Gündem
  • 14.3.2002 16:30

MUHSİN YAZICIOĞLU : TÜRKİYE ÇEÇENİSTAN'DA YAŞANAN VAHŞETE SESSİZ KALAMAZ

KAYNAK : Haber Vitrini ANKARA/Hür Çeçenistan Türkiye ve Ortadoğu Temsilcisi Rahman Duşuyev ve Çeçen Komitesi Ankara Temsilcisi Cuma Beyazıt, Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nu ziyaret ederek, Çeçenistan’da devam eden soykırımla ve soykırıma duyarsız kalan çevrelerin tutumlarıyla ilgili bilgi verdiler. Yazıcıoğlu:Türkiye Çeçenistan’da yaşanan vahşete sessiz kalamaz!.. Görüşme esnasında ilk sözü alan BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, öncelikle Çeçen heyetine ziyaretlerinden dolayı teşekkür etti. Çeçenistan’da yaşanan soykırıma duyarsız kalamayacaklarını ifade eden Yazıcıoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: “ Çeçenistan, bizim hem güvenlik hem de insani meselemizdir.Bu gün Çeçenistan’da bir dram, bir işgal, bir soykırıım bütün hızıyla devam etmekte ve en acısı bu tablo karşısında Dünya sessiz kalmayı tercih etmektedir. Bu savaş yeni bir savaş değildir, bir millet asırlardır kendi topraklarında hür, onurlu, başı dik yaşamanın mücadelesini vermektedir. Ancak bu mücadelenin karşısında bütün Dünya’nın gözü önünde vahşete uğramakta, terörist muamelesi görmekte ve seslerini bir türlü duyuramamaktadırlar. Bütün Dünya’nın bilmesi gereken bir gerçek şudur: Çeçenlere uygulanan soykırım belki gündemde olmayabilir ama Çeçenistan’da Rusya tarafından uygulanan açık ve planlı bir vahşet uygulanmaktadır. İşte bu gerçekler ışığında bütün Dünya sessiz kalsa da Türkiye Çeçenistan’da yaşanan vahşete sessiz kalamaz!..Türkiye asıl bu gün maddi, manevi herşeyiyle bu mazlum ve mağrur milletin yanında olmayı kendisine görv bilmelidir” dedi. Duşuyev: Çeçen halkının maddi ve manevi Türkiye’nin desteğine acilen ihtiyacı var. BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun ardından söz alan Çeçenistan Türkiye ve Ortadoğu temsilcisi Rahman Duşuyev ise konuşmasında: “Öncelikle Sayın Genel Başkana teşekkür etmek isterim; çünkü sanki Çeçenistan’da yaşıyormuşcasına Çeçen halkının yaşadıkları özetlemiştir. Dediğiniz gibi mücadelemizin temeli kendi topraklarımızda hür yaşamaktan ibarettir. Ancak Rusya 1992 ilan etmiş olduğumuz bağımsızlığımızı bir türlü kabul edemeiş ve her vesileyle bizlere müdahale etmek için bahaneler yaratmıştır. Bağımsızlığımızı ilan etmemizden iki sene sonra, yani 1994 yılında Rusya Çeçen topraklarına saldırmış ve bu savaş 1996 yılına kadar devam etmişti. Daha sonra 1997 yılında Cumhurbaşkanı seçilen Masadov ve Yeltsin bir barış antlaşması imzalamış, ancak Rusya bu antlaşmaya rağmen fitnelerine devam etmiş ve tekrar saldırıya geçmiştir. O günden bu güne kadar süregelen savaş halkla direkt olarak yapılan ve katliamların doruk noktaya ulaştığı bir savaştır. Daha dün bir köyümüzü basan Rus birlikleri orada yaşayan insanları yakarak öldürdüler. İşte bizler bu zulmü dahi Dünya’ya duyurmakta sıkıntı içerisindeyiz. Temennimiz Dünya’nın bu zulmü görmesi ve müdahale etmesidir. Burada önemle belirtmek istediğim bir hususta Çeçen halkının Türkiye’nin maddi ve manevi yardımına acilen ihtiyacı olmasıdır. Bunu belirtmek boynumuza borçtur” dedi. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 15:47

İLGİLİ HABERLER