Gündem
  • 27.2.2002 12:56

YAZICIOĞLU SERT ÇIKTI: APO’YA ÖZEL BİÇİMDE HUKUKLA OYNANAMAZ!...

KAYNAK : Haber Vitrini Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, BBP Genel Merkezi’nde düzenlemiş olduğu basın toplantısıyla, son günlerde gündemin en üst sıralarına yerleşen ‘idam cezasının kaldırılması’ ile ilgili tartışmalara değerlendirdi. Yazıcıoğlu idam cezasının kaldırılması ile ilgili tartışmalarını üzüntüyle izlediğini belirterek şöyle devam etti:”PKK'nın siyasallaşma çabalarının yoğunlaştığı günümüzde idamın kaldırılması tartışılmakta ve ne yazık ki, siyasi irade idamın kaldırılması yönünde ağırlık koymaktadır. Biz hem idam cezasının kaldırılmasına, hem de "kişiye özel" biçimde hukukla oynanmasına karşıyız. Adil bir hukuk sisteminde suç ve ceza dengeli olmalıdır. Cezanın caydırıcılığının olması için, suçla dengeli bir ağırlığa sahip olması şarttır. Bu açıdan bakıldığında idam cezasının tümüyle kaldırılması doğru değildir. Adeta seri katil olarak adlandırılacak caniler için idam cezasının mevzuattan çıkarılmak istenmesi, hangi gerekçeyle olursa olsun mazur görülemez. “ BÖLÜCÜLÜK SİYASALLAŞTIRILIYOR İdam cezası ile ilgili yaşanan tartışmaların, bir başka konuyu, PKK’nın siyasallaşması konusunu da gündeme taşıdığı söyleyen Yazıcıoğlu:”12 Ocak 2000 tarihindeki zirvede, Türkiye'de bağımsız mahkemenin verdiği kararı hukuksuz biçimde askıya alan hükümet, şimdi ikinci adımı atmakta ve hukuku kendine uydurmak istemektedir. Dün kamu vicdanını hançerleyenler, bugün bu hançerleyişi meşru hale getirmek için çırpınmaktadırlar. Bölücülüğün siyasallaşma yolunda her gün yeni bir mesafe aldığı günümüzde, idam cezasının kaldırılması için sarfedilen çabalar, bu siyasallaşmaya hizmetten başka bir sonuç doğurmamaktadır. AB'ye üyelik Türkiye için ne kadar önemliyse, Türkiye'nin birlik ve bütünlüğü çok daha önemlidir. Biz Büyük Birlik Partisi olarak, AB üyeliğinde ısrarlı olmakla birlikte, AB üyeliğinin vatanımızın bölünmez bütünlüğüne değecek kıymette bir hedef olduğunu düşünmüyoruz. Eğer AB üyeliğimizin bedeli, milli bütünlüğümüzün bozulması olacaksa, hiç bir kişi ve kuruluşun bu bedele rıza gösterme hakkı olamaz.” BUGÜN NE DEĞİŞTİ? İKTİDAR MI, MUHALEFET Mİ? Bu gün yaşanan bu tartışmaların müsebbibi olarak mevcut iktidarın görülmesi gerektiğini savunan Yazıcıoğlu, aynı anlamda mecliste bulunan muhalefetinde tarihi bir sorumluluk altında olduğu belirterek:”İktidarı ve muhalefeti tarihi sorumluluğa davet ediyoruz. Hatırlanacaktır, Apo'nun idam konusu Meclis'ten kaçırılmış, liderler zirvesinde halledilerek, derin dondurucuya konulmuştu. O gün bu meseleyi Meclis'e getiremezlerdi. Çünkü Meclis'e, özellikle de MHP grubuna güvenemiyorlardı. O halde bugün ne değişti ki, idam cezasının kaldırılması konusu Meclis gündemine taşınma aşamasına gelmiştir? Şartlar farklı, bu genel bir anayasa değişikliği olacak deniliyorsa, buna hiç kimseyi inandırmaları mümkün değildir. Çünkü ülkemizde idam cezası zaten fiilen uygulanmamaktaydı. Dolayısıyla bu