Gündem
  • 7.12.2003 14:18

BAHÇELİ İKTİDARI ŞOV YAPMAKLA SUÇLADI

HAKAN AKKAYA ANKARA - Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, hükümetin vurguncuları ve teröristleri affetmeyi, kamu kurumlarını tahrip etmeyi ve devletin yetişmiş kadrolarını tasfiye etmeyi marifet sayıp övündüğünü savundu. Devlet Bahçeli, Esenboğa Oteli'nde düzenlenen MHP İl ve İlçe Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşma ile partisinin seçim çalışmalarına 'start' verdi. Bahçeli, konuşmasında hükümetin bir yıllık icraatlarını değerlendirdi ve hükümeti ağır bir diller eleştirdi. Bahçeli, AK Parti'nin iktidara geldiğinden bu yana bir yıl 20 gün, güvenoyu aldığı günden bu yana ise bir yıl 10 gün geçtiğini hatırlattı. Bahçeli, bu süre içinde, hükümetin daha önce verdiği sözleri ve vatandaşların ihtiyaçlarını unuttuğunu savunarak, AK Parti'nin ekonomide ''At kurtul-sat kurtul'', dış politikada ''Teslim ol kurtul-ver kurtul'' anlayışıyla, siyasette ise ''Geçmişi karalama ve suçlama'' politikaları ile hükmetmeye çalıştığını ileri sürdü. Bahçeli, hükümetin, vatandaşın haklı beklentilerini karşılamak yerine, dış politikada tamamen teslimiyetçi ve kişiliksiz bir tutum içinde olduğunu savunarak, iç politikada hükümetin süreklilik arz eden bir gerginlik siyaseti izlemekte olduğunu öne sürdü. Bahçeli, hükümetin, vurguncuları ve teröristleri affetmeyi, kamu kurumlarını tahrip etmeyi ve devletin yetişmiş kadrolarını tasfiye etmeyi marifet saydığını ve övündüğünü öne sürdü. ''AK PARTİ İKTİDARI İLE ŞOV DÖNEMİ BAŞLADI'' AK Parti iktidarı ile birlikte şov döneminin başladığını ifade eden Bahçeli, ''Ekonomik ve sosyal konularda Türkiye'nin ufkunu açacak önemli projeler geliştirip, uygulamaya koymayan hükümet, köprü, alt geçit, park gibi mahalli projelerin açılışına sanatçılarla birlikte şova dönüştürmekten geri kalmamaktadır'' dedi. Bahçeli, hükümetin siyasi rant sağlayacağını düşündüğü her konuda kavga ve gerginlik üretmekten kaçınmadığını savunarak, iktidarın gücünü ellerinde bulundurdukları halde, bazı kritik konularda gerekli düzenlemeleri yapmak yerine, önce kişi ve kurumları karşı karşıya getirerek gerginlik yaratmakta, daha sonra geri adım atarak sorunlara çözüm üretecek bir irade ortaya koymadığını öne sürdü. Bahçeli, ''Hortumculara ve medya patronlarına hamilik yapan bu hükümet, vatandaşın taleplerine duyarsız kalmaktadır. Dış politikada yıllar süren mücadelelerle oluşturulan kazanımlarımızdan ve milli politikalarımızdan bir çırpıda vazgeçebilmektedirler. Her türlü tavizi vererek teslimiyetçi bir tavır sergilemekte ve TBMM'yi adeta bir AB noteri gibi çalıştırmaktadırlar'' diye konuştu. Bahçeli, 3 Kasım seçimlerinden önce milletin huzur ve refahı için zorunluluk arz eden yapısal önlemlerin, 57. Hükümet tarafından siyasi kaygılardan uzak bir yaklaşımla uygulamaya konulduğunu belirterek, ekonominin genel bir iyileşme ve krizden çıkış eğilimine girdiğini söyledi. Bahçeli, şunları söyledi: ''HÜKÜMETİN ÖZELLEŞTİRME HEDEFLERİ BAŞARISIZLIKLA SONUÇLANMIŞTIR'' ''Enflasyon kontrol altına alınarak faizler düşürülmüş, döviz kurları istikrara kavuşturularak, üretim ve ihracatta belirgin bir artış kaydedilmişti. Kısaca, AK Parti iktidarı iddia ettiği gibi bir enkaz devralmamıştır. Tam aksine, bugünkü hükümet, krizlere karşı dayanıklılığı artırılmış, hesapları şeffaflaştırılmış, bir saatli bomba gibi duran görev zararları tasfiye edilmiş, rekabet gücü artırılmış bir ekonomi devralmıştır. Bu nedenle, AK Parti iktidarı, döneminde ekonomide yaşanan bazı iyimser gelişmeleri, sadece tek parti iktidarına dayandırılan bir siyasi istikrarla açıklamak mümkün olmadığı gibi, AK Parti'nin politikalarına duyulan güvenden kaynaklandığını iddia etmek de gerçekçi değildir. Eğer bu iddialar doğru olsaydı, AK Parti Hükümeti'nin seçim öncesinde taahhüt ettiği gibi, yeni bir ekonomik program ortaya koyması gerekirdi. 