Gündem
  • 13.4.2002 11:40

BAKAN OKUYAN: "MESLEK HASTALIKLARI SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ İÇİN ÜÇLÜ DİYALOG ŞART"

KAYNAK : Haber Vitrini ZAFER ÇAKMAK ANKARA - Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, üç kesimin diyaloğunun sağlanamaması halinde meslek hastalıkları sorununa bir çözüm bulunmasının mümkün olmadığını söyledi. Türk-İş, Hak-İş, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türkiye Mimar ve Mühendis Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipler Birliği'nin ortak girişimiyle düzenlenen Meslek Hastalıkları Sempozyumu, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Morfoloji binası Konferans Salonu'nda başladı. İki gün sürecek olan sempozyumun açılışına Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu, KESK Başkanı Sami Evren, Türk Tabipler Birliği Başkanı Füsun Sayek ve sendika temsilcileri katıldı. Açılış konuşmasını yapan Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu, meslek hastalıklarına yakalanan çalışanların sayısında son yıllarda görülen düşüşün, Türkiye'nin bu sorunu çözdüğü izlenimini doğurduğunu, ancak ülke gerçeklerinin böyle olmadığını söyledi. Uslu, sendikaların yaptırdıkları sağlık taramalarının, özelikle metal sektöründe çalışanlarda meslek hastalıklarının ürkütücü boyutta olduğunu gösterdiğini belirterek, meslek hastalılarıyla ilgili mevzuatın yeniden ele alınması ve dağınıklıktan kurtarılması gerektiğini vurguladı. Meslek hastalıları sorununun çözümünde işletmelerin de önemli sorumlulukları bulunduğunu belirten Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu, çalışanların eğitilmesi ve ortak bilince ulaşılmasının önemine işaret etti. Salim Uslu, devletin sağlık ve eğitime gerekli önemi vermediğini de savunarak, "Faiz dışı bütçe fazlası yaratıp borç ödemeyi Türkiye'nin önceliği olarak gören bir anlayışın, eğitime ve sağlığa öncelik vermesi beklenemez. Meslek hastalıları konusunun, Türkiye'nin ulusal öncelikleri arasında yer alması gerekmektedir" şeklinde konuştu. "MESLEK HASTALIKLARI KONUSU, BİR SOSYAL DEVLET SORUNU" KESK Başkanı Sami Evren, iş güvencesi olmayan, 2 milyon insanın işten atıldığı bir ülkede meslek hastalıkları üzerine yapılacak konuşmaların ne kadar gerçekçi olacağının tartışma konusu olduğunu belirterek, meslek hastalıkları konusunun bir sosyal devlet sorunu olduğunu vurguladı. Türkiye'de devletin küçültülmesi adı altında kamusal alanın tasfiye edildiğini savunan Evren, böylelikle devletin, sosyal devlet özelliğini kaybettiğini ve çalışanların kendi sorunlarıyla başbaşa kaldığını kaydetti. KESK Başkanı, hükümetin çalışanlara karşı sorumluluklarını yerine getirmediğini savunarak, ortak bir çalışanlar yasası çıkarılamaması ve çalışanlar arasındaki adaletsizliğin giderilememesi halinde meslek hastalıları dahil hiçbir sorunun çözülemeyeceğini ifade etti. "MESLEK HASTALIKLARI SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ İÇİN ÜÇLÜ DİYALOG ŞART" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, "Meslek hastalıklarının çözümü için üçlü diyalog şart" dedi. İşveren kisimi davet etmedikleri gerekçesiyle, sempozyumu düzenleyen kuruluşları eleştiren Bakan Okuyan, sorunun çözümünün diyalogda olduğunu vurguladı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, işçi sendikalarının meslek hastalıkları konusundaki çalışmalarının yetersiz olduğunu belirterek, SSK verilerine göre, meslek hastalığı olarak tespit edilen hastalıkların azlığının da bu yetersizliği gösterdiğini ifade etti. Okuyan, meslek hastalığına yakalanan çalışanların, bunun farkında olmadan doktora başvurmalarının, işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırdığı için, SSK'yı zarara uğrattığını da kaydetti. İşyeri hekimliğinin Türkiye'de çok fazla itibar görmeyen bir uygulama olduğunu ve işverenen bu uygulamayı yük olarak gördüğünü belirten Bakan Okuyan, işyeri hekimliğini üstlenen bazı hekimlerin de aynı anlayışı taşıdıklarına işaret etti. Yaşar Okuyan, bu konuda Türk Tabipler Birliği ile yeni bir proje başlattıklarını söyledi. "İŞYERİ HEKİMLİĞİNİ KANUNİ MECBURİYETEN BİR KAZANIMA DÖNÜŞTÜRECEĞİZ" Yasa'ya göre 50'den fazla işçi çalıştılaran işyerlerinin işyeri hekimi bulundurmak zorunda olduklarını hatırlatan Okuyan, "Bu proje toplu işyerlerini hedef alıyor. Onun ötesinde de belli ilçelerde işyerlerinin ortak katılımı ile mutlaka bir işyeri hekimliğini bölgesel bazda örgütlemek durumunda olacağız. Toplu işyerleri var, her birinde 10 kişi, 20 kişi çalışıyor. O bölgede 300 tane işyeri var ve siz orda tek hekim bulundurmak durumunda değilsiniz. Bu kabul edilemez bir gerçek. Çalıştırılan işçi sayısına göre hekim, hemşire, sağlık çalışanı ve dispanser mecburiyeti getireceğiz" dedi. Bakan Yaşar Okuyan, işveren kesimin buna derhal karşı çıkacağını belirterek, "Olabilir ama ben doğru olanı tartışmaya açıyorum. İşyeri hekimliğini kanuni bir mecburiyetten bir kazanıma dönüştüreceğiz. Bundan en fazla kazançlı çıkacak kesim, işverenler olacak" dedi. Bakanlık olarak meslek hastalıkları konusunda yaptıkları çalışmaların yetersiz olduğuna da değinen Yaşar Okuyan, son dönemde daha aktif bir çalışma programı içinde olduklarını söyledi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Daire Başkanlığı'nı Genel Müdürlük seviyesine çıkardıklarını, ancak sorunun henüz çözülemediğini ifade ederek, "İşçi, işveren, meslek odaları ve hükümetin işbirliği içinde olması halinde, mesele daha iyi değerlendirilecektir ve kesin sonuca gidilebilecektir. Konu tüm kesimleri ilgilendiriyor ve ayırım yapmak yanlış olur. Asıl olan bizim insanımızdır, çalışanın sağlığıdır. Bunun hiçbir maddi ölçüsü olamaz. Hiçbir şey, iş kazasında bir uzvunu kaybeden bir insanın kaybettiklerini yerine getiremez. O zaman tedbirlerimizi aı yerine getirmediğini savunaraöncelikli almamız lazım. O tedbirlerin alınmasında da bir işbirliği şarttır" şeklide konuştu. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 16:28

İLGİLİ HABERLER