Gündem
  • 15.10.2002 10:48

ZORLA BAĞIŞ TOPLAYAN 45 KAMU VAKFI MAHKEMELİK OLDU

KAYNAK : Haber Vitrini Devlete ait kurumlar bünyesinde kurulan ve yapılan bazı işlemler karşılığı bağışta bulunulması zorunlu olan 45 vakıf hakkında dava açıldı. Söz konusu vakıflar, topladıkları zorunlu bağışı ‘usulsüz, basiretsiz ve emniyeti suiistimal ederek’ kullanmakla suçlanıyor. Hukuken Türkiye’deki diğer 4 bin özel vakıftan hiçbir farkı olmayan bu vakıflar, devletin yapmakla doğal olarak görevli olduğu işlemlerin karşılığında vatandaştan zorla bağış alıyor. 621 vakfın Türkiye bütçesinin üçte birine denk gelen 30 katrilyona hükmettiği belirtiliyor. Başbakanlığın 26.10.1998 tarih ve 1998/28 sayılı genelgesine göre kamu bünyesinde vakıf kurmak, kurulan vakıfların her ne ad altında olursa olsun herhangi bir bağış ve yardım almaları, kurum ihalelerine girmeleri yasak. Vakıflardan sorumlu Devlet Bakanı Ali Doğan, bağış toplayanların bu tebliğe aykırı davranarak suç işlediklerini, genelgeye aykırı hareket eden vakıfların tespit edilmesi halinde haklarında gerekli yasal işlemlerin yapıldığını kaydetti. Ancak yasak genelgesine rağmen vatandaşın adliyede, poliste, nüfus müdürlüklerinde, tapuda bağışta bulunmadan herhangi bir resmi işlemini yaptırabilmesi mümkün değil. Aynı şekilde ticari şirketler de yine kamu ile aynı adı taşıyan vakıflara zorunlu bağış yaptıktan sonra ruhsat ve izin alabiliyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü yetkilileri, bağış toplamanın yasak olduğu halde bunun pratikte uygulanmadığını, karşılarında kamu kurumları olduğu için ellerinden bir şey gelmediğini belirtiyor. Ali Doğan, kamu vakıflarını denetleyen Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün elinde 2001 yılında bu vakıfların ne kadar gelir elde ettiği ve kaç kişi istihdam ettikleri hususunda herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını açıkladı. Türk Kamu–Sen Genel Sekreteri Fahrettin Yokuş ise, yaptıkları bir araştırmaya göre kamudaki 621 vakfın 30 katrilyon liraya hükmettiğini açıkladı. 1999 yılından bu yana kamudaki 45 vakıf hakkında yaptıkları usulsüzlük, emniyeti suiistimal ve basiretsizlikten dolayı dağıtma, dağılma ve vakıf yöneticileri hakkında görevden alma davası açıldı. Vakıflardan sorumlu Devlet Bakanı Ali Doğan, Siirt Milletvekili Ahmet Aydın’ın yazılı soru önergesine verdiği cevapta, kamu vakıflarının yasa gereği 2 yılda bir denetlenebildiğini, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün Türkiye’deki bütün vakıfları toplam 78 müfettiş ve başmüfettiş ile denetlediğini kaydetti. Ancak Vakıflar Genel Müdürlüğü yetkililerinin, kamu vakıflarının da diğer vakıflar gibi her sene mali tablolarını ve çalışanlarını kendilerine bildirmek zorunda olduğunu, ancak ellerinde böyle bir veri bulunmadığını ifade etmesi denetimin ne derece işlediğini ortaya koyuyor. Kamudaki vakıflar demokratik bir yapıya sahip değil. İlk kurucularının vakıflarda kesin hakimiyeti söz konusu. Vakıf yönetimleri kurucular ile kurumdaki üst düzey yöneticilerin elinde. Bu şekilde seçimle vakıf yönetimini değiştirme imkanı bulunmuyor. Kamu vakıfları kurum içinde sahip oldukları ve hükmettikleri parasal güç sayesinde kamu kurumlarının yöneticilerini tayin eder duruma geldi. Her kurumun başındaki yöneticiyi aynı zamanda vakfın da doğal yöneticisi ve başkanı olarak ilan eden vakıflar, bu makama istedikleri kişiyi atıyor. Kim ne kadar alıyor? Adli sicil kaydı (Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı): 1 milyon lira Nüfus cüzdanı (Nüfus Hizmetlerini Güçlendirme Vakfı): 5 milyon lira Tapu işlemi (Tapu ve Kadastro Vakfı): 11 milyon lira Otomobil ruhsatı, pasaport (Emniyet Teşkilatı vakıfları): 10–20 milyon lira. (Zaman) Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 18:24

İLGİLİ HABERLER