ARINÇ'TAN TÜRKİYE'NİN AB BAŞARISINI ELEŞTİRENLERE SERT CEVAPLAR: ''MİLLİYETÇİLİK KURU SIKI LAF ATIP TUTMAKLA OLMAZ''
YUSUF ZİYA ERARSLAN- BİLGİN ŞAŞMAZ-
ANKARA - ''Gerekirse kalkar giderim. Sen beni güçsüz ülkenin başbakanı mı sanıyorsun denilebiliyor. Eski fotoğrafları hatırlayın. Ayak ayak üstüne atan biri, yanındaki de nöbet bekleyen asker gibi ayakta duruyordu. Ey millet; elinizi vicdanınıza koyun ve 20 yılı bir gözden geçirip gelinen noktaya bir bakın'' diyen Arınç, 'Kıbrıs elden gidiyor' diyenlere ise, ''Milliyetçilik kuru sıkı laf atıp tutmakla olmaz'' cevabını verdi.
Arınç, ATO'da düzenlenen 2002-2003 yılı vergi rekortmenleri ödül töreninde yaptığı konuşmada, 17 Aralık Zirvesi'nde alınan müzakere tarihinden sonra ortaya atılan eleştirilere sert cevaplar verdi. Türkiye'nin AB'den müzakerelere başlama tarihi almasının 'büyük başarı' olmasına rağmen haksız eleştirilerin yapıldığını ifade eden Arınç, ''Türkiye'nin 17 Aralık'ta yapılan AB Zirvesi'nden tarih alması sevindiricidir. Ancak alaturkalıktan kaynaklanan duruşumuzla kendi hissiyatımızı kontrol edemiyoruz. Bunu herkes başarı olarak görmelidir'' diye konuştu. Türkiye'nin AB'den müzakere tarihi almasından sonra ortaya atılan, ''Büyük bir zafer'' ya da ''Her şey öldü, bitti, yok oldu'' görüşlerinin de doğru olmadığını savunan Arınç, ''Milletçe 3 Ekim 2005 tarihi almamızı sevinçle karşılamalıyız. Ancak kıskançlık ve siyasi mülahazalarla bunu yok saymaya, alay etmeye, küçümsemeye kimsenin hakkı yoktur. Realist olmalıyız'' şeklinde konuştu. AB'ye tam üyelik sürecinde kat edilen mesafede Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın büyük rolünün bulunduğunu söyleyen Arınç, ''Erdoğan'ın iktidar-muhalefet ayırımı yapmadan tüm milletvekillerini kutlaması kadirşinaslıktır. 43 yıldır yapılamayanlar 2 yılda yapılmışsa, bu TBMM'nin ve hükümetin başarısıdır. Bu başarıda sivil toplum örgütlerinin ve medyanın da katkısı var'' dedi.
''SİZ KUVVETİ HALKTA BULABİLİRSİNİZ; AMA AVRUPA'YA GÖRE KUVVET GÜÇTEDİR''
TBMM Başkanı Bülent Arınç, ''Kıbrıs elden gidiyor'' ve ''Ermeni soykırımı kabul edilecek'' eleştirilerini de yanıtladı. Arınç, şunları söyledi:
''Milliyetçilik kuru sıkı laf atıp tutmakla olmaz. Gerçek vatansever işini iyi yapan, milletine, devletine yararlı olan insandır. Hamaset nutukları atmakla hiç bir şey başaramayız. Ayaklarımızı yere sağlam basmak, alnımızı açık, başımızı dik tutmak ve planlı davranmak zorundayız. Türkiye'de artık herkes AB'yi iyi biliyor. Siz kuvveti halkta bulursunuz; ama Avrupa'ya göre 'güç' kuvvettir. Daha önce Avrupalılar bizimkilerle ne görüşüyor, ne de el sıkıyordu. Türkiye'nin yöneticilerini kimse önemsemiyordu. Şimdi güçlü ve ne yaptığını bilen bir Türkiye var. 'Gerekirse kalkar giderim. Sen beni güçsüz ülkenin başbakanı mı sanıyorsun?' denilebiliyor. Eski fotoğrafları hatırlayın. Ayak ayak üstüne atan biri, yanındaki nöbet bekleyen asker gibi ayakta duruyor. Ey millet; elinizi vicdanınıza koyun ve 20 yılı bir gözden geçirip gelinen noktaya bir bakın.''
Arınç, siyasetçinin işinin sorunları konuşmak değil, sorunları çözmek olduğunu belirterek, siyasetin ise toplumsal sorunları çözmek anlamına geldiğini kaydetti. Türkiye'de bazı siyasetçilerin sadece konuştuğunu öne süren Arınç, ''Çünkü onun varlık nedeni, hayat hikayesi budur'' ifadesini kullandı. TBMM ve hükümetin 2002 yılında yılların ihmaliyle büyüyen kronik sorunları kucağında bulduğunu öne süren Bülent Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Vatan millet nutuklarıyla kimse yatırım yapmadı. Hatırlayın lütfen bir gecede soyulmadık mı, bir gecede fakirleşmedik mi, bir gecede kepenkler inmedi mi? Bunlar bazı siyasetçilerin beceriksizliğinin sonucudur. Vatansever insan aklını iyi kullanan insandır. Çünkü aklı olmayanın mükellefiyeti yoktur. Avrupa'nın şımarık çocukları sırtı palazlananlardır. Türkiye'ye ilk defa kapılar açılıyor, ilk defa sizi dikkate alıyorlar. Bunlar güzel şeyler, hasret kaldığımız şeyler. Hamaset dönemi bitti, nutukları bırakıp çözüm için çalışmalıyız.''
''AVRUPA BU SINAVI KAYBETTİ''
Almanya'da 2 milyondan fazla Türk yaşamasına rağmen 1 yıl boyunca iki ülke parlamentoları arasında ilişkilerin kopuk olduğunu belirten Arınç, şimdiye kadar hiçbir meclis başkanının bu ülkeye gitmediğini kaydetti. ''Türkiye Kıbrıs'ta hiçbir şey kaybetmiş değildir'' diyen Arınç, Avrupa'nın daha önce aldığı kararlara sert çevirerek sınavı kaybettiğini ileri sürdü. Arınç, AB'nin 2002 yılında söylediklerinin Türkiye tarafından yapılacağına inanmadığını, Türkiye'nin bunu başaracağını düşünmediğini savundu. Konuşmasının son bölümünde Başbakan Erdoğan ve bakanları öven Arınç, sözlerini şöyle tamamladı:
''Başbakan akşam evine gitmedi, çalıştı, uçaklarla başkentleri dolaştı. Türkiye çok önemli bir prestij kaydetti, bu prestijin kaydında emeği geçenleri alınlarından öpüyorum. Türkiye iyi noktadadır. Güzel şeyler, güzel işler milletin beraberliği ile yapılacaktır. Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan, bütçe görüşmeleri için aramızdan ayrılmak zorunda kaldı. Babacan Anadolu'nun evladı, sizin çocuğunuz, sizin dostunuz. Çıkrıkçılar Yokuşu ve sitelerde yetişen, hiçbir locaya, bir yere bağlı olmayan biri. Türkiye'nin ekonomisine yön veren Babacan, esnaflıktan, içimizden buralara geldi. Diğer bakanlarımız bu ülkenin insanlarıdır. Halkla birlikte yatıp kalkmış, yetimlerle, öksüzlerle beraber olmuş insanlar. Ben radikal bir insanım. Benim de Meclis Başkanı olmamam gerekirdi. Çünkü Türkiye'deki kast sistemi içerisinde benim Meclis Başkanı olmam mümkün değildi. Ama milletin oyu, güveni ve duasıyla geldik. Manisa'dan Molla Ahmet'in oğlu, İbrahim Çavuş'un oğlu adam olacak da bir gün Meclis Başkanı olacak. Bunu 20 sene önce biri söyleseydi, 'Bu adamı tımarhaneye atın, böyle bir şey mümkün değil' derlerdi. Bir de Allah'ın adalet sıfatına inanacağız. Allah'ın adil sıfatı önünde hep beraber secde edeceğiz.''
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 23:30