Gündem
  • 26.9.2003 15:19

MİLLİ EĞİTİM BAKAN ÇELİK: ''DEVLET ADAMLIĞI SORUMLULUĞUMUZU ZAAF KABUL EDENLER, BANA CAHİL BAŞBAKANA GAFİL DİYOR''

VEHBİ BAŞ İSTANBUL - Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, ''Dilin geliştiği ortamda, her alanda yaratıcılık da gelişir'' dedi. Etkinliğe katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise, ''Türk Dil Kurumu tarafından yıllarca yenilenmek istenin Türkçe Sözlük'ün gözden geçirilmiş baskısı için çalışmalar devam ediyor'' dedi. Dolmabahçe Sarayı'nda düzenlenen ve 2 gün sürecek olan ''Türkiye Cumhuriyeti'nin 80. Yılı Cumhuriyet Döneminde Türkçe Bilgi Şöleni''nin ardından Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu ve TBMM Başkanı Bülent Arınç ile birlikte bahçede gezintiye çıkan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bir basın mensubunun elindeki üzerinde Özgürlük Anıtı'nın resmi bulunan ''Vatandaşlık'' kitabını göstererek, ''Atatürk ilkelerini savunmak edepsizlik mi?'' şeklindeki sorusu karşısında oldukça şaşırdı. Soruyu yanıtlayan Bülent Arınç, ''Şu anda bu toplantının ev sahibi benim. Konumuz Türk Dili'' şeklinde açıklamadı bulundu. Daha sonra bu diyalog, basın mensupları tarafından Hüseyin Çelik'e soruldu. Çelik ise, ''Devlet adamlığı sorumluluğumuzu zaaf kabul edenler, bana cahil, Başbakan'a gafil diyor. Tabii ki yasal yollara başvuracağız'' açıklamasında bulundu. Türk Dil Kurumu'nun kuruluşunun 71. yıldönümü, düzenlenen çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. ''Türkiye Cumhuriyeti'nin 80. Yılı Cumhuriyet Döneminde Türkçe Bilgi Şöleni'' adı altın bu yıl Dolmabahçe Medhal Salonu'nda düzenlenen ''Dil Bayramı'' kutlamaları, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Bülent Arınç, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu, Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın ve çok sayıda davetli katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan törende, Prof. Dr. Haluk Akalın'ın açılış konuşmasının ardından kürsüye gelen Hüseyin Çelik, Türkçe'ye giren ve herkes tarafından kullanılan kanıksanmış kelimelerin kullanılmaya devam edilmesi, fakat bundan sonra bu tarz kelimelerin Türkçe kelimelerle kullanılmaması gerektiğini söyledi. Konuşmasında bir örnek de veren Çelik, ''Örneğin 'faks' kelimesi herkes tarafından kullanılıyor. Bunun yerine başka bir kelime koymak ve kullanmak aksaklıklara neden olabilir'' dedi. Çelik'in konuşmasının ardından söz alan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da, Türk dilinin gelişme için aynı şekilde çalışmaları devam edeceklerini, Türk tarihinden ve kültür ünden alınan birikimin dilde de kullanılacağını vurguladı. ''Türkçe bizi millet yapan en önemli unsurlardan biridir. Türk milleti atlattığı badirelere rağmen varlığını nesilden nesile aktarmaya çalışmış, bu uğurda uğraş vermiş bir cevherdir. Kültürlerin her geçen gün bir birine yaklaştığı bir insanlığın, medeniyet adına ulaştığı kazanımlardan payımıza düşeni alacağız. Bunu, medeniyet seviyesinin altında kalmadan, kendi kültürümüzden vazgeçmeden yapacağız. Kendi değerlerimizi gözden çıkarmamız için bir sebep yok. Şartlar ne olursa olsun kültür medeniyetimizden vazgeçemeyeceğiz. Bu büyük servet ile bizim aşamayacağımız bir engel olamaz. Türkiye, medeniyetine sırtını dönmeden, gücünü bu kaynaktan alarak yeni dünya düzeni içinde en parlak yıldızlardan biri olacaktır'' diye konuştu. Türk milletinin dilini yabancı dillerin boyunduruğu altından kurtarması gerektiğinden de bahseden Erdoğan, bu sözlerinin ciddiyet ve hassasiyetle dikkate alınması gerektiğini kaydetti. ''Türk dili gerçekten dünyada var olan dillerin en zenginlerindendir. Bu coğrafyayı yabancı dillerin kelimeleri ile