Gündem
  • 21.12.2004 15:31

MESUT YILMAZ: SANKİ BİZ AB'YE GİRECEKMİŞİZ GİBİ DEĞİL DE, AB BİZE GİRECEKMİŞ GİBİ DAVRANIYORUZ

FUNDA KESKİN İSTANBUL - Mesut Yılmaz, Yıldız Teknik Üniversitesi İşletme Kulübü tarafından düzenlenen ''17 Aralık Sonrası AB ve Türkiye'' konulu konferansa konuşmacı olarak katıldı. Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. A.Murat Demircioğlu'nun da katıldığı konferansta söz alan Mesut Yılmaz, Türkiye'nin AB üyeliği yolundaki çalışmaları hakkında bilgiler verdi. Yılmaz, ''Avrupa Birliği ile en uzun ilişkiye sahip ülke ve en fazla bedel ödeyen ülke Türkiye'dir. Bu bedel ise kendi pazarını AB'ye açmaktır. Türkiye'ye karşı olan ön yargılar, bağımsız olarak Türkiye-AB ilişkilerinin kritik dönemden geçmesine neden olmuştur. AB'de hala bir direnç söz konusudur. AB, Türkiye ile yaptığı görüşmelerinde diyor ki 'Türkiye, içimizde olmasın ama yanımızda olsun. Biz Türkiye'nin yükünü üstlenmeyelim ama onlar uluslararası platformda bizim yanımızda olsun''' dedi. Türkiye'nin en büyük yükünün ekonomi olduğunu belirten Yılmaz, ''Eğer AB'ye tam üyeliğimiz söz konusu olsa, AB'nin bize yapması gereken yıllık yardım 20 milyar dolardır. Eğer AB üyeliği bu kadar dejenere edilmiş olmasa, Türkiye'ye karşı bu kadar ayırımcı, olumsuz kısıtlamalar getirilmemiş olmasa Türkiye'nin kaderini değiştirecek bir projedir. AB, Türkiye ile müzakerelerin başlamasına karar vermiştir. AB'nin Türkiye'ye iki noktada ayırımcılık yaptığını görüyoruz. Bunlardan birincisi Kıbrıs'tır. AB Güney Kıbrıs için bize 'onlar üye oldular, siz adaysınız, onların veto etme hakkı var, bu nedenle tanımanız gerekiyor' diyor'' diye konuştu. Mesut Yılmaz, bu meselenin sadece tanıma meselesi olmadığının altını çizerek, ''Kıbrıs'ın bütün temsili olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanımak, Güney Kıbrıs'ı tanımakla mümkün olmaz. AB, Türkiye'nin üyeliğini, Rumlar'ın ipoteği altına gireceği bir sürece bağlamıştır. Türkiye'ye yapılan ikinci haksızlık ise, Türkiye'nin AB ile olan uzun geçmişine rağmen AB, 17 Aralık'ta verdiği son kararda Türkiye'den diğer ülkelere gösterdiği eşit üye statüsünü esirgemiştir. Bu karar da bize sundukları farklı bir statüdür. AB bu gibi kısıtlamalarla da kalmamış, eğer isterse bu müzakereleri 50 yıl daha sürdürebilecek bir konuma gelmiştir. Bu Türkiye için karanlık tünele girmek gibidir. Bu durumda AB ile olan mücadelemizi askıya mı almamız gerekir. Bunu askıya alamayız, Türkiye bu yola devam etmelidir çünkü tam üyelik olmazsa bile hiçbir zarar görmeyiz, tam tersi bu kazancımıza olur'' ifadelerini kullandı. Mesut Yılmaz son olarak, ''Türkiye bu sürece devam etmeli ancak, ederken çok büyük bir tehlike daha var. Onu da belirtmek istiyorum. Zaman zaman yanlışlar yapıyoruz, sanki biz AB'ye girecekmişiz gibi değil de, AB bize girecekmiş gibi davranıyoruz'' dedi. Yılmaz'ın bu sözleri, salonda gülüşmelere neden oldu. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 23:30

İLGİLİ HABERLER