardımcılığı yaptı, 54. Hükümet'in başbakanıydı. 28 Şubat'ın fırtınalı günlerinde Bakanlar ve hükümet hakkında defalarca gensoru ve soruşturma önergeleri verilmiştir ama bir tanesinin bile konusu yolsuzluk olmamıştır. Hiç kimse Sayın Erbakan ve RP'li Bakanlar hakkında yolsuzluk isnadında bulunamamışlardır".
Kutan, açıklamalarında bu manşetlerin neden atıldığını birkaç kez sordu ve Erbakan'ın yaptıklarının herkes tarafından bilindiğini ifade etti. Erbakan'ın rantiyenin hortumunu kestiğini, işçiye, çiftçiye, memura ve tüm çalışanlara haklarını verdiğini, baüskılara boyun eğmediğini, yabancıları 'hayır' dediğini ifade eden Kutan, "Burada milil görüşe ve milli görüşün liderine gönül verenlere sesleniyorum. Lideriniz ve arkadaşlarınız size hiçbir zaman baş eğdirmediler, size ve bu millete bir yanlış yapmadılar. Alnınız açık, başınız dik olsun. Yolumuza devam ediyoruz. Yerimizi, duruşumuzu koruyoruz, sabredin, sükunetinizi koruyun. Bizi siz tanıyorsunuz. Bunlar bunalıp cinnet geçirerek namluyu başına dayayanların, çocuklarını boğazlayanların, kendilerini asanların, kapkaça çıkanların öfkesinin bir gün kendilerine yöneleceğinden korkuyorlar. O nedenle hedef değiştirmeye çalışıyorlar. Buradan vicdan sahibi aydınlara, namuslu kalabilmiş yazarlara çizerlere sesleniyorum: Niçin susuyorsunuz? Tamam bizim gibi düşünmeyin ama onlar gibi de olmak zorunda değilsiniz. Bu ülkede başbakanlık yapmış insan için yapılan bu insafsızlık, iftira ve infaz karşısında niçin susuyorsunuz?" dedi.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 15:44