Gündem
  • 9.4.2002 10:51

BAHÇELİ, İSRAİL VE FİLİSTİN'İ 'ACİL' MÜZAKEREYE ÇAĞIRDI

KAYNAK : Haber Vitrini ANKARA - MHP Genel Başkanı, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, İsrail-Filistin gerginliğinin biran önce sona erdirilmesi çağrısında bulundu. Acil olarak akan kanın durdurulmasını isteyen Bahçeli, "Belli başlı bütün uluslararası aktörleri, bir kez daha 'sorumluluk bilinci'ne davet ediyor ve 'istikrar'ın sadece sözcüklerde geçen içi boş bir kelime olmadığını, milletleri var eden temel unsurlardan birini oluşturduğunu hatırlatmak istiyoruz. İstikrarın anahtarı 'barış sürecidir' dedi. Bahçeli, partisinin grup toplantısında yapıtğı konuşmada, Filistin'de yaşanan insanlık dramının kabul edilemez olduğunu belirterek, bölgedeki hareketliliğin sağduyuya dayalı bir çözüm imkanını ortadan kaldıracak nitelikte olduğunu ifade etti. Sorunun iç politika malzemesi yapılamayacak kadar ciddi olduğuna ve dünya barışı açısından önemine yer veren Bahçeli, "İsrail'in artık bu askeri harekatı sona erdirmesi ve Filistin kentlerinden çekilmesi zaruret halini almıştır" dedi. En kısa zamanda müzakereye başlanması gerekliliğiin altını çizen Bahçeli, askeri harekatın uzamasının her dakika bölgeye ilişkin umutları biraz daha yok ettiğini belirtti. Sorunun 19 yüzyılda çıktığını ve 21. yüzyılın başına taşındığını ve böyle bir sorunun dünyada bulunmadığını ifade eden Bahçeli, "1516'da başlayan dört asırlık bir adalet ve istikrar döneminin ardından Osmanlı'nın dengeleyici yönetim anlayışı bölgeden dışlanmış, ancak yerine aynı görev ve sorumluluğu icra edecek bir irade konamamıştır" diye konuştu. Bölgedeki sorunun tarihi değerlendirmesini de yapan Bahçeli, şöyle konuştu: "Son birkaç yıla kadar Ortadoğu'da 'tarih yeniden yazılıyor' denilirken, barış umutları yeşeriyor sanılırken, bugün ne yazıkki, tarih eskiden olduğu gibi, hiç değişmeden yazıldığına tanıklık eodiyoruz. Bölgede barış müzakereleri iyi değerlendirilmemiş, barış beklentileri ve süreci yanlış hamlelerle tahrip edilmiştir. Bunun için Ortadoğu'nun bir yanlış hamleyle varılğını ve bir arada yaşama iradesini koruma şansı yoktur. Bu hayati gerçeğin bölgenin tüm aktörlerince idrak edilmesi gerekmektedir. Bu çağrı acildir ve kulak verilmesi şarttır. Bu çağrı Türkiye Cumhuriyeti'nin bugüne dek izlediği tutarlı ve ilkeli polikanın bir yansıması olarak görülmelidir. Belli başlı bütün uluslararası aktörleri, bir kez daha 'sorumluluk bilinci'ne davet ediyor ve 'istikrar'ın sadece sözcüklerde geçen içi boş bir kelime olmadığını, milletleri var eden temel unsurlardan birini oluşturduğunu hatırlatmak istiyoruz. İstikrarın anahtarı 'barış sürecidir'. Barış müzakereleri sürecinin bugüne kadar anlamlı bir zemin yaratılmamasının temel nedeni, bölge ve dünya ülkelerinin Ortadoğu'nun siyasi, tarihi ve toplumsal yapısına uygun böyle bir bakış açısını geliştirememiş olmalarıdır Dünyanın mevcut konjonktürde böyle bir bakış açısını daha da zaruri kılmaktadır. Çünkü bugün Ortadoğu'da eskiden olduğu gibi 'anlaşma içinde anlaşmalar' icat etmek yerine, 'anlaşma üzerinde anlaşma' temin etmenin zamanı çoktan gelmiş bulunmaktadır. İçinden çıkılmaz söz oyunlarına, taktik manevralara değil, gerçek bir barış ruhuna ihtiyaç vardır. Türkiye bütün insanlığın ortak vicdanı olmasını istediği adalet ülkesüyle en uygun çözüm yolunun bulunması için sonuna kadar gayret gösterecektir". Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 16:20

İLGİLİ HABERLER