SİMİT HESABINDA ERDOĞAN HAKLI ÇIKTI
İŞTE, TUTANAKTAKİ SİMİT TARTIŞMASI:
Bütçe görüşmelerinin son günü sert tartışmalara sahne oldu. Baykal ve Erdoğan arasındaki simit kavgası Meclis tutanaklarına geçti. İşte o tutanaklar
TBMM’nin önceki gün yapılan oturumunda ele alınan bütçe görüşmeleri, oldukça ateşli geçti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile CHP lideri Deniz Baykal arasındaki söz düellosu tüm ayrıntılarıyla Meclis tutanaklarına yansırken, Erdoğan ile Baykal’ın birbirlerine sataşmaları, “Sen" diye hitap ederek ilginç deyimler kullanmaları dikkati çekti. ıki genel başkanın birbirlerine karşı kullandıkları, “Doğru konuş!", “El-kol hareketi yapma!" hitapları da tutanaklarda yeraldı. TBMM Genel Kurulu’nda Erdoğan-Baykal düellosu ve iki liderin simit kavgası tutanakları şu sözlerle yansıdı:
BAYKAL- Sayın Başbakanın bir çaysimit hesabı vardı, biliyorsunuz, gittiği her yerde onu yapıyordu.
AHMET YENİ (Samsun)- Şimdi de yapacak.
ERDOĞAN- Birazdan yine yapacağım.
BAYKAL- Şimdi, yapamıyorsun.
BAYKAL- Yapamıyorsun, nerede?. Bir bardak çay 500 bin lira, (AKP sıralarından gürültüler)
ERDOĞAN- Çankaya'da o.
YENİ- Sabredin.
BAYKAL- Ya, ya... Git de kahvelere bir gör bakalım. Dinliyor vatandaş seni.
ERDOĞAN- Sayın Baykal da onu çok merak ediyor. Bu simit hesabı noktasında, o hesabı devamlı yapıyorum ve gelirken de bu konuda, hatta dedim ki şöyle arkadaşlarıma, Devlet İstatistik Enstitüsü'nün rakamlarını değil de, bana özellikle çarşının, piyasanın rakamlarını getirin. Bu rakamları göreyim istedim ve baktım ki, tabiî, Sayın Baykal simitin fiyatının 500 olduğunu söylüyor.
BAYKAL- Simitle ilgili tek fiyat söylemedim! Ne konuştuğunuzu bilmiyorsunuz. Hep yanlış naklediyorsunuz.
ERDOĞAN- Kaç söylediniz?
BAYKAL- Ben, çayı konuştum, simiti konuşmadım.
ERDOĞAN- Çay 500, simit?!. Hesabı beraber yapacağız ya.
BAYKAL- Ben bir şey söylemedim.
ERDOĞAN- Şimdi, simitin fiyatını soruyorum bilmiyor. Benimki çay, simit; ikisi beraber bu hesap yapılır.
BAYKAL- Çoğunun gerçek olmadığını bundan önceki konuşmalarından biliyoruz.
ERDOĞAN- Şu anda, Keçiören'de ve çevresinde çay 300, simit 300'dür, 350'dir, bazı yerlerde 400'dür.
ÖZYİREK- İstanbul'da kaç lira?!
CANAN ARITMAN (İzmir) - İzmir'de çay da 500, simit de 500.
ERDOĞAN- Ben, hepsini de söylüyorum. Tabi, bu seyyar satıcı. Pastaneden simidi yersen, bu fiyatı bulamazsın; fark bu. (AKP sıralarından alkışlar)
BAYKAL- Pastaneden konuşmuyoruz.
ERDOĞAN- Şimdi, peki, benim hesabım neydi; benim hesabım 5 kişilik aile üzerindendi.
BAYKAL- 6 kişi!.. 6 kişi!..
ERDOĞAN- 5 kişilik aile üzerinden bu hesabı yaptığınız zaman.
BAYKAL- 6 kişi!.. 6 kişi!..
ERDOĞAN- Öbu neye tekabül ediyor
BAYKAL- Hesabın 6'ydı.
ERDOĞAN- 270 000 000 Türk Lirasına tekabül ediyor.
BAYKAL- Hesap 6'ydı.
ERDOĞAN- 5, 5.
BAYKAL- Hesap 6'ydı.
ERDOĞAN- Benim o zamanlar konuştuğum, hep 3 çocuk, anne baba 5. Açarsınız dinlersiniz televizyonları, görürsünüz. Ben ne söylediğimi çok iyi biliyorum.
ARITMAN- Akif Beki düzeltiyor!
ERDOĞAN- - Ve bununla da kalmadık. Ne peki şu anda -yeni asgari ücreti de söylemiyorum, geçtiğimiz asgari ücreti söylüyorum - 350'idi. Fark ne; 80 000 000 Türk Lirası. (AKP sıralarından alkışlar) Yani benim vatandaşımın cebinde 80 000 000 kalıyor şimdi; ama, ben onu söylediğim zaman, asgari ücret 180 000 000'du.
ALİ CUMHUR YAKA (Muğla)- Simit mi yiyecek adam otuz gün?!
ERDOĞAN- O zaman çayla simidi almaya yetmiyordu.
ENVER ÖKTEM (ızmir)- Başbakan, halkımızı simide çaya mahkûm ettiniz!
ERDOĞAN- Özyürek çok ileri gittin.
SABAH GAZETESİ YAZARI İLKER SARIER'İN 10 NİSAN 2005 TARİHLİ YAZISI:
Libero Erdoğan
Başbakan Erdoğan'ın gazeteci ve yazarları peşpeşe tazminata mahkum ettirmesine, son olarak da Fikret Otyam'dan 5 bin papel kazanmasına herkes tepki gösteriyor ama Başbakan'ın bu yöntemle, memleketin bütçe açıklarını kapatmaya çalıştığı da ileri sürülebilir pekala.
Kızılcahamam teati günlerinde, gazetelere yansıyan dedikodulara bakılırsa, halkın geçim sıkıntısının hayli hafifletildiğini anlatabilmek için verdiği örnek, tarihe geçecek bir örnekti. Şöyle demiş Başbakan:
"Bir simit ile bir çay 60 kuruş ediyor. 5 kişilik bir aile günde üç öğün çayla simit yese, 9 lira masraf eder. Bu da ayda 270 lira tutar. Biz ne yaptık, asgari ücreti bunun üzerine çıkardık."
Nasıl örnek. Şahane değil mi? Bu suretle, dar gelirli yurttaşlarımızın hiçbir problemi kalmamış olduğu anlaşılıyor.
Günde 15 simit, bir demlik de çay... Ye babam ye...
Vallahi bir asgari ücretli üzerine para bile biriktirebilir icabında...
Yalnız bir sorun var, hadi bir ay boyunca simit yedi vatandaşlar. İkinci ay da mı simit yiyecekler? Başbakanımızın ikinci ay için başka bir teklif getirmesi gerekiyor. Ki vatandaş ne halt yiyeceğini bilsin.