Gündem
  • 18.12.2004 15:31

AĞAR: BAYRAM YAPACAK HAL YOK...

MUAMMER TAN ANKARA - ''70 milyonluk Türkiye'yi 700 binlik Rum'a tercih ettiğiniz ifadesi eğer doğruysa, bunu aczin ve başarısızlığın kendi ağızlarından ikrarı olarak görmekteyiz'' diyen Ağar, Kıbrıs meselesi üzerindeki hassasiyetin devam ettiğini ve meselenin sadece hükümet taahhütleriyle geçiştirilemeyecek kadar önemli olduğunu vurguladı. Ağar, ''Türkiye, 'öteki' muamelesi görerek de yola devam edemez. Türkiye bu süreci, bu süreçten daha önce geçip tam üye olmuş ülkelerle aynı çerçeve içerisinde yürütme hakkına sahip olan bir ülkedir. Bu süreçte Türkiye'ye reva görülen ayrımcılığın ortadan kalkması lazımdır'' değerlendirmesinde bulundu. Ağar, Başkanlık Divanı toplantısının ardından AB kararlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ''Türkiye AB yolunda çok önemli bir dönemeçten daha geçti'' geçti diyerek sözlerine başlayan Ağar, iktidarın dahi 'başarı' diye söylemekte tereddüt ettiği bir günün geride bırakıldığını söyledi. Türkiye'nin çok ağır dayatmalarla karşı karşıya kaldığını ve bu dayatmaların bir kısmının yakın tarihte Türkiye'nin önüne çıkacağına işaret eden Ağar, ''17 Aralık Zirvesi'nin son anlarında Kıbrıs Rum Kesimi'ni tanımayı yazıya değil de söze bağlanmakla zevahir kurtarılmaya çalışılmış; ancak daha sonradan hükümet üyesi bir bakanın yazılı teyidine de ihtiyaç görülmüştür'' dedi. Türkiye'nin müzakere tarihi almak için başka ülkelere reva görülmeyen muameleyle karşı karşıya bırakıldığını vurgulayan Ağar, şunları kaydetti: ''Ortaya bir müzakere tarihi çıkmıştır; ancak bu müzakere tarihi bilinen bütün ölçülerin dışında akla gelen, gelmeyen bütün dayatmaları da kabul etmek suretiyle ortaya konmuştur. Bu bakımdan gelinen noktanın AB sürecinin devamı açısından olumlu görmekteyiz. Ancak gücünün, kuvvetinin, kudretinin, potansiyelinin farkında olmaksızın müzakere sürecinde bir yapının da Türkiye açısından Türkiye'yi daha da zora, daha da sıkıntıya sokacağının da endişesini taşımaktayız.'' ''TÜRKİYE'YE REVA GÖRÜLEN AYRIMCILIĞIN ORTADAN KALKMASI GEREKİR'' İktidarın, Türkiye'nin geleceğini taşımakta giderek zorlandığını savunan Ağar, varolan ülke meselelerinin pazarlık gücüne sahip başa baş, dişe diş iradeyi ortaya koyacak güçlü bir siyasi yapıyla çözüleceğini kaydetti. 'Bize bir tarih verin de ne olursa olsun' anlayışının Türkiye'nin müzakere tarihinde önüne bitmez tükenmez engeller çıkaracağını ifade eden Ağar, bundan sonraki süreci milletin ibret ve soğukkanlılıkla izleyeceğini, meselelerine çözüm bulunmasını isteyeceğini belirtti. ''70 milyonluk Türkiye'yi 700 binlik Rum'a tercih ettiğiniz ifadesi eğer doğruysa, bunu aczin ve başarısızlığın kendi ağızlarından ikrarı olarak görmekteyiz'' diyen Ağar, Kıbrıs meselesi üzerindeki hassasiyetin devam ettiğini ve meselenin sadece hükümet taahhütleriyle geçiştirilemeyecek kadar önemli olduğunu vurguladı. Ağar, ''Mesele Meclisin meselesidir. Mesele, dolayısıyla milletin meselesidir'' şeklinde konuştu. Ağar bir soru üzerine, AB müzakere sürecini takip edecek bir çalışma grubu kurduklarını, alınan kararları ve gelişmeleri buradan takip ederek, Türk milletinin menfaatleri çerçevesinde katkılarını sürdüreceklerini bildirdi. ''Türkiye savaş mağlubu ülke muamelesi görerek bu yola devam edemez'' diyen Ağar, ''Türkiye, 'öteki' muamelesi görerek de yola devam edemez. Türkiye bu süreci, bu süreçten daha önce geçip tam üye olmuş ülkelerle aynı çerçeve içerisinde yürütme hakkına sahip olan bir ülkedir. Bu süreçte Türkiye'ye reva görülen ayrımcılığın ortadan kalkması lazımdır'' değerlendirmesinde bulundu. AB kararının KKTC'ye etkilerinin sorulması üzerine Ağar, ''Şimdi bu haliyle Kuzey Kıbrıs'ın, oradaki Türk Cumhuriyeti'nin tasfiyesi sonucunu getirir. Bütün haklarının korunmaması gibi bir sonuçla karşı karşıya kalınır'' dedi. Kabul edilmekte güçlük çekilen Annan Planı'nın bile gerisine düşüldüğünü ileri süren Ağar, ''Bu bakımdan hükümetin bu konuyla ilgili ne politikası varsa bir an evvel bunu ortaya koymak mecburiyeti vardır ve bu mecburiyet içerisinde konunun sadece Türkiye'nin vereceği tavizlerle değil, müşterek bir uzlaşma zeminiyle çözüleceğinin ortaya çıkarılması gerekir'' ifadesini kullandı. Ağar, AB kararının bir bayram havasında kutlanmasını nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine ise şunları söyledi: ''Türkiye'de tabii meseleyi siyasetin aracı haline getirerek, iç politika aracı haline getirerek dış politika yürütmeye devam ederseniz böyle bayramlar kutlayabilirsiniz. Bayram Türkiye'de tarımsal kesimin gözyaşlarının, çiftçinin, köylünün gözyaşlarının ortadan kalktığı zaman, emeklinin, işçinin, memurun insan gibi yaşadığı hale geldiği zaman ve işsizliğin ortadan kaldırıldığı zaman bayram olacaktır. Gelip geçici bayramlar aldatmacaya döner endişesi içerisindeyiz. Bayram o gündür. Bugün henüz bunu yapacak hal yok. Milletin geçim derdine düştüğü, kışı nasıl geçiririm diye düşündüğü anda suni bayramlarla kendinizi de bir yere taşıyamazsınız, ülkeyi de bir yere taşıyamazsınız.'' Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 23:28

İLGİLİ HABERLER