SEZER'İN KOLTUĞUNA OTURAN KÜÇÜK DORUK SEZER'İ ŞAŞKINA ÇEVİRDİ
ANKARA - Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ve Ankara Valisi Yahya Gür ile beraberlerindeki öğretmen ve öğrenci heyetini Çankaya Köşkü'nde kabul etti.
Sezer, kabulde, Çankaya Eşref Bitlis İlköğretim Okulu 4. Sınıf Öğrencisi Doruk Bilmen'i koltuğuna oturttu.
23 Nisan Cumhurbaşkanı Bilmen, Sezer'in sorusu üzerine, diplomat ya da öğretmen olmak istediğini söyledi.
Bilmen, hazırladığı mesajında, çocuklara şöyle seslendi:
''Zaman, savaşma zamanı değil, el ele başarıyı yakalamak zamanıdır. Zaman, kardeşlik zamanıdır.
Tüm Türk ve dünya çocuklarına sesleniyorum: Bayramınız kutlu olsun. Gelecek günleriniz birlik, beraberlik, dostluk, kardeşlik ve başarılar, sıhhat, sağlık ve mutluluklarla dolu olsun.''
Daha sonra, Sezer, Çelik ve basın mensuplarının sorularıyla katıldıkları ilginç bir söyleşi gerçekleşti.
Diyaloglar şöyle gelişti:
Sezer: Kıbrıs'ta referandum var yarın. Nasıl bir sonuç düşünüyorsunuz?
Bilmen: Referandum öncesi gerilim arttı. Ama ben iki tarafın da eşit haklara sahip olduğu Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti olarak AB'ye girmelerini istiyorum.
Sezer: Bir taraf evet, bir taraf hayır derse ne olur?
Bilmen: Plan ölecek, Kofi Annan'ın da oradaki işi bitecek.
Çelik: Bana bir emriniz var mı?
Bilmen: Zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılması gelecek nesiller için çok önemli. Okulu olmayan köylere okul yapın, gerekli araç ve gereci gönderin.
Gazeteci: Diğer hükümet üyelerine bir emriniz olacak mı?
Bilmen: Şu an düşünmüyorum. Çünkü, eğitim her şeyden önce gelir. Gelecek nesiller için eğitime daha çok önem veriyorum.
Sezer: Bir de sağlık. En önemli şey sağlık.
Bilmen: Evet.
Gazeteci: Eğitimin önündeki en önemli problem nedir?
Bilmen: Öğretmenlerimiz bizi geleceğe hazırlayan kişilerdir. Öğretmenlerin yetiştirilmesine önem verilmesi gerekir.
-''SORUYA ANLAM VEREMİYORUM''-
Gazeteci: Ekonomi nasıl? Öğrencilerin harçlıkları yetiyor mu?
Bilmen: Sayın basın mensupları, şu an ben öğrencilerin harçlıklarının ne kadar olduğunu bilmiyorum. Onun için bu soruya bir anlam veremiyorum.
Gazeteci: Türkiye'nin genel ekonomisini nasıl görüyorsunuz?
Bilmen: Şu an Türkiye ekonomi açısından bir krizde.
Sezer: Kriz devam ediyor yani.
Bilmen: Evet. Ama Türkiye, bu krizi aşacaktır. Gelecek nesiller Türkiye Cumhuriyeti'ni daha iyi yöneteceklerdir. Daha çağdaş, daha uygar, daha iyi bir devlet olacaktır.
-''OLUMLU SÜREÇ''-
Gazeteci: Türkiye, AB'den müzakere tarihi alacak mı?
Bilmen: Müzakere tarihi için bir yorum yapmak istemiyorum. Çünkü, 2005'te olabilecek. Ama mutlaka alırız.
Sezer: Aralık ayına kadar süre var. Olumlu süreç devam ediyor.
Bilmen: Evet haklısınız. Şu an bir yorum yapmak doğru değil.
Gazeteci: Türkiye, Irak'a asker göndermeli midir?
Bilmen: Türkiye, Amerika ile birleşip Irak'a girerse, bu Müslüman ülkeyi, bizden olanları sırtından vurmak olur. Onun için bu doğru değil.
Cumhurbaşkanı Sezer, ''Sayın Cumhurbaşkanı yoruldu'' sözleriyle söyleşiyi sonlandırdı.
Sezer, kabulden sonra, TBMM'de bu akşam verilecek resepsiyona katılıp katılmayacağının sorulması üzerine, hediye olarak getirilen pişmaniyelerin gazetecilere dağıtılacağını kastederek, ''Pişmaniye var'' karşılığını vermekle yetindi.