ZAFER ÇAKMAK
ANKARA - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, fikri eserlerin korsan basımı ve satışı konusunda ciddi bir hırsızlıkla karşı karşıya olduklarını belirterek buna fırsat veremeyeceklerini söyledi.
Yönetmen Sinan Çetin, devletin sinema sektörüne yüklediği gelir vergisi ve belediyelerin aldığı yüzde 10 rüsum vergisinin kaldırılması halinde Yeyilçam'a Erdoğan'ın heykelini dikeceklerini söyledi.
Telif hakları ve korsan yayıncılık konusunda yaşanan sıkıntıların giderilmesi yönünde önemli değişiklikler getiren Fikir ve Sanat Eserleri Kanun Tasarısı'nın Hükümet tarafından Meclis'e sevkedilmesi dolayısıyla sanatçılar bugün Başbakan Erdoğan'ı ziyaret etti. Erdoğan, aralarında Yılmaz Erdoğan, Mahsun Kırmızıgül, Zeki Alasya, Sinan Çetin, İlhan eşen, Ali Rıza Binboğa, Selma Alkor gibi ünlü isimlerin de bulunduğu sanatçıları TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Salonu'nda Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu ile birlikte kabul etti.
Erdoğan, salona gelişinde sanatçılarla selamlaştı ve basın mensuplarının, sanatçıları rahat görebilmesini önlemek için bir süre salonun düzenlenmesini bekledi. Erdoğan daha sonra sorunlarını ve sorularını dinlemek üzere sanatçılara söz verdi. MESAM Yönetim Kurulu üyesi ve şarkıcı İlhan Şeşen, eser sahipleri alanında sadece bir meslek birliği olması gerektiğine işaret ederek birden fazla meslek birliği olması halinde akıntıya kürek çekeceklerini ifade etti. Şeşen ayrıca eser sahiplerinden izin alınmadan eserlerin yayınlanamaması konusu üzerinde hassasiyetle durulmasını istedi.
Tiyatro ve sinema sanatçısı Yılmaz Erdoğan ise korsanın en iyi adamlarından birisinin kendisi olduğunu belirterek, ''Benim üzerimden çok ciddi paralar kazanıyorlar'' dedi. Bunun dünyadaki en yaygın ve en ilginç hırsızlık çeşidi olduğunun altını çizen Erdoğan, ''Evinizden televizyonunuzu çalabilirler ama getirip onu size imzalatamazlar'' şeklinde konuştu. Sinema sektörünün güçlenmesinin Türkiye'nin güçlenmesi anlamına geleceğini kaydeden Erdoğan, bunun çok basit bir sanatçı feveranı olmadığını, sinemanın, ülkenin kalkınmasının bir yolu olduğunu vurguladı.
Türk Sinema Vakfı Başkanı ve sinema sanatçısı Selda Alkon ise bugün Amerikan sinema sanayiinin, silah sanayiinin önüne geçtiğine işaret ederek Türkiye'de de sinemanın ileriye taşınması gerektiğini dile getirdi. Alkor, ''Artık yaşlı sinemamızı fazla yormayalım. Gerekli değeri verelim'' diye konuştu.
Yönetmen Sinan Çetin ise vergilerden şikayet etti. Birşey istemeyen gelmediğini, devletin aldıklarını almaması için rica etmeye geldiğini anlatan Çetin, sinemacılar olarak devletten birşey beklemediklerini ancak sinemadan alınan yüzde 50 gelir vergisi ve yüzde 18 KDV'nin kendileri için büyük yük olduğunu ifade etti. Belediyelerin aldıkları yüzde 10 rüsum vergisinin de kaldırılmasını isteyen Çetin şunları söyledi:
''Lütfen bize yardım etmeyin. Alacaklarınızın bir kısmını almazsanız bir Sinema Kurumu kurmanıza da gerek kalmaz. Bir de sinema KİT'i kurmayalım. Belediyelerin yüzde 10 rüsumunu kaldırın, gelir vergisini indirin, inanın tarihe geçersiniz. Yeşilçam'a heykelinizi dikeriz''. Çetin'in sözlerine Yılmaz Erdoğan da 'Arkandayız, yürü' diyerek destek verirken Erdoğan Çetin'in heykel jestine, ''O da bir masraf'' karşılığını verdi.
Halk müziği sanatçısı Mahsun Kırmızıgül ise 5 yıl önce müzik sektöründe 200 milyon albüm satıldığını hatırlatarak bugün ise bu rakamın 20 milyona düştüğüne işaret etti. Kırmızıgül, ''Korsan bizi tükenme noktasına getirdi. Biz üretiyoruz meyvelerini başkaları topluyor'' dedi.
