BAŞBAKAN ERDOĞAN: ''HİÇKİMSE TOPLUMU TEHDİT EDEREK SİYASET YAPMAYA KALKMASIN''
ZAFER ÇAKMAK-DEVLET ARIK-ALİ ULURASBA
ANKARA - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye gündeminin dokunulmazlık meselesine indirgenmeye çalışıldığını belirterek, ''Kimse millete rağmen yetki sahibi değildir. Kimse layusel de değildir'' dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Genel Kurulu'nda sürdürülen 2004 yılı bütçe müzakerelerinin sonunda bir konuşma yaptı. Bugün Genel Kurul'da görüşülen 2004 bütçe tasarısının, geçen yılın aynı döneminde hazırlanan tasarıyla karşılaştırıldığında Türkiye'nin nereden nereye geldiğini gösteren tarihi bir belge niteliği taşıdığının anlaşılacağını belirten Erdoğan, bu aydınlık tablonun ortaya çıkmasında emeği geçen herkese şükranlarını sundu. Türkiye'nin 2003 yılında dikkat çekici bir iyileşme perspektifi gösterdiğine işaret eden Erdoğan, aynı olumlu havanın vatandaşlar tarafından da teneffüs edildiğini ifade etti. Erdoğan, muhalefetin tavrının kötüden iyi noktasına gelmiş olmasından memnuniyet duyduğunu vurguladı.
Hükümet olarak temel önceliklerinin güven ve istikrar şartlarını koruyarak rasyonel hedeflere ulaşmak, ülke kaynaklarını akılcı kullanmak, yolsuzlukları ve israfı önlemek olacağını kaydeden Erdoğan, popülist politikalara asla prim vermeyeceklerini ve Türkiye'nin geleceğini kısır politik çekişmelere kurban etmeyeceklerini belirtti. Erdoğan kendilerini bu zemine çekmeye çalışanların, Türk milletininkine eş çelik gibi bir iradeyi karşalarında bulacaklarını söyledi. Erdoğan, ''Türkiye ülkelerden bir ülke değildir. Dünya devletleri arasında merkezi öneme sahip bir ülkedir'' dedi.
AK Parti işbaşına gelirken 'herşey Türkiye için' dediklerini hatırlatan Erdoğan, milletin iktidarı geçmişin hatalarını tekrarlamasın diye sürekli teyakkuz halinde olduklarını anlattı. Kendilerine hep 'kaynak nerede' sorusunun sorulduğuna işaet eden Erdoğan şöyle konuştu:
''Kaynak AK Partidir, kaynak Türkiye'nin kendisidir dedik. Bu kaynak sayesinde AK Parti Türkiye'yi bir girdaptan çıkarmıştır. İlk 1 yıl içinde vaadettiklerimizin çok daha ötesinde mesafeler aldığımız için çok mutluyuz. Bu başarı salt bizim değil salt milletimizin başarısıdır. 1 yılımızı adalete ve demokrasiye yatırım yılı olarak özetliyoruz. En derin anlamı ile adalet, en geniş anlamı ile demokrasi. Sadece Türkiye'nin yönetimini devralmadık, aynı zamanda krizlerin yönetimini de devraldık. AK Parti iktidarıyla Türkiye bozulan, sarsılan siyasi ve ekonomik dengelerini hızlı bir tamir sürecine girmiytir. Bu süreçteki en önemli husus siyasetin toplumla olan bağlarını yeniden kurarak güçlendirmemizdir. Siyaseti rant dağıtım özelliğinden uzaklmaştırarak hizmet temeline oturtmamız başarımızın esası olmuştur. Ülkenin en önemli meseleleri siyasetin gündeminin dışına itilmiş, siyaset değersizleştirilmişti. Toplum sahici bir siyasetin inşası için iradesini açıkça ortaya koydu. Hükümetimiz ve partimiz toplumun iradesiyle kendi siyaset tarzını birleştirmiş, yeni bir siyaset zemini oluşturmak için ciddi bir gayret sarfetmiştir. Toplumun talepleri siyasetin belirleyici unsuru haline gelmektedir. Türkiye'yi zor bir dönemeçte krizden çıkaran AK Parti'nin başarısı tam da bu noktadadır. Ekonomideki başarımız siyasi başarımızın yansımasıdır. Özgürlükleri ekmeğe feda etmedik. Gerçek manada refahın ön şartı özgürlük ve demokrasidir''.
Türkiye'de adaletin ikamesi, hukuk devleti, sosyal adaletin bir milli mesele olduğuna dikkat çeken Erdoğan, bu meselede toplumla ve muhalefetle birlirkte hareket etmenin gereğine inandıklarını ifade etti. Hiçkimsenin milletle devlet arasında zaaf alanları oluşturarak, toplumu tehdit ederek siyaset yapmaya kalkmaması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, imalarla, niyet sorgulamaları ile, önyargılarla siyaset üretilemeyeceğini belirtti. Erdoğan şunları söyledi:
''Siyaset üretmek istiyorsanız toplumun taleplerini dikkate almak zorundasınız. Bu anlamda sahiden siyaset yapmak istiyorsanız buyrun er meydanı. Tezlerinizi topluma kabul ettirin, işbaşına geçin. Kimse devleti milletten esirgeyemez. Halkımız huzur ve barış istiyor. Devlet yönetimine güvenmek istiyor. Bu ülkede gerilim oyunları geçmişte çok sahnelendi. 3 Kasım seçimleri ile gerilim oyunları vizyondan kaldırılmıştır. Türkiye artık o günlere ve o siyaset anlayışına bir daha geri dönmeyecektir. Hiçbir alanda siyaset üretemeyenler Türkiye gündemini milletvekili dokunulmazlığı meselesine indirgemeye çalışıyorlar. AK Parti iktidarı milletin iktidarıdır. Toplumla birlikte düşünmeye ve karar almaya özen göstermemiz bu yüzdendir. Hükümetimiz hiçbir dönemde olmadığı kadar toplumun sesine kulaklarını açmıştır. Bu ülkede hiçkimse millete rağmen yetki sahibi değildir. Kimse layusel de değildir. Biz, hatasız olduğumuzu, mükemmel olduğumuzu söylemiyoruz. Biz emanet bilinciyle ülkemize hizmet etmek istiyoruz. Bu ülkenin emanetini nereye yıkılacağı belli olmayan yük olarak değil şeref olarak görüyoruz. Yatırım yapmak isteyen özel sektörün her zaman yanında olacağız. Kamu yönetim anlayışını yeniden düzenleyeceğiz. Kamu yönetimini yeniden yapılandırma çalışmalarımızın hedefi verimli bir idaredir. Toplumsal taleplere duyarsız, toplumun katılımına kapalı anlayış Türkiye'nin gelişmesinin önünde engeldir. Kamu yönetimi reformunu bir bütün olarak düşünüyoruz''.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:18