doldurmayın. Türkçe karşılığın olan yabancı kelimeleri cümlelerimize sokmayın. Bütün dillere ve hayatlara saygımız var. Ama kendi dilimize, yaşama biçimine gereken önceliği verin. Dil biliminin yüceltilmesi için sizlerden yardım bekliyoruz. Türk Dil Kurumu tarafından yıllarca yenilenmek istenin Türkçe Sözlük'ün gözden geçirilmiş baskısı için çalışmalar devam ediyor. Sayısı bugün 850'ye ulaşmış olan bilimsel eserlerin sayısını binlere çıkarmayı düşünüyoruz'' dedi. ''DİLİNİ KAYBEDEN TOPLUMLAR KAYBOLMAYA MAHKUMDUR'' ''Her yıl düzenlenen 'Dil Bayramı'nda, Türkçe'nin geleceği için önemli çalışmalar ve mesajlar sarf ediliyor'' diyerek sözlerine başlayan Bülent Arınç ise, ''Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'ni kurarken temellerinin sağlam atılmasını öngörmüştür. Türk tarihinin ve dilinin araştırılması, bu sayede ortaya konacak eserlerin gelecek nesillere aktarılması gerekir. Dil bir millette var olması gereken en önemli etkendir. Dilini kaybeden toplumlar kaybolmaya mahkumdur. Türkçe Sözlük maalesef tam anlamıyla hayata geçirilemedi. Atatürk kurultayda bunun altını çizmişti. Türkçe'nin var olan kelime dağarcığı ile yetinmesi söz konusu decbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Mecliğildir. Bu dağarcık ile yükselmek mümkün görülmemektedir. Bunu yakalayabilmek için İngilizce'ye yönelmek, öz dilimizi ikinci plana atmıştır. Ülkenin her yanında insanımızın dilini geliştirecek yeni kelimeler bulmalıyız. Yeni kavramlar, aydınların özgür kalemlerinde hayat bulmalı, bunlar özgürce okunmalı ve hayatımıza girmelidir'' açıklamasında bulundu. ''TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN KURULUŞUYLA TÜRKÇEMİZ, YABANCI DİLLERN ETKİSİNDEN KURTULMUŞTUR'' Son olarak söz alan Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, bir iletişim aracı olarak dilin yurttaşlar arasında duygu, düşünce ve inanç birliğini oluşturan ve toplumsal yapıyı güçlendiren en güçlü ortak bağlardan biri olduğunu ifade etti. Sezer, ''Yüce Atatürk, öncülüğünü yaptığı çağdaşlaşma hareketinde, dil bağımsızlığını, siyasal ve ulusal bağımsızlığın ayrılmaz parçası olarak değerlendirip, dilimizin başka dillerin etkisinden kurtarılması yönünde çalışmalar başlatmıştır. Atatürk'ün, Türk dilini ulusal kültürümüzün eksiksiz bir anlatıcısı durumuna getirmek ve dilimizi çağdaş uygarlığın kavram ve değerlerini karşılayacak yetkinliğe eriştirmek amacıyla başlattığı öngörülü girişimlerini, bugün de övgüyle anmakta, bundan sonra da bu yönde sürdürülecek çalışmalara gönülden destek vermekteyiz. Yüce Atatürk, dil devrimiyle Türkçe'mizi kendi öz değerlerine dayanarak, çağdaş bir kültür diline ulaştırmayı amaçlamıştır. Büyük Türk devriminin içinde özel ve yaşamsal rolü olan Dil Devrimi, ulusallaşma sürecinin çok önemli yapı taşlarından biri olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuyla Türkçe'miz, etkisi altında bulunduğu yabancı dillerden arındırılmış, Cumhuriyet'in amaçlarına koşut çağdaş bir kimlik kazanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, Atatürk' ün yönergeleriyle kurulan Türk Dil Kurumu'nun yanı sıra, yazarlarımız, sanatçılarımız, bilim adamlarımız ve tüm aydınlarımız özverili çalışmalarda bulunarak, Türk dilinin çağdaş bir devlet ve bilim dili olmasında önemli katkılar sağlamışlardır'' şeklinde konuştu. ''TÜRK MİLLETİNİN DİLİ TÜRKÇE'DİR'' Konuşmasında, Atatürk'ün dili, ulus olmanın en başta gelen öğesi olarak değerlendirdiğini, ulusal duygu, düşünce ve yönelişin, ulusal benlik ve bilincin ulusal dile bağlı olduğunu vurguladığından da bahseden Sezer, ''Atatürk'ün, 'Türk Milletinin dili, Türkçe'dir. Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve en kolay olabilecek bir dildir. Onun için her Türk, dilini çok sever ve onu yükseltmek için çalışır. Bir de Türk dili Türk Milleti için kutsal bir hazinedir. Çünkü Türk milleti geçirdiği nihayetsiz felaketler içinde ahlakını, ananelerini, hatıralarını, menfaatlerini, kısacası bugün kendi milliyetini yapan her şeyin dili sayesinde korunduğunu görüyor. Türk dili Türk Milletinin kalbidir, zihnidir' sözleri, Atatürk'ün dile verdiği önemi ve Türk dilini, Türklüğün en temel taşlarından ve en büyük zenginliklerinden biri olarak algıladığını ortaya koymaktadır. Bir arada yaşayan insanların birbirlerini anlamalarına, tanımalarına ve düşüncelerini anlatabilmelerine, doğru iletişim kurmalarlakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Mecliına olanak veren dil, aynı zamanda kitleleri birleştirme, yakınlaştırma ve kaynaştırma öğesidir'' dedi. ''ANADİL ÖĞRENİMİ, YABANCİ DİL GİBİ ÖĞRENİMİ GİBİ UĞRAŞ GEREKTİRİR'' ''Dil, duygu ve düşüncelerin anlatımını sağlayan en etkili araç olmasının yanı sıra, yapısı, kullanım olanakları ve sözcük dağarcığının genişliği ile düşünce gelişimini olumlu yönde etkilemektedir'' şeklinde konuşmalarına devam eden Sezer, ''Türkçe'mizin yeni sözcükler türetilmesini olanaklı kılan yapısı işlevsel kılınmalıdır. Türk dilinin, dünyadaki tüm gelişmeleri insanımızın izlemesine olanak verecek nitelikte olması sağlanmalı, her kavram ve düşünce biçiminin Türkçe'de karşılığı bulunabilmelidir. Öz Türkçe'nin kullanımına gereken duyarlılık ve özenin gösterilmemesi dilimizi bozmakta ve dilin gelişimini istenmeyen yöne sürüklemektedir. Unutulmamalıdır ki, kültürümüzün evrensel niteliğinin ve Ulusumuzun saygınlığının artması, Türkçe'nin yaşayan bir dil olarak geliş imini sürdürmesiyle olanaklıdır. Dilimizde kimi sorunlar yaşanmaktadır? Türkçe'mizin yaşadığı sorunların çözümünde öncelikli olarak yurttaşların doğru Türkçe kullanımına özendirilmesi ve bu yönde eğitilmesi gerekmektedir. Anadil öğrenimini kendiliğinden tamamlanan bir süreç olarak değerlendirmek, dil gelişimini önemli ölçüde yavaşlatmaktadır. Anadil öğreniminin, yabancı dil öğrenimi gibi yoğun uğraş gerektirdi, sağlıklı anadil geliş iminin başka uzmanlıkların yolunu açacağı bilinmelidir. Eğitim kurumlarımız bu konuya önem vermeli, Türkçe derslerinin kapsamı, yaşamın her alanından kesitler sunan metinlerden, özellikle çağdaş Türk yazınının yetkin yapıtlarından oluşturulmalıdır. Bu derslerde sözcük dağarcığının geliştirilmesi üzerinde durulmalı, çocuklarımıza küçük yaşlardan başlayarak, Türkçe'nin anlatım gücü, atasözleri ve deyimlerle zenginleşen renkli yönleri öğretilmelidir. Ders kitaplarında, sıklıkla yapılan anlatım ve yazım yanlışları tümüyle ortadan kaldırılmalı, yanlışların sürdürülmesi önlenmelidir'' diyerek, müfredatda olması gereken değişiklikleri değildi. Bu konuda basına da bazı görevler düştüğünü söyleyen Sezer, ''Özellikle geniş kitlelere seslenerek, dilin kullanımını ve gelişimini doğrudan etkileyen yazılı, sözlü ve görsel basınımız, sorumluluklarının bilinciyle, dil kullanımına özen göstermeli, dil yanlışlarından sakınmalıdır. Bu konuda yönetimlere de önemli görevler düşmektedir. Eğitim ve öğretimin devlet politikası olması gerektiği hiçbir zaman unutulmamalı, çağdaş düşünceye, kült üre ve sanata saygılı olunmalı, bu değerler gençlere benimsetilmeli ve yaşatılması sağlanmalıdır'' açıklamasında bulundu. ''ÜNİVERSİTE HOCALARININ YAZILARI, DİLİN GÜZEL VE YETKİN KULLANIMININ ÖRNEĞİ OLMALIDIR'' Dilin en doğru biçimde kullanılması gerektiğini de kaydeden Cumhurbaşkanı Sezer, ''Üniversite hocalarının yazıları dilin güzel ve yetkin kullanımının örneği olmalıdır. Çünkü, bilim ve dil arasında çok sıkı bir bağ bulunmakta, insanlığı aydınlatan ve insanlığın önüne