değişikliğin kimin için çıkarılmak istendiğini sağduyu sahibi herkes bilmektedir. Evet, 12 Ocak 2000 tarihinde Meclis'ten kaçırılan bir hüküm için bugün ne değişmiştir de, konu Meclis gündemine taşınma aşamasına gelmiştir? Eğer bugün Meclis'te temsil edilen bazı muhalefet partilerinden garantiler alınmışsa veya alınacaksa, o muhalefet partileri bunun hesabını halka veremezler. Özellikle AKP'nin bu konuda ne tavırda olduğu hala anlaşılmamakta, pazarlığa açık görüntüsü kafaları bulandırmaktadır. Şayet idam konusu, AKP ile hükümet arasında siyasi pazarlıkların bir aracı olarak görülür ve bu milli mesele, basit siyasi çıkarlarla beraber değerlendirilirse bunun vebali ağır olur.” MHP MANEVRA YAPIYOR!... APO F TİPİ CEZAEVİNE DERHAL NAKLEDİLMELİDİR... MHP’yi tartışmanın bir tarafı olarak manevra ve şov yapmakla suçlayan Yazıcıoğlu, Apo’nunda bir an evvel diğer adi katiller gibi herhangi bir F tipi cezaevine nakledilmesini istedi:Vebal altındaki bir diğer parti de MHP'dir. MHP, bir yandan idamın kaldırılmasına evet demeyeceğini açıklarken, diğer yandan ortaklarına yol göstermeyi de ihmal etmemektedir. Demektedir ki, "siz bu konuyu Meclis'te halledin, merak etmeyin, biz hükümet meselesi haline getirmeyiz!" Halbuki mesele, hükümetin veya Meclis'in değil, onların da ötesinde bütün ülkenin meselesidir. Ülke meselesinden ziyade, hükümetin meselesini önceliğe alarak, formül üreten MHP, maalesef bu tezgahta rolünü oynamakta, matematikteki "etkisiz eleman" rolüyle durumu idare etmektedir. Böylelikle bir yandan oynanan oyuna figüranlık yaparken, diğer yandan hayal kırıklığı yaşayan tribündeki seçmenlerine "biz elimizden geleni yaptık" mesajı vererek, sözde durumu kurtarmaya çalışmaktadır. Ama milletimiz bu ucuz manevrayı yutmamaktadır ve yutmayacaktır. Biz BBP olarak idam cezasının kaldırılmamasını savunurken, diğer yandan Abdullah Öcalan'ın İmralı'da ayrıcalıklı bir mahkum gibi tutulmasına da şiddetle karşıyız. Ona adeta farklı bir statü veren bu uygulamaya derhal son verilmeli, her adi katil gibi diğer katillerle aynı cezaevlerinden birisine nakledilmelidir. O sıradan bir katildir ve sıradanlığına uygun bir cezaevine nakledilerek, farklı statüden çıkarılmalıdır.” KÜRTÇE EĞİTİM OLAMAZ Yazıcıoğlu konuşmasının sonunda “Kürtçe Eğitim” konusuna değinerek:”Kürtçe eğitim, Kürt vatandaşlarımızın eğitim ihtiyacından kaynaklanmış masum bir istek değil, kurumsallaşma peşindeki bölücü stratejinin yeni bir halkasıdır. Anadili konuşmak ve yaşatmak herkesin sahip olduğu insan hakkıdır ve biz bu hakkı savunmaktayız. Ülkemizde asli unsurun bir parçası olan Kürt kökenli vatandaşlarımızı adeta ayrı bir unsur gibi yapmak ve onu azınlık statüsüne taşıyarak, bölücülük yolunda mesafe almak isteyenlerin gündeme getirdiği bu talebe, insan hakkı olarak bakma ve ayrılıklarımızı çoğaltma lüksüne sahip değiliz. Anadili konuşma ve yaşatma hakkına evet, vatandaşlarımız arasında altkimlikleri ayrılık vesilesi haline getirecek düzenlemelere hayır diyoruz” dedi

İLGİLİ HABERLER