Gündem
  • 5.6.2010 00:10

TÜRKÇE ANLAMAYANA ERDOĞAN'DAN 3 DİLDE MESAJ!..

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Konya'da vatandaşlara hitap etti. Erdoğan'ın gündeminde yine İsrail vardı. İşte Başbakan'ın konuşması:

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Akdeniz'de uluslararası sularda Gazze'ye yardım malzemesi götüren gemilere yönelik baskının İsrail'deki hükümetin "nasıl hastalıklı bir ruh halinde bulunduğunun en bariz örneği" olduğunu söyledi. Başbakan Erdoğan, bir kez daha İsrail'e 'Öldürmeyi iyi bilirsiniz' diyerek, "Öldürmeyeceksin" sözünü Türkçe, İngilizce ve İbranice olarak dile getirdi.
Öğle saatlerinde Konya'ya gelen Başbakan Erdoğan, Mevlana Müzesi ziyaretinin ardından Konya Kültür Park'ta, 5 Haziran Dünya Çevre Günü kutlamaları ve toplu açılış törenine katıldı. Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, AK Parti Konya Milletvekilleri ve parti yöneticilerinin katıldığı programın açılışında Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek'in konuşmasının ardından kürsüye, Gazze'ye
yardım götüren Mavi Marmara gemisinde yer alan Konya Sivil Toplum Kuruluşları Başkanı Latif Selvi çıktı. Latif Selvi, İsrail askerlerinin yaptığı baskın ve sonrasında yaşananları anlatırken, Başbakan Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan gözyaşlarına hakim olamadı.
Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, çevre kalitesini artırmak suretiyle halkın sağlığına katkı sağlandığını söyledi. Çevreye yapılan her yatırımın sağlığa yapılmış yatırım olduğunu kaydeden Bakan Eroğlu, Türkiye'de son yıllarda çevre ile ilgili konularda çok mesafe kat edildiğini bildirdi. Şuan 42 katı atık tesisi ile 32 milyon kişiye hizmet verdiklerini, bu yıl sonunda katı atık tesis sayısının 54'e çıkacağını ifade etti. Bakan Eroğlu, tozlu raflarda bekleyen Konya Ovası Sulama Projesi'nin (KOP)
destansı bir şekilde ilerlediğini ve 1 yıl erken bitirerek 17 Aralık 2010 tarihinde saat 13.59'da Mavi Tünel'den suyun bırakılacağını açıkladı.

DAVUTOĞLU: "GELİN BU ÇEVREYİ YEPYENİ BİR DÜZENİN MERKEZİ YAPALIM"
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'da, Hz. Mevlana'nın eserlerini okuyanların barış mesajlarını çok iyi anlayabileceğini kaydederek, yepyeni bir barış düzeni içinde yaşamak için yeni reformlara imza attıklarını ifade etti. Dışişleri Bakanı Davutoğlu, "Bizler başbakanımız önderliğinde Türkiye Cumhuriyeti hükümeti olarak aslında Hz. Mevlana'nın mesajını uygulamaya çalışıyoruz. İnsanımızı onurlu bir şekilde, Türkiye'deki bütün vatandaşlarımızla yepyeni bir barış düzeni içinde yaşamak için yepyeni reformlara
imza atıyoruz. Uygun şartlarda, çevrelerde yaşabilmeleri için çaba sarf ediyoruz. Ama sadece bununla yetinmiyoruz. Gelin, bütün bu çevreyi, Ortadoğu'yu, Balkanları, Kafkasları yepyeni bir düzenin merkezi yapalım. Bu düzenle açık denizde seyredenlere korsanca baskınlar yapılmasın. Gazze'de olduğu gibi abluka olmasın. Bugün dünyanın yeni bir mesaja ihtiyacı var, bu mesaj bütün insanlara aynı özgürlüğü getirme mesajıdır. Bu mesaj, Hz. Mevlana'nın mesajıdır. Gelin kim olursanız olun, bu yeni düzeni birlikte
kuralım. Birleşmiş Milletler'de, NATO'da, İslam Konferansı Örgütü'nde, Arap Birliği'nde bu mesajın peşini takip edeceğiz. Şehit düşen bir tek kardeşimizin bile saç telinin hesabını soracağız. Bu bize tarihin, milletin, Hz. Mevlana'nın emanetidir, bu emante sahip çıkacağız" dedi.

ERDOĞAN: "ŞEHİTLERİMİZ DUA BEKLER SLOGAN BEKLEMEZ"
Törende son olarak kürsüye tezahüratlar eşliğinde çıkan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Mevlana'nın öğütleriyle sözlerine başlayan Başbakan Erdoğan, terör örgütüyle sonuna kadar mücadelenin süreceğini vurgulayarak, "Şehit cenazeleri geldiği zaman, onlar musalla taşında olduğunda dua bekler, slogan beklemez. Onları siyasi istismar vasıtası yapanlara benim halkım, benim kardeşlerim inanıyorum ki, en güzel dersi vereceksiniz. Şehitler hepimizindir, sadece ailelerin
değildir. Ve onlar ölü değildir, diridir. Biz onları öyle bilir öyle anarız" diye konuştu.

"HİÇ KİMSE TÜRKİYENİN SABRINI TEST ETMEYE ÇALIŞMASIN"
Başbakan Erdoğan, hiç kimsenin Türkiye'nin sabrını test etmemesi uyarısında bulunarak sözlerine şöyle devam etti:
"Hiç kimse Türkiye'yi başkalarına benzetmesin. Hiç kimse Türkiye'nin sabrını test etmeye çalışmasın. Hiç kimse Türkiye'yi ülkelerden bir ülke görme yanılgısına düşmesin. Hiç kimse bu ülkeye bir kabile devleti muamelesi yapmaya kalkmasın. Tüm Tükiye'ye, tüm dünyaya bir kez daha sesleniyorum; Kudüs'ün kaderi, İstanbul'un kaderinden ayrı değildir. Gazze'nin kaderi, Ankara'nın kaderinden ayrı değildir. Dünya sussa bile biz susmayız, susmayacağız. Dünya katliamlara göz yumsa biz gözümüzü yummayız,
yummayacağız. Dünya akan kana seyirci kalsa, biz olan biteni elimiz kolumuz bağlı izlemeyeceğiz. Dünya Filistin'e sırtını dönse biz Filistin halkına, Gazze'ye, Kudüs'e sırtımızı dönmeyeceğiz. Bunlar kundaktaki masum bebekleri dahi tehdit olarak gördüler. O masum bebekleri analarının kucaklarında katlettiler, bizdeki teröristler gibi. Yetmedi şimdi bebek mamalarını da tehdit olarak görüyorlar. Bunlar çocukları, çocuk parklarını tehdit olarak gördüler. Bunlar, gençleri, öğrencileri tehdit olarak
gördüler. O çocuklar taş attı, bunlar fosfor bombası attı. Ve hala o taş atanlara karşı ne yazık ki, dünya fosfor bombası atanların arkasında duruyor. İşte biz o duranları kınıyoruz, durmayanlara bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Çünkü Türk milletinin şanına yakışan bu. Gazze'de taş üstüne taş bırakmıyorlar, bugün çimentodan dahi korkmaya başladılar."

"HAMAS'I TERÖR ÖRGÜTÜ OLARAK KABUL ETMİYORUM"
Gazze'ye insani yardım götüren gemilere Akdeniz'de, uluslararası sularda yapılan kanlı baskının bir korsanlık olduğunu dile getiren Başbakan Erdoğan, meselelerin Musevi ve İsrail halkıyla ilgili olmadığını, devlet terörü estiren hükümetle ilgili olduğunu belirtti. Başbakan Erdoğan, uluslararası her toplantıda bu konunun gündeme geleceğini belirterek, "19 yaşındaki Furkan'ı şehit ettiniz, elinde silah mı vardı, üzerinde bomba mı vardı, alnında terörist mi yazıyordu? Hangi din, hangi kutsal kitap sizin
korsanlığınıza gerekçe olabilir. Kanlı eylemlerine ortak ettikleri yazarları, çizerleri, yorumcuları artık bunların insanlık dışı terör eylemlerini savunamaz hale geldi. Bizde de bunların ortakları var. İsrail'in bu saldırıya karşı takınılan tavrı ne yazık ki, PKK'nı askerimize olan saldırısıyla Hamas'ın saldırısına, buna benzetenler var. PKK terör örgütü üzerinden Türkiye Cumhuriyeti pasaportu çıkar. Hamas kendi topraklarını koruma mücadelesi veren direnişçilerdir, Filistinlidirler. Filistin'de seçim
kazanmışladır, seçim kazandıkları halde hala İsrail cezaevinde yatmaktadırlar. Ben Hamas'ı terör örgütü olarak kabul etmiyorum, tanımıyorum, bugün de böyle düşünüyorum, düşüncem budur. Onlar topraklarını savunuyorlar ama onlara iktidarda kalma şansı bile vermediler. Hani demokrasiyi savunanlar, ne oldu? Niye bunlara müsaade etmediniz? Ama siz bunu PKK ile aynı kefeye getiremezsiniz. Ey Türkiye'nin gazetelerinde yazanlar. Benimle ilgili de yazacaksınız ama artık mızrak çuvala sığmıyor. Sizin de geçmişinizi
biliriz. Biz dürüstün doğrunun yanındayız ve bunların yanında olmaya devam edeceğiz."