yeni ufuklar açan bilimin anlaşılırlığı ve paylaşılması dilin sunduğu olanaklarla gerçekleşmektedir. Buluşlarıyla kendine dünyada yer edinmeye çalışan bilim insanı, yabancı diller kadar kendi dil yapısını ve sözcük türetme kurallarını iyi bilmeli sözcük dağarcığını genişletmelidir. Bilimin ve tekniğin artan gereksinimlerini karşılamak için yeni terim ve sözcükler türetilmesi, dilleri geliştirdiği gibi, bilim insanının düşüncelerinin kapsamını genişletmekte, yaratıcılığını olumlu yönde etkilemektedir. Bilim dallarının kendilerine özgü kavramları dışında, konuşma ve yazı dili, anlam karışıklıklarına olanak vermeyecek biçimde olmalıdır. Atatürk de bilim dilinin ve her düzeydeki eğitim dilinin Türkçe olmasına büyük özen göstermiş, bu konuya kendi de emek vererek kitap hazırlamış, matematik terimlerinin öz Türkçe karşılıklarını bularak dilimize kazandırmıştır'' dedi. Toplumların bilgi, kültür ve sanat düzeylerinin, dillerinin ve anlatım olanaklarının gelişimine koşut çizgide olduklarının da altını çizen Sezer, konuşmalarını şu sözlerle noktaladı: ''Dilin geliştiği ortamda, her alanda yaratıcılık da gelişir. Ülkemizde bugün yazılı ve sözlü iletişimde büyük bir dil bozulması yaşandığını görmek bizleri üzmektedir. Bu bozulmanın yaşanmaması için, Türkiye Cumhuriyeti'nin tüm yurttaşlarının dilini sevmesi ve tüm beklentilerini karşılayacak zenginlikte olduğunun farkında olması gerekmektedir. Türkiye Cumhuriyeti'nin temel devlet felsefesinde yer alan Türk toplumunu çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkarma düşüncesi, dilimizin bu düzeyin gerektirdiği kavram, sözcük ve terimleri karşılayacak bir kültür dili durumuna getirilmesiyle olanaklıdır. Dil bilincini oluşturmanın, ulusal kimlik, kişilik ve benliğimizin oluşturulmasının en etkili yolu olduğunu ve Türkçe'nin yaşayan bir dil olarak gelişimini sürdürmesinin Ulusumuzun saygınlığını artıracağını unutmamalıyız. Tüm bireylerin, Türkçe'mizin doğru ve etkili kullanımı konusunda duyarlı olması, yabancı sözcüklerden arınmış konuşma ve yazı dilini yeğlemeleri birbirimizi daha doğru anlamak ve iyi tanımak yönünden büyük önem taşımaktadır. Bir ulusun, ekonomik, siyasal, kültürel bağımsızlığını ve dünyadaki onurlu yerini korumasının, benliğine sahip çıkmasıyla, kendisine güvenmesiyle ve ulusal dilini bir zenginlik olarak yaşatması ve geleceğe taşımasıyla olanaklı olduğunu vurguluyor, toplantının verimli geçeceğine inanıyor, sizlere esenlikler diliyorum.'' ''UCUZ KAHRAMANLIKLARLA ÜLKEYİ GERMEYE GEREK YOK'' Yapılan konuşmaların ardından Erkan Mumcu ve Bülent Arınç ile Dolmabahçe Sarayı'nın bahçesinde gezintiye çıkan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bir basın mensubunun elindeki üzerinde Özgürlük Anıtı'nın resmi bulunan ''Vatandaşlık'' kitabını göstererek, ''Atatürk ilkelerini savunmak edepsizlik mi?'' şeklindeki sorusu karşısında oldukça şaşırdı. Soruyu yanıtlayan Bülent Arınç, ''Şu anda bu toplantının ev sahibi benim. Konumuz Türk Dili'' şeklinde açıklamadı bulundu. Daha sonra bu diyalog, basın mensupları tarafından Hüseyin Çelik'e soruldu. Çelik ise, ''Devlet adamlığı sorumluluğumuzu zaaf kabul edenler, bana cahil, Başbakana gafil diyor. Tabii ki yasal yollara başvuracağız. Bu ucuz kahramanlıklarla ülkeyi germeye gerek yok. Biz uzlaşma kültüründen yanayız. Bunu en üste gerçekleştiremezsek vatandaştan bunu isteyemeyiz. YÖK'te uzatmaya oynayan bazı kimseler ortamı geriyor. Türk eğitiminin önünden çekilseler, her şey daha güzel olacak. Kitabın üzerindeki Özgürlük Anıtı 2001 yılında basılmıştır. Devlette devamlılık esastır. Ancak bunu seneye değiştireceğiz'' dedi. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 20:44

İLGİLİ HABERLER