'Uygulanan ekonomik programa sosyal boyut kazandıracağız, vergileri artırmayacağız' diyen AK Parti, Ocak ayında özel tüketim vergilerini artırmış, özel işlem ve özel iletişim vergilerinin uygulama süresini uzatmış, kurum peşin vergi oranını yükseltmiş, ek motorlu taşıtlar ve ek emlak vergileri ihdas etmiştir. Hükümetin özelleştirme hedefleri başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Hiçbir stratejiye dayanmadan, 'Ben her şeyi satarım' mantığıyla hareket edilen özelleştirmede, 4 milyar dolarlık hedefe rağmen Eylül 2003 ayı itibariyle sadece 116 milyon dolarlık özelleştirme yapılabilmiştir. 2004 yılı bütçe tasarısında yer alan rakamlar inandırıcı olmaktan uzaktır. Yapılan varsayımların gerçekçi olmaması nedeniyle SSK için öngörülen 2.8 katrilyon liralık bütçe transfer ödeneğinin en az 5 katrilyon lira olarak gerçekleşmesi beklenmektedir. Kamu maliyesinin temel problem alanı olan sosyal güvenlik açıkları 2003 yılında GSMH'nin yüzde 4.5'ine çıkarak tarihi en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Bu açıkların azaltılmasına yönelik somut hiçbir adım atılmadığı gibi atılması da öngörülmemektedir. Bütçe için öngörülen yüzde 5 oranındaki faiz dışıf Bahçeli, hükümetin siyasi rant sağlayacağı fazlanın mevcut şartlarda yüzde 3'ün üzerine çıkarılması imkansız gibi görülmektedir. Bu nedenle yıl içinde IMF gözden geçirmeleri esnasında, asgari 10 katrilyon liralık ilave kaynak sağlamak için yeni tedbirler gündeme gelecektir. Borçların azaltılmasında tam bir başarısızlık söz konusudur. AK Parti iktidarı döneminde ek vergiler konulmuş, özelleştirme başarısızlıkla sonuçlanmış, ödemeler dengesi bozulmuş, istihdam azalmış, ücretler ve çalışanlar mağdur edilmiş, kamu iç ve dış borç stoku artmıştır.'' ''KAMUDA YENİDEN YAPILANMA ADI ALTINDA DEVLETİN TEMEL DÜZENİ İLE OYNANIYOR'' ''Hükümet, kamuda yeniden yapılanma adı altında devletin temel düzeni ile oynamaya kalkmaktadır'' diyen Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: ''Öngörülen düzenleme, üniter devlet yapısını zaafa uğratacak ve şehir devletlerinin alt yapısını oluşturacak niteliktedir. Mahalli idarelerin güçlendirilmesi gerekçesiyle merkezi idarenin karar alma, inisiyatif kullanma ve denetleme yetkileri zaafa uğratılmaktadır. Mahalli idarelere, görevlerini ve yüklendikleri kamu hizmetlerini layıkıyla yerine getirebileceğini mali destek sağlanmadan, hizmetlerin aktarılması sadece problemin yerine getirebileceği mali destek sağlamadan, hizmetlerin aktarılması sadece problemin yerinin değişmesine sebep olacak, vatandaşa bir fayda ve kolaylık sağlamayacaktır. AK Parti iktidarının damgasını vurduğu bir diğer gelişme de bürokraside estirilen yıldırma ve yıpratma havası ve yaşanan tasfiye sürecidir. Hükümet, hiçbir dönemde görülmeyen şekilde siyasi kardolaşmaya gitmektedir. Bu kadrolaşma hareketinin özellikle de daha önce MHP'nin sorumluluğunda olan bakanlıklarda yoğunlaşması dikkat çekmektedir. Bu dönemde daha önceki dönemlerin aksine medya da bu olaylara tepkisiz kalmaktadır. Devlet memurları hiçbir gerekçe gösterilmeksizin görevlerinden uzaklaştırılmakta, liyakat ve hakkaniyet göz ardı edilerek, akraba, eş dost ve yakınlar kamu kurumlarına yerleştirilmektedir. Yeniden yapılanma adı altında kamu kurumları, üniversiteler, özerk kurullar ve yurtdışı teşkilatlarında görev yapan personelin yerleri değiştirilmek ve daire başkanlarından müsteşara kadar tüm yönetici personelin görevlerine son verilmek istenmektedir. Hükümet, kamu kurumlarını vatandaşın çile kapısı olmaktan kurtaracak çalışmalar yerine kadrolaşmak için akıl almaz yolları denemekte, bu amaçla her şeyi göze almaktadır. Yolsuzlukla mücadele vaadiyle işbaşına gelen hükümet, parti programında yer almasına ve seçim sürecinde vatandaşa açıkça söz vermesine rağmen, milletvekili dokunulmazlıklarının sınırlandırılması konusunda hükümet programında ve acil eylem planında yer vermediği gibi bu konudaki kamuoyu talebini bir yıllık icraatı döneminde kaale dahi almamıştır. Yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarıyla yargılananların, milletvekili olmaları sağlanmış hatta bakan olarak atanmıştır. Vergi Barışı adı altında çıkarılan yasa, sahte faturadan yargılanan bir Maliye Bakanı'nın aklandığı yasa olarak tarihe geçmiştir. Bu yasa ile vergi kaçıranlar, devleti dolandıranlar ve hayali ihracatçılar affedilmiştir.'' Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:12

İLGİLİ HABERLER