Baykal, ''Türkiye çok güç dönemler, acılı olaylar yaşadı. Bu karar, o olaylarla ilgili bir tartışmayı tahrik etmemelidir'' dedi.
Baykal, DİSK'e bağlı Emekli-Sen Genel Başkanı ve Yönetim Kurulu üyelerini kabulü sırasında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Baykal, bir soru üzerine kapatılan DEP'in 4 eski milletvekilinin tahliye edilmesinin olumlu bir gelişme olduğunu belirterek, ''Bu kararı herkesin saygıyla karşılaması lazım. Bunu bir siyasi tartışma konusu haline dönüştürmek doğru değildir'' dedi.
Verilen kararın niteliğinin doğru anlaşılması gerektiğini ve yargı sürecinin işlemeye devam edeceğini belirten Baykal, ''Yargıtay'ın ilgili kişilerin 10 yıldır cezaevinde bulunduğunu dikkate alarak, verilmesi muhtemel hükmün bir haksızlığa yol açmaması için tahliye kararı aldığını'' kaydetti. Baykal, şöyle devam etti:
''Tahliye kararı alınması, Türkiye'ye yönelik uluslararası bekleyişler açısından, Türkiye'de bir barış ortamının şekillenmesi açısından umut ederim yararlı olacaktır. Ama bu yan üründür, asıl mesele Türkiye'de yargının hukuki değerlendirmelerle böyle bir kararı almış olmasıdır. Türkiye çok güç dönemler, acılı olaylar yaşadı. Bu karar, o olaylarla ilgili bir tartışmayı tahrik etmemelidir. Türkiye bir büyük mücadele verdi, Türkiye'nin maruz kaldığı o tehdit, o tehlike aşıldı. Şimdi Türkiye bir istikrar dönemi içine girmiştir.
Artık herkesin yaşanan olaylardan gerekli dersi çıkararak, Türkiye'nin tekrar eski gerginliklere çatışmalara sürüklenmemesi konusunda çok dikkatli olmasına gerek vardır. Bu kararın bir uyum, barış ve sevgi ortamının oluşmasına yardımcı olmasını dilerim. Tam tersine bir intikam, hesaplaşma, kamplaşma anlayışının vesilesi haline getirilmemelidir. Artık husumetler, düşmanlıklar eski kavgalar aşılmış olmalıdır. Yeni kavga tahriklerinden herkes uzak durmalıdır.'' Baykal, son zamanlarda terör olaylarının yeniden hareketlenmesinden kaygılandığını ve üzüntü duyduğunu belirterek, ''Umarım barış, uzlaşma, sağduyu kazanacaktır. Terör ve gerginlik politikaları işletilemeyecektir'' diye konuştu.
''YAPABİLİRSEN ÇAL GÖTÜR ANLAYIŞI''
Deniz Baykal, bir gazetecinin TBMM gündeminde bulunan Yolsuzlukla Mücadele Yasa Tasarısı'nda kamuoyunda kayıp trilyon davası olarak bilinen davada yargılanan siyasilerin affını da kapsayan bir değişiklik yapılmasına yönelik hazırlıklar bulunduğundan söz etmesi üzerine, konunun netleşmesini beklediğini söyledi. Tasarıda bir değişiklik yapılması için bir önerge verilip verilmeyeceğinin Salı günü komisyon toplantısında netlik kazanacağını kaydeden Baykal, şunları söyledi:
''Bu ortaya çıktıktan sonra konuşacak çok şey olacak. Yapılmak istenenin ne olduğunu açıkça görmemiz lazım. Olayı hukuk politikası olarak görüyorum ve çok önemsiyorum. Türkiye maalesef son zamanlarda birbiri ardına iktidara gelenlerin özel ihtiyaçları doğrultusunda af düzenlemeleri yaparak tutarlı, etkin, saygın bir hukuk düzenini işletemez hale gelmiştir. Bugün hukuk sistemimiz delik deşik hale getirilmiştir. Burada yeni gedikler açma, hukuk sistemimizi iyice tahrip etme noktasında bir gelişme ortaya çıkar mı çıkmaz mı bunu ilgiyle merakla bekliyorum'' Türkiye'nin çok büyük sorunlar, yolsuzluklar, rüşvet ve zimmet olayları yaşandığını, bankaların içinin boşaltıldığını anlatan Baykal, hukuk sistemini daha tutarlı, etkin hale getirmek ihtiyacı varken tam tersi doğrultuda yapılacak çalışmaların ülkeye çok ciddi zarar vereceğini söyledi.
Baykal, ''Yapabilirsen çal götür, yapamazsan ver kurtul anlayışına dayalı hukuk düzenlemeleri Türkiye'de ekonomik düzeni de hukuk düzenini de ahlak düzenini de tahrip eder. Yapamazsan hatta tümünü de vermen gerekmiyor, dörtte birini ver kurtul sistemi eğer gelecekse bunu bilelim'' diye konuştu.
Baykal, CHP'de seçimli olağanüstü kurultay ve tüzük kurultayı toplanmasına yönelik imza toplama girişmelerinin anımsatılması üzerine de parti içi sorunları kamuoyu önünde konuşmak istemediğini söyledi. Baykal, ''Bu gelişmelerden kaygı duyuyor musunuz?'' sorusuna da ''Öyle bir görüntü veriyor muyum?'' diye yanıt verdi.
Baykal, bir başka soru üzerine de Genel Merkez'e henüz ulaşan imza olmadığını belirtti.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:22