Gündem
  • 8.11.2007 00:08

MECLİS'TE İLGİNÇ 'MEZOPOTAMYA' TARTIŞMASI!..

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, bakanlık bütçesi üzerinde milletvekillerinin soru ve eleştirilerini yanıtladı. Bazı ürünlerde verimliliğin arttığını ifade eden Eker, bunun, destekleme politikalarının, verimliği esas alacak şekilde olmasından kaynaklandığını kaydetti.

Bakan Eker, ''IMF ve Dünya Bankasının dayatmaları var. Bu dayatmalar çerçevesinde hükümet politikaları izleniyor, tarım politikaları bu şekilde yürütülüyor'' şeklinde kendilerine eleştiriler yöneltildiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: ''O program 2001'de uygulanmaya başlandı. Bunu, 57. Hükümet kabul etti. Tarımsal kredi faizleri belirli şekilde sübvanse ediliyordu, bunlar kalktı.

'Bütün destekleri kaldıracaksınız, sadece doğrudan gelir desteğini vereceksiniz' dediler. 2002'de ödenen 1 milyar 868 milyon YTL'lik paranın, yüzde 86'sı doğrudan gelir desteğinden oluşuyordu. Bu paranın 1 milyar 557 milyon YTL'si doğrudan gelir desteğinden oluşuyor. O gün yağlı tohum primleri 186 milyon YTL, yem bitkileri ve hayvancılık için ayrılan para 83 milyon YTL, çay desteği 42 milyon YTL.''

Doğrudan gelir desteğini belirli bir şekilde sürdürdüklerini ancak toplam içindeki payını 86'lardan yüzde 40'lara düşürdüklerini dile getiren Eker, ''Yağlı tohum primlerinde 186 milyon YTL'yi 1 milyar 654 milyon YTL'ye, hayvancılık desteklerini 83 milyon YTL'den 710 milyon YTL'ye, çay desteğini 42 milyon YTL'den 94 milyon YTL'ye çıkardık.

Elimizi vicdanımıza koyalım, bizim hükümetimiz mi AB'nin, IMF'nin dayattığı programı uyguladı, ona boyun eğdi, Türk tarımını onun emrine koydu, yoksa biz devraldığımız noktadan farklı bir yere mi getirdik?'' diye konuştu. Tarım ve Köyişleri Bakanı Eker, hükümetlerinden önce 15 ürüne destek verilirken, kendi dönemlerinde buna 34 ürün daha eklediklerini ifade etti.

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, ''40 ilde kuraklıkla ilgili olarak 265 milyon YTL bir tahakkukumuz var. Rakam bu ay içinde ödenecek'' dedi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Bakanlığının 2008 yılı bütçesiyle ilgili milletvekillerinin eleştiri ve sorularını yanıtlayan Bakan Eker, dünyada Avustralya ve Yeni Zelanda'nın dışında kalan tüm ülkelerin tarımı desteklediğini, OECD'nin destek sıralamasına göre, Türkiye'nin milli gelirinin yüzde 2.89'unu tarıma destek olarak ödediğini söyledi.

DTP Diyarbakır Milletvekili Gültan Kışanak'ın, ''Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi desteklemelerden ne alıyor?'' şeklindeki sorusu üzerine Mehdi Eker, desteklemelerin ürüne göre farklılık gösterdiğini kaydetti.

 Bu yıl yem bitkilerinde Doğu Anadolu'nun yüzde 39.1 ile en fazla desteği alan bölge olduğunu ifade eden Eker, ''Güneydoğu Anadolu Bölgesi, toplam prim ödemelerinin yüzde 39.4'ünü almak suretiyle birincidir. Doğrudan Gelir Desteğinde ise İç Anadolu Bölgesi yüzde 31 ile birincidir. Tarım, coğrafya ve doğal kaynaklarla yakın ilişkilidir. Her bölgenin coğrafi şartları, iklimi ve ürün deseni ortaya bir tablo çıkartıyor ve o bölgeyi avantajlı hale getiriyor'' diye konuştu.

-KURAKLIK YARDIMI-

Tarım ve Köyişleri Bakanı Eker, bundan sonra havza bazlı bir ödeme, prim ve destekleme sistemi getireceklerini, bunun çalışmalarının yapıldığını belirterek, önümüzdeki dönemde bunu mutlaka hayata geçireceklerini bildirdi. Milletvekillerinin kuraklık yardımıyla ilgili sorularını da yanıtlayan Bakan Eker, şunları söyledi: ''40 ilde kuraklıkla ilgili olarak 265 milyon YTL bir tahakkukumuz var. Mart ayından başlamak üzere iller ile yazışma yaptık. İlk bahar yağışları yeterli değildi. Bunu görünce felaket olabileceğini gördük.

Uydu fotoğrafları ve yerden de muhtelif şekilde denetlemeler yaptık. Eğer bir ilde yerinde yapılan çalışmalarla toplam arazinin yüzde 3'ü kuraklıktan etkilenmiş ve zarar görmüşse, -tabi bu kuruda yapılan ziraat ile ilgilidir- bunları dikkate aldık. Tüm ilçelerde hasar tespit komisyonları oluşturuldu. Bu komisyonlar detaylı bir şekilde çalıştı. Sonuç itibariyle yüzde 25 ve üzeri zarar görenlere kuraklık kararnamesi çıkartıldı. Bunlar bize ekim ayında il ve ilçelerden geldi.

Biz de bunların tahakkukunu 265 milyon YTL olarak yaptık. Bu ay içinde ödenecek. Ayrıca zarar görenlerin bir yıl süreyle Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçları da ertelendi.'' Mehdi Eker, 2001 yılına kadar tabi afetlerden zarar görenlerle ilgili 2 kanun bulunduğunu, bunlardan birinin Muhtaç Çiftçilere Tohumluk Yapılmasına Dair Kanun, diğerinin de Tabi Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanun olduğunu hatırlattı. Tabi afetlerden zarar gören çiftçilerle ilgili düzenlemenin 1977 yılında uygulamaya girdiğini, ancak 1996 yılına kadar hiç uygulanmadığını ifade eden Eker, ''Bu kanun çerçevesinde hükümetimiz 193 milyon 953 bin YTL ödeme yaptı. Bize gelinceye kadar bu rakam 2 milyon 570 bin YTL'dir'' dedi.

-KOMİSYONDA ''MEZOPOTAMYA'' TARTIŞMASI-

 Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker'in konuşmasının ardından TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanvekili Altan Karapaşaoğlu, gruplara 3'er dakikalık ek süre verdi. DTP'li Kışanak, Bakan Eker'e bölgeler arası kalkınmışlığı ortadan kaldıracak destekleri sorduğunu söyledi.

 Kışanak, ''Mezopotamya tarımın beşiğidir. Bugün insanlar o topraklarda aç. Tarım ve hayvancılık ilkel koşullarda yapılıyor'' diye konuştu. Başkanvekili Karapaşaoğlu, Kışanak'a tepki göstererek, ''O bölgenin adı Mezopotamya değil, Güneydoğu Anadolu bölgesidir. Tutanaklara böyle geçilsin'' diye tepki gösterdi. Bazı MHP'li milletvekilleri de DTP'li Kışanak'ın kasıtlı olarak ''Mezopotamya'' ifadesini kullandığını söyledi.

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 15:45

İLGİLİ HABERLER