Sanatçıların sorularına Kültür ve Turizm Bakanı cevap verdi. Fikri mülkiyet konusu üretim, dağıtım ve satışı vergiden muaf tutacak bir çerçeve oluşturduklarını belirten Mumcu, bugüne kadar sanayiinin teşvik edildiğinin ve bundan ülkenin yarar gördüğünü, sanat ve kültür eserlerinin de teşvik edilmesi gerektiğini ifade etti. Eser sahibinin izin verme yetkisinin korunduğuna işaret eden Mumcu, toplumun bu konularda bilinçlendirilmesi için görevin kendilerinden çok eser sahiplerine düştüğünü ifade etti.
Başbakan Erdoğan ise Mumcu'nun bu tasarı üzerinde aylardır çalıştığına işaret ederek bu konuda Türkiye'de çok ciddi bir sıkıntı yaşandığını anlattı. Bundan önceki ihmalleri aşmak için önce yasal boşlukları gidermeleri ardından da uygulamaya geçmeleri gerektiğini dile getiren Erdoğan, ortaya konan bir eserden haksız kazanç elde etmenin adil olmadığını bildirdi. Erdoğan şunları söyledi: ''Burada ciddi bir hırsızlık var. Bunun boyutu çok büyük. Bu haksız bir kazançtır. Buna fırsat veremeyiz. Böyle bir zemini hazırlayamayız. Ama bunu çözmek için elele çalışmak zorundayız. Nerede bir su kaçığı olduğunu biz göremeyiz. Uygulamada kararlı bir Hükümet'in olduğundan şüphe etmeyin''.
Türk sanatçısının dünya ile rekabet edebilen bir düzeye ulaşması gerektiğini kaydeden Erdoğan, son zamanlarda özellikle sinemanın ayağa kalktığına işaret ederek bu yöndeki gayretlere her türlü desteği vereceklerini söyledi. Türkiye'nin kültürel zenginliği olan ama bunu takdimde sıkıntılar yaşayan bir ülke olduğuna dikkat çeken Erdoğan, yasal boşlukların bu konuda adım atmayı engellediğini dile getirdi. Erdoğan, ''Fikri mülkiyetin bedelini bulması şart. Bu bedeli hakkı olmayanlara yedirtmememiz gerekiyor'' dedi. İnsanların hayatlarının anlam kazanmasında sanatçıların büyük emeği bulunduğunu, geleceğin sanatçılarla anlam kazandığını vurgulayan Erdoğan, ''Biz size değer vermezsek umudumuzu, geleceğimizi kaybederiz. Olay her zaman para pul meselesi değildir. Sizin gönül zenginliğiniz yoksa yapacak hiçbirşeyiniz kalmaz'' diye konuştu. Erdoğan Türkiye'nin fikri noktada bir erozyon yaşadığına dikkat çekerek bunun giderilmesi gereğinin altını çizdi.
Konuşmasının ardından sanatçılarla hatıra fotoğrafı çektirdi ve bir süre sohbet etti.
Öte yandan, Başbakan'ın kabulü öncesinde mikrofonlar uzatılan bazı sanatçılar, korsan yayın ve satış konusunda sert açıklamalarda bulundu. Eserlerin pahalı olmasının korsanın bahanesi olamayacağını belirten Yılmaz Erdoğan, hiçbirşeyin, hırsızdan mal almanın bir gerekçesi olamayacağına dikkat çekti. Altının da pahalı olduğunu kaydeden Erdoğan, yaşamını kitapla kazanan insanlar bulunduğunu söyledi. Korsan kitap satanların büyük paralar kazanan çeteler olduğunu belirten Erdoğan, korsan satış deninde akla sokaklarda kitap satan çocukların gelmemesi gerektiğini ifade etti. Yılmaz Erdoğan, ''Hakkım onlara haram olsun'' dedi.
Mahsun Kırmızıgül ise hazırlanan tasarıdan çok memnun olduklarını belirterek çıkarılacak yasanın uygulanmasının önem taşıdığını ifade etti. Kırmızıgül, dünyanın hiçbir yerinde korsan kitap, kaset ya da cd satılmadığına işaret ederek, ''Benim ülkemde de olmamasını istiyorum ve bunun için hazır olduğu halde 1 yıldır albümümü çıkarmıyorum. Hakkımı onlara helal etmiyorum'' dedi.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:39