Gündem
  • 7.3.2002 01:56

YILMAZ AB İÇİN REFERANDUM İSTEDİ

KAYNAK : Haber Vitrini Anasayfa Son Güncelleme 01:55 ANKARA/Başbakan Yardımcısı Yılmaz, "Milletimizin büyük çoğunluğunun AB'ye üyeliği istediğine inanıyorum. Bunun için bu konuda referandum yapılmasına taraftarım" dedi. ANAP Lideri Mesut Yolmaz, ‘‘Milletimizin büyük çoğunluğunun AB'ye üyeliği istediğine inanıyorum. Bu konuda referandum yapalım’’ dedi. Yılmaz, yasal şartların hazırlanmasının zor olmadığını söyledi. ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyeliği konusunda referandum yapılmasını istedi. Yılmaz, ‘‘Ben milletimizin büyük çoğunluğunun AB'ye üyeliği istediğine inanıyorum. Araştırmalar da inancımı doğruluyor. Bunun için bu konuda referandum yapılmasına taraftarım. Eğer referandum talebi umumi arzu haline dönüşürse, yasal şartların hazırlanmasını hiç de zor görmüyorum’’ dedi. TEMPO dergisinin sorularını yanıtlayan Yılmaz, ‘‘Siyasi otoriteye yol göstermesi ve yaratılmaya çalışılan tereddütleri ortadan kaldırması bakımından referandumun şimdi yapılmasında yarar var’’ diye konuştu. Yılmaz'a sorular, yanıtları şöyle: AB Türkiye'yi kabul eder mi? Bugün bir kanaat yerleştirilmeye çalışılıyor. ‘‘Türkiye ne yaparsa yapsın, Avrupa'ya yaranamaz ve Türkiye ağzıyla kuş tutsa yine de AB'ye alınmaz.’’ Bu,temelden yoksun ve Avrupa'ya karşı olan önyargılar üzerine oturtulmuş, aldatıcı bir önermedir. Şunu kesinlikle söylemek mümkündür: ‘Diğer aday ülkelerle aynı şartları yerine getirmiş bir Türkiye’nin üyeliğini reddetmeye hiçbir Avrupa ülkesinin gücü yetmez. Böyle bir çifte standardın ardından AB kalkamaz.' Fakat benim asıl endişem, AB'deki kimi güç odaklarının Türkiye'nin üyeliğini mümkün olduğu kadar ileri bir tarihe erteleme gayretleridir. Eğer biz sağlam durursak Avrupa'daki güç odaklarının oyununu bozabiliriz. TOPLUMSAL DESTEK AB üyeliği için kamuoyu desteği var mı? Burada altını çizerek söylüyorum; Türkiye'nin AB'ye tam üye olmasının olmazsa olmaz şartı bu konuya Türk kamuoyunun vereceği geniş siyasal ve toplumsal destektir. Bu olmadığı takdirde Türkiye AB'ye üyeliği unutmalıdır. Türkiye'nin iç bünyesinde AB konusunda yeknesak bir anlayışın oluşması, bu konuda bütün partiler ve kesimler arasında istisnasız konsensüs oluşması şarttır. Bu bakımdan son dönemde yaratılmaya çalışılan AB karşıtlığı konusunu milletçe çok önemsemeliyiz. AB'ye üye olan devletler, bu üyeliği kendileri için ‘tarihsel, kültürel, sosyal, jeopolitik ve ekonomik’ bakımlardan mutlak gereklilik olarak görmüşlerdir. Bu anlayışla da neticeye ulaşmışlardır. Bu noktada bir AB üyeliğini ülkemiz bakımından böyle görüyor muyuz, görmüyor muyuz? Mesele bu. Sorun AB üyeliğini istemekle değil, sorun bunun için külfete katlanmaya ve çalışmaya hazır olup olmadığımızla ilgilidir. SİYASİ SONUÇ AB için bir referandum yapılmalı mı? Birçok Avrupa ülkesi AB'ye girme sürecinde referandum yolunu seçti. AB'ye üyelik için referandum yapılması şart olmayıp ülkelerin tercihlerine bırakılmış bir husustur. Ben milletimizin büyük çoğunluğunun AB'ye üyeliği istediğine inanıyorum. Nitekim araştırmalar da bu inancımı doğruluyor. Bunun için bu konuda referandum yapılmasına taraftarım. Tam üyelik yolunda müzakere sürecine geçmeden önce bu aşamada yapılacak bir referandum hukuki olmaktan öte, Türkiye'nin AB'yi isteyip istememesi bakımından siyasi sonuçlar doğuracaktır. Siyasi otoriteye yol göstermesi ve yaratılmaya çalışılan tereddütleri ortadan kaldırması bakımından referandumun şimdi yapılmasında büyük yarar vardır. Ancak bunun için önce müzakere sürecine geçilmesi ve bu müzakereler sonucunda Türkiye ile AB arasında bir anlaşma oluşturulması gerekir. ASKER KARŞI DEĞİL Asker AB'ye karşı mı? Ben kurumsal olarak askeri kesimin AB'ye karşı çıktığına inanmıyorum. Eğer öyle olsaydı, 1980'de ihtilal yapanlar ilk beyanlarında ‘AT ve Avrupa Konseyi ile ilişkilerin mevcut anlaşmalar çerçevesinde yürütüleceğini’ ısrarla belirtmezler, askeri yönetimin kurduğu hükümetin programına ‘tam üyelik’ hedefini koymazlardı. Yine Milli Güvenlik Konseyi toplanıp en olmayacak bir dönemde 25 Mart 1981'de o günkü adıyla AT'a katılma kararı almazdı. Nitekim bugün her vesileyle Genelkurmay Başkanlığı bu konudaki görüşlerini açıklamakta ve AB'ye karşı olmadıklarını açık bir şekilde belirtmektedirler. Bu nedenle kurumsal olarak Genelkurmay Başkanlığı'nı AB'ye üyeliğimizin önünde bir engel olarak görmenin yanlış olduğunu belirtmek isterim. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 15:38

İLGİLİ HABERLER