Gündem
  • 13.7.2004 13:44

BAŞBAKAN ERDOĞAN: KAMUSAL ALAN, BAZILARININ ZANNETTİĞİ GİBİ DEVLET VE DEVLET ADAMLARININ ALANI DEĞİLDİR

DEVLET ARIK-ALİ ULURASBA ANKARA - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'nin 22. döneminin son grup toplantısında, ''Biz Türkiye'de demokrasiye, toplumun ihtiyaçlarına cevap vermek istiyorsak kamusal alanı insanlarla renklerle ve özgürlüklerle donatılmış bir alan haline getirmek durumundayız. Bu alan bazılarının zannettiği gibi devlet alanı da değildir'' dedi. AK Parti'li milletvekilleri 22. yasama döneminin son grup toplantısında TBMM'de bir araya geldiler. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'li milletvekillerine veda niteliğinde bir konuşma yaparken, herkese de teşekkür etti. Sözlerine ''22. dönemin son grup toplantısı için bir araya gelmiş bulunuyoruz'' diye başlayan Erdoğan, ''Bu ülke adına aziz milletimiz adına attığınız her adım için AK Parti grubu olarak sizlere teşekkür ediyorum. Meclis Başkanlığımız, grup başkanvekillerimiz, komisyonlarda görev yapan arkadaşlarımız ve bütün milletvekilerimize bütün kalbimle teşekkür ediyorum. Bugün başarılarla dolu bir yasama dönemini geride bırakmanın onurunu, hazzını, mutluluğunu hep birlikte yaşıyoruz. Geceli gündüzlü bütün çalışmalarımızın meyvesi, halkımızın mutluluğudur, güler yüzüdür. Allah daima milletimizin yüzünü güldürsün ve bu millete hizmet etme şerefini taşıyanları ila nihaye payidar kılsın. Bu hafta sonuna kadar yine yoğun çalışmalarla inanıyorum ki birkaç kanunu daha çıkaracaksınız. Ve adeta kanun çıkarmada yasama organı olarak inşaallah rekora doğru koşacaksınız. Bizler işin başında bir şey söylemiştik. Uzun soluklu bir maratonun yolcularıyız. Bu maraton güç istiyor, direnç istiyor ve bunu ortaya koymak bilesiniz ki milletimizin de sinerjisini artıracaktır yükseltecektir'' diye konuştu. Millete hizmetin şereflerin en büyüğü olduğunu söyleyen Erdoğan, ''Buna layık olmak için yüreklerde derin bir aşk ve haraket olması gerekir. Aşksız ve hararetsiz hiçbir insan hiçbir canlı hayata ve hayatına hiçbir şey katamaz. Mazlumun kurumuş dudağına bir damla su olabilmek, yoksula kaftan olabilmek, yolda kalmışlar olabilmek, yolda kalmış için yıldız olabilmek büyük bir yürek ister. Aldığımzı mesafeyi bu muhabbet sayesinde aldınız. Bizim Türkiye'ye sevdamız adeta bülbülün güle, gülün bülbüle duyduğu aşk gibidir. Çünkü aşk, sıradan anlaşıldığı gibi veya anlatıldığı gibi bir olay değlidir. Aşk kişinin sevdiğinde yok olabilmesidir. Bunu başarmaktır. Bülbülün feryadı hem çilesi hem sevdasının büklüğündendir. Biz gülü dikeniyle birlikte sevmeye devam edeceğiz. Bizim Türkiye'yi bir borcumuz var, bir yemin ettik. Bu yürüyüşün menzile ulaşacağından asla şüphemiz yok. Daha büyük bir inançla Türkiye ilerliyor ve hiçbir şey onu durduramıyor. AK Parti milletle birlikte büyüyor. Halkımızın ekmeği büyüdükçe onuru itibarı yükseldikçe AK Parti büyüyor. Bu büyüme sadece nielik itibariyle sayısal, rakamsal bir büyüme değildir. Bir keyfiyetin, bir mahiyetin büyümesidir'' ifadelerini kullandı. Erdoğan, açıklamalarında, tüm göstergelerde daha önce belirledikleri hedefi aştıklarını ifade etti. Erdoğan, her biri reform niteliğinde 444 yasayı bir döneme sığdırdıklarından dolayı milletvekillerine teşekkür ederken, ''Bir rekor kırdınız. Bizim iktidarımızda beklentilerin üstünde iyileşme oldu'' ifadelerine yer verdi. Erdoğan ekonomiyle ilgili bilgi verirken, daha önceki enflasyon ve büyüme rakamlarının yakalandığını hatta aşıldığını belirterek, enflasyonda daha önce belirlenen yüzde 20 rakamının yüzde 18.4 olarak gerçekleştiğini kaydetti. Erdoğan, ''Yılın ortasında görülen hedef odur ki bu hedefi de aşmış olacağız. Yüzde 5 büyüme hedefi koymuştuk. Yzüde 5.9 büyüme hedefini yakaladık. GSMH'da yüzde 12.4 ilk çeyrekte gerçekleşti. Yüzde 10.1 GSMH iç hasıla. Yüzde 5'in üzerinde bir büyümeyi gerçekleştireceğiz. Geleceğe şımarmadan yine yürümeye devam edeceğiz'' ifadelerini kullandı. Erdoğan, Türkiye'nin sorunlarının önemli bir kısmının siyasetin geçmişteki çarpıklıklarından kaynaklandığını ifade ederek, ''Eski siyasetin tortuları kolaylıkla kaybolmuyor. Toplumla siyasetin arasındaki bağı zedeleyecek, toplumun önüne set çekecek Türkiye'yi demokrasinin evrensel standartlarının gerisine düşürecek tartışmalar da zaman zaman gündemi meşgul ediyor. Bunların aşılması gerekir'' diye konuştu. Son dönemde sık sık gündeme gelen 'kamusal alan' tartışmalarına da değinen Erdoğan, sorumluluk mevkiinde olması ve dünyayı az çok tanıması nedeniyle böyle bir konuyu gündeme getirmeyi kendisine görev telakki ettiğini kaydetti. 'Kamusal alan' kavramının sadece belli bir mesafe ile irtibatlandırılmasından duyduğu rahatsızlığı dile getiren Başbakan Erdoğan, ''Onlara söyleyecek bir sözüm yok. İstedikleri gibi düşünebilirler. Benim onların düşüncelerine ket vurmam sözkonusu değil'' dedi. Özgürlükleri genişletici bir kavram olarak ortaya çıkan 'kamusal alan'ın özgürlüklerin önüne bir engel olarak çıkartıldığına işaret eden Erdoğan, sözkonusu kavramın bütün özgürlükleri etkileyen temel bir kavram olduğunu bildirdi. Kamusal alan kavramının siyasete nasıl bakıldığıyla da doğrudan ilgili olduğunu ifade eden Erdoğan, kavramın 'Siyasetin zemini nedir?' sorusuna anlamlı cevaplar verdiğini vurguladı. Kamusal alanın hiçbir zaman yekpare bir topluluğu ifade etmeyeceğini anlatan Erdoğan, ''İçinde yaygın ve genel bir takım temayüller taşısa da, tek tip insanlardan ve fikirlerden oluşmaz. Farklı bireyler ve farklı fikirlerin medeni ve demokratik biçimde bir arada bulunmalarına ve yaşