TÜRKİYE İÇİN GARİP OYLAMA
Türkiye raporunun 5’e karşı 51 oyla kabul edildiği oturumda, Türkiye aleyhindeki önerge reddedildi ama yok sayıldı.
Hollandalı parlamenter Ria Oomen-Ruijten tarafından hazırlanan Türkiye raporu, Avrupa Parlamentosu Dışişleri Komisyonu’nda (AFET) 5’e karşı 51 oyla kabul edildi. Raporun ele alındığı oturum, AP’nin Türkiye’yle yürütülen süreçle ilgili samimiyet ve iyi niyet eksikliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Dördüncü kez Türkiye raporu hazırlayan Oomen-Ruijten, imtiyazlı ortaklıkla ilgili olarak verilen ancak reddedilen bir önergenin kayıtlara geçmesini engelleyerek, eşine pek rastlanmayan bir adıma imza attı.
“Katılım sürecine alternatif olabilecek imtiyazlı ortaklık müzakeresi başlatılması” çağrısını içeren bir değişiklik önergesi oylamaya sunuldu ve kabul edilmedi. Bu sonucun hemen ardından devreye giren Oomen-Ruijten, Türkiye karşıtları açısından yenilgi anlamına gelebilecek bu maddeyi geri çektiğini açıkladı. Raportörün bu girişimi nedeniyle net şekilde Türkiye lehine sonuçlanan oylama yok sayıldı.
Hristiyan Demokrat Oomen-Ruijten’in Türkiye’ye destek veren Sosyalistlerle, “Siz üyelik vurgusu içeren maddeleri desteklemeyin, biz de imtiyazlı ortaklıkla ilgili olanları çekelim” pazarlığı yapması sonucunda “müzakerelerin hedefinin tam üyeklik olduğu” vurgusunun, “teknik çalışmaları tamamlanan başlıkların açılması” çağrısının ve “yapıcı bir yaklaşım içine girilmesi” talebinin metne girmesi engellendi.
“Üniversitelerdeki başörtüsü sorununun kadınların özgür tercihine saygılı şekilde çözülmesi” ifadesini içeren önerge kabul edilerek bu konuda bugüne kadar AB kurumları tarafından izlenen çizginin dışına çıkıldı. 8 Mart’ta nihai halini alması beklenen belgeye oturum sonucu sokulan dikkat çekici unsurlardan bazıları şunlar:
- Basın özgürlüğüyle ilgili söylem sertleştirildi ve hükümetten bu alandaki ilkelere uyması istendi. Bazı sansür girişimlerinden ve gazetecilere açılan davalardan duyulan rahatsızlığın altı çizildi.
- Ergenekon’un yanı sıra Balyoz davası da metne sokuldu. KCK davasıyla ilgili endişeler sıralandı.
- “Devlet yöneticilerinin, Dink cinayetinin tahrikçilerinin ortaya çıkarılmasını önlemek için yapay engeller çıkarmalarından endişe duyulduğu” vurgulandı.
- Türkiye’nin dış politikada Avrupa değerlerine bağlı kalması istendi.
- TSK’nın eşcinselliği psikoseksüel bir hastalık olarak görmekten vazgeçmesi çağrısı yapıldı. n GÜVEN ÖZALP /MİLLİYET