NE İŞİN VAR SENİN GENÇ PARTİ'DE İBO?
* <ı>Siyaset merakı babadan herhalde.
ı>- Eh biraz öyle. Babamın siyasi çalışmalarına annem de katılırdı. Babam CHP'li aile geleneğini bozan bir damattı. 7 yaşında 27 Mayıs'ı yaşadım. Babamı alıp götürdüler. Salıverdiklerinde ise kapımızda her gün işe götürmek için iki Jandarma beklerdi. Bir dönem ANAP'ta oldum ama Nesrin Nas başkan olunca istifa ettim.
* <ı>Babanız bağırsak kanserinden vefat etmiş.
ı>- Babamla aramızda acayip bir ilişki vardı. Biz baba-oğul değil, iki dosttuk. 65 yaşında bağırsak kanseri oldu, o güne kadar diş çektirmişliği bile yoktu. Doktorlar yurtdışına bile götürmeyin ölecek dediklerinde, biz İngiltere'ye gittik. Orada da umut yok dediler. Döndük. Hastalığı boyunca, Maksim'de sabah saat dörde kadar sahne almama rağmen, her sabah yedi uçağıyla babama Ankara'ya giderdim. Bir kez rahmetli Cemal Ulusoy'un cenazesine katılacağım diye gitmedim o zaman babamı kaybettik.
* <ı>Erkek için zordur baba kaybı...
ı>-Fırladım arabayla yola ağırlaştığının haberini alınca ama yetişemedim. Sonra odada onunla yalnız kaldım, öptüm yüzünü, alnını, vedalaştım. Gözümün önünde eridi gitti diye düşündüm.
* <ı>Peki siz kanser olduğunuzu öğrenince, aklınıza geldi mi babanız?
ı>-Gelmez mi? Önce onu andım. Çok konuştuk babamla hastalık hakkında. Geceleri sadece onunla dertleştim (ağlıyor).
* <ı>Siz de mi bağırsak kanserisiniz?
ı>-Bağırsakta vardı ama asıl karaciğere yayılmıştı. Doktor arkadaşım ağlayarak yanıma geldiğinde "Tamam bittik, buraya kadarmış" dedim. Sonra Süalp Tansan ile tanıştım. O bana sizi hasta olarak kabul etmek bir doktor için risk çünkü başarısız olursam, tüm Türkiye'nin sevdiği birinin benim yüzünden öldüğü düşünülecek. Ama bana yardım ederseniz bunu yeneriz dedi. Bir yıldır savaşıyoruz. Geçenlerde yine batında bir şeyler gördü 3-4 kez daha kemoterapiye gireceğim.
* <ı>Saçlarınız dökülmemiş.
ı>-Dökülmedi. İnanır mısın? Saçlarım dökülmedi diye "Kanser değil yalan söylüyor" dediler. İğrenç bir şey. Hiç unutmam ilk kemoterapiden döndüğüm zaman eve geceyi sabah ettim. Hiç uyumadım. Hep bahçemdeki ağaçlara baktım, onlarla konuştum. Siz ne şanslı canlılarsınız, 100 yıl yaşıyorsunuz" diye. Kimse benim ne yaşadığımı bilemez tabii (ağlıyor). Sonra "Durun yapacak daha çok işim var" dedim.
* <ı>Siyaset de öyle mi çıktı?
ı>-Aslında hep aklımda vardı ama bunun da etkisi oldu. CHP dışında bütün partilerden teklif aldım. AKP'yi, Cumhurbaşkanlığı sürecinde haksızlık yapıldığını düşündüğüm için seçtim. Rahmetli Atatürk bugün kalkıp CHP'nin halini görse gerisin geriye yatardı. Örneğin İlhan Kesici için üzüldüm.
* <ı>Ya AKP'yi görseydi?
ı>-"Böyle bir parti varmış, halkın istediğini yapan, demokratik" derdi.
* <ı>Şaka ediyorsunuz herhalde.
ı>-Hayır. Biri halkın, diğeri devletin partisi. Niye türban sorununu bugüne kadar çözmedi diyorlar. AKP 361 katılımla Cumhurbaşkanı'nı bile seçemedi. Zannetti ki her şey demokratik yollardan yürüyecek. Ben biraz da Genelkurmay'ın emuhtırasından rahatsız olduğum için siyasete girdim ve AKP'ye geçtim.
* <ı>Siz aslında daha çok MHP çizgisindesiniz. Gençliğinizde solcularla kavgalarınız varmış, hatta bacaklarınız bıçak yaralarıyla doluymuş.
ı>-Doğru ama bugün yapılanları beğenmiyorum. Bir devlet adamı urgan atar mı meydanlara?
* <ı>Peki ya Uzan ve Genç Parti?
ı>-Bu devlet Uzan'ın bankası için 9 katrilyon ödedi. Kimin ne vaat vermeye hakkı var. Uzan'ı tanırım. Çok akıllı, kültürlü, hırslı biridir. İdealleri için hiçbir engel tanımaz.