"ÖLDÜRMEYİ İYİ BİLİRSİNİZ"
Gemilere yapılan saldırının İsrail'deki hükümetin "nasıl hastalıklı bir ruh halinde bulunduğunun en bariz örneği" olduğunu dile getiren Başbakan Erdoğan, bir kez daha İsrail'e 'Öldürmeyi iyi bilirsiniz' diyerek, 'Öldürmeyeceksin' sözünü Türkçe, İngilizce ve İbranice olarak dile getirdi. Başbakan Erdoğan, "(İsrail) 'Dünya bize karşı ikiyüzlü davranıyor' diyor. Hayır, ikiyüzlü olan, yalancı olan, katliam yapanlarla gurur duyan, 'arkanızdayım' diyen sensin. Bir kez daha söylüyorum, 'Öldürmeyi iyi
bilirsiniz'. Tevrat'taki 10 emirden 6'ncısı diyor ki, 'Öldürmeyeceksin'. Buradan bir hususun altını çizerek söylüyorum, İsrail'deki bu hükümetin zorba tavrı sadece bölgeyi değil, İsrail halkını da rahatsız ediyor. İsrail halkını bu zalim yöneticilere karşı daha dikkatli davranmaya davet ediyorum" diye konuştu.
İsrail'deki hastanelerde tedavi gören 5 kişinin de bugün Sağlık Bakanlığı'na ait uçaklarla Türkiye'ye getirildiğini anlatan Başbakan Erdoğan, hak yerini buluncaya kadar ne yapılması gerekiyorsa yapacaklarını bildirdi.
Erdoğan, Milli Birlik projesine karşı çıkan muhalefet partilerinin anayasa değişikliği paketinin meclisten geçmemesi için birlikte çalıştığını ve CHP'nin gücünü Anayasa Mahkemesi'nden alacağını sandığını söyledi.

"EN ÖNEMLİ DERDİM HIZLI TREN"
Konuşmasında Konya yatırımlarına da değinen Başbakan Erdoğan, Konya - Ankara arası hızlı trenin yıl sonunda hizmete gireceğini belirtti. Başbakan Erdoğan, "Benim en önemli derdim, Konya-Ankara arası hızlı treni bitirip hizmete açmak. Hedefimiz yıl sonuna kadar hızlı treni bitirip Ankara-Konya arasını 1 saat 15 dakikaya indirmek. Yüklenici firmayı yakın takibe almak suretiyle sıkıştırıyorum, bu yıl sonuna kadar fevkalade bir hal olmazsa onu da bitireceğiz. Konya şuan bir marka şehir oldu. Şimdi Konyaspor
yeniden Süper Lig'e çıktı, tebrik ediyorum. Bir an önce buradaki şehir stadımızın yenisini, kapalı sor salonuyla birlikte yapacağız. Bu işin adımını, hemen projeyi hayata geçirerek bitireceğiz" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, konuşmasının ardından telekonferans yöntemiyle Konya, Tokat ve Eceabat Atıksu Arıtma Tesisleri, Karaman, Kütahya, Kuşadası ve Çarşamba Belediyesi Katı Atık Bertaraf Tesisleri, Karatay Belediyesi Olimpiyat Parkı'nın açılışlarını yaparken 96 adet katı atık toplama aracının anahtarlarını teslim etti.

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 07:16

İLGİLİ HABERLER