İstanbul’u ne kadar tanıyorsunuz? İstanbul dışından gelen bir aday olduğunuz için çok eleştiriliyorsunuz...
Dışarıdan gelen biri değilim. Ben İstanbul’da büyüdüm. Bir ayağım hep İstanbul’daydı. İstanbul’da şu anda yöneticilik yapanlardan daha fazla İstanbul’u tanıyorum ve daha fazla sorunları biliyorum. Ben onlardan farklı olarak çözüm yollarını biliyorum. Her yıl 10 milyar dolar para sokacağız İstanbul’a. İstanbul zenginleşecek.
900 bin oy farkla İstanbul’u alacağınızı söylüyorsunuz. Bu rakamda herhangi bir artış ya da azalma söz konusu mu?
900 bin benim hedefim. Yarışa çok gerilerden başladım çok ileri mesafe katettim daha da edeceğim. İstanbullu çok iyi bir seçicidir. Kendine belediye başkanı seçecek parti başkanı değil. Tecrübelerim, deneyimlerim, yaratıcılığım, cesaretim, dürüstlüğüm, herşeyim dikkatten kaçmayacak o nedenle İstanbullu tercihi benden yana kullanacak.
Oy hedefiniz?
2 milyon 400 bin...
AŞK GEÇİCİDİR
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’un önemli olduğunu ve aşkla hizmet edeceklerini her fırsatta dile getiriyor...
‘Aşk’ diyor ama aşk geçicidir. Bugün aşık olursun yarın başka birine aşık olursun. Şimdi Başbakan’a bakıyorsunuz bir Kasımpaşalı oluyor, bir Rizeli oluyor, bir Siirtli oluyor yarın Ankaralı olur. Aşk kalıcı birşey değil önemli olan iddia sahibi olmaktır. Ben söylüyorum ama Kadir Topbaş söylemiyor, ‘bakacağız, oturacağız’ diyor. İstemeyen, zorla görevlendirilen bir insanın ne kadar başarılı olmasını bekliyorsunuz. Bir ilçe belediyesinde yaptıkları ortada. Başkanlık, birikim, karizma, yetenek, liderlik ister...
Sizce İstanbul’un en büyük sorunu nedir?
Ulaşım ve işsizlik. Yoksullukla mücadele edip sosyal belediyeciliği hayata geçireceğiz. Ulaşımı hemen çözeceğiz. Deniz ulaşımını canlandıracağız. Bunun dışında 36 km metro, 260 km. raylı sistem hedefliyoruz...
İstanbul sizi niye seçsin?
Kendisine yakın bulduğu için, güveneceği, inanacağı için. Çünkü hep verdiğimiz sözleri yerine getirdik burada da getireceğiz. Tecrübeme, deneyimime, birikimime ve özellikle deprem tecrübeme güvenip bana oy verecekler.
Seçimi kazanmadığınız da bir B planınız var mı?
İstanbul’da yaşayacağım. Oğlum burada yaşıyor. Öteki oğlumun lise sonda tahsili vardı gelememiştik. Planımız zaten böyleydi ancak biraz daha erken oldu. Burada evimiz var Kadıköy’de burada yaşamaya devam edeceğim.
SEFA BEY’İN EV HALİ
Eşinizle ne zaman evlendiniz? Bir de aranızda kıskançlık meselesi yüzünden ortaya çıkan bir başörtüsü sorunu varmış...
Eşimle evlendiğim zaman hanım 18 ben 28 yaşındaydım. O zaman köydeydik. Yeni evliydik. Büyük ablam çok yakındı bize. O eşarp örterdi, ben de özenirdim ona. Eşim onun gibi olsun isterdim. Bir de çevrenin etkisi vardı galiba. Buna biraz da kıskançlık duygusu karıştı. Çok gençti, sokağa çıktığı zaman kıskanırdım. Başını örtmesini istedim. Bir iki sene bu konu konuşuldu. Ondan sonra çocuğa kavuştuk, kendiliğinden gitti zaten.
Peki, Kamuran Hanım, Sefa Bey’in bu isteğine siz nasıl karşılık verdiniz?
Çok sıkıntı yaşadım. Eşimin ablası vardı. Onların örtüsü de geleneksel olarak örtülen yarım örtüydü. O zaman tepkimi ‘ya hep, ya hiç’ şeklinde gösterdim. ‘Ya ben bunu yarım değil tamamen kapatırım ya da takmam’ dedim. ‘Tam takarım’ olayına girince o zaman ona ters geldi.
Başörtü meselesine bakış açınız nedir?
Başörtüsü, Türk toplumuna ters bir olay değil. Simge olarak kullanılmasına karşıyım. Örtüyü kendim de sevmiyorum.
Oğlunuz Mustafa Sirmen’in sık sık magazin sayfalarında yer alması sizi nasıl etkiliyor?
Hiç etkilenmedik. Benim oğlum evli, çoluk çocuklu değil. Kız arkadaşlarının olmasına memnunum, mutluyum.
Sefa Bey’in ev hali nasıl?
Sefa çok pozitif bir insan. İsteseniz de kavga edemezsiniz. 26 yıllık evliliğimde kavga etmedik. Çok pozitif insan.
Mutfakla arası nasıl?
Ben çok yemek yensin istemiyorum açıkçası. Gece 12’den sonra yenmesine karşıyım. Hatta mutfakta ne varsa gizleme durumuna geliyorum. O en çok yumurta yapmayı sever. Bizim için hazırlar...
(STAR)
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:49