Rezidans kazasındaki işçi yaşananları anlattı
İşçi Maruf Eren, işçilere eylemlere katılmaları ve açıklama yapmamaları yönünde baskı yaptıklarını belirterek, “Eğer oradaki bir dairenin fiyatı işçiler için harcansaydı şuan 10 arkadaşımız ölmeyecekti” dedi. Mecidiyeköy eski Ali Sami Yen stadındaki bir rezidans inşaatının asansörünün çakılması sonucu 10 işçi hayatını kaybetmişti. Olay sonrası kazaya ilk müdahale edenlerden işçi Maruf Eren yaşananları anlattı. İşçilere herhangi bir eyleme katılmamaları ve basın açıklaması yapmamaları konusunda 2 gündür firma tarafından baskı yapıldığı öğrenildi. Yaklaşık 15 işçi ise şantiyeden dışarıya çıktı. Dışarıdaki İnşaat İşçileri Sendikası üyeleriyle birlikte sloganlar atan işçiler daha sonra basına açıklamalarda bulundu.
Diyarbakır’dan geldiği öğrenilen işçi Maruf Eren, “saat 19.26 bir yankıyla ve patlama sesiyle kalktık. Gidip ne olduğuna baktığımız da ise görmek istemediğimiz bir manzaraya şahit olduk. Elektrik vardır diye hemen müdahale etmekten korktuk. Elektriği kontrol altına aldıktan sonra elimizle çıkarabildiğimiz parçaları çıkarttık. Onlara şehit diyorum çünkü iş kazası değil, onlar şehit mertebesine ulaşacak arkadaşlardı. İlk olarak onların cansız bedenleriyle karşılaştık. Neredeyse bağırsaklarına kadar gördük” dedi.
Asansörün arızalı olduğundan Aziz Torun dahil tüm şirket yetkililerinin bilgisi olduğunu ifade eden Eren, “Dün Aziz Torun televizyona çıkıp açıklama yaptı. Ölen arkadaşlarımızı neredeyse suçluyordu. Ayıptır, vicdan var. Senin hiç mi çocuğun yok. Burada arkadaşımızın 2 tane evladı gitti. Onların cesetleri birbirine sarılıydı. Ölüm anında neleri düşünceler ancak onlar bilir. O ailelerin ciğerleri parçalanıyor. Allah korusun herhangi birimizin evladı ya da Aziz Torun’un evladı orada olsaydı bunları söyleyebilecek miydi?” ifadelerini kullandı.
Asansörde her zaman yapılan işlemlerden birinin anlık arıza giderme olduğunu söyleyen Maruf Eren, “Kökü çözüm yok. Alimaklar zaten eski alimaklar. Sürekli arıza veren alimaklar. Kazanın tek bir nedeni 31. Katta yani alimakın çok çıktığı kat 31 ile 32 arasındaki bağlantıda yani orada stop sensörü olması gerekiyordu. Maliyetini bilmiyoruz ama en fazla 3-5 milyar bir şeydir. Ne yazık ki olmayışından dolayı alimakın orada stop etmesi gerekirken stop etmedi. Raydan çıkarak direkt 32. kattan aşağıya indi. Daha önceden bu asansör çok kullandı. En az 10 yıllık makineler bunlar. Daha önce içinde arkadaşlarımız varken tekrardan düştü. Ancak raydan çıkmadığı için paraşütleri patladı. Patladığı için hiçbir şey olmadı. Bundan tüm şirket yetkililerinin haberleri var. O zaman 2. kattan düştü ama dediğimiz gibi olduğu için kimseye bir şey olmadı. O zaman alimakın kullanan arkadaşımız hastaneden rapor olarak psikolojik tedavi gördü. O olaydan sonra rapor alarak işe gelmedi” şeklinde konuştu.
İçeride dün akşamdan beri şirketin yoğun bir baskısı olduğunu belirten Eren, “1500 işçi varken şuan toplasanız şirkette 150 işçi kaldı. Çoğu da korkudan geldiği için eyleme katılmadı. Benim dahil çoğu arkadaşımızın eyleme katılacağız diye çıkışları verildi. Biz işçiyiz her zaman iş buluruz. Korkmuyoruz çünkü biz ekmeğimizi taştan çıkartan insanlarız. Eylem yapmayın bazı açıklamalarda bulunmayın diyorlar. Şu an buraya gelen 15-20 arkadaşımız var. Baskılardan dolayı başka kimse inmedi. En son içeride kalan ödemelerle ilgili bize bir şey söylemediler. Yalnız ödenecektir ancak biz ücretlerimizin peşinden koşmaktan vazgeçtik. Biz arkadaşlarımızın daha fazla ölmemesinden yanayız. Biz onun için buradayız. İşten çıkarıldığımızı söyleyenler yetkililerdir. Buradaki bir dairenin parası işçiler ölmesin diye harcansaydı 10 arkadaşımız aramızda olacaktı” diye konuştu. Öte yandan olayın yaşandığın andan bu yana şantiye çevresinde çevik kuvvet polisli ve TOMA'lı geniş güvenlikli önlemi devam ediyor.
DOĞAN CAN CESUR
Güncellenme Tarihi : 19.3.2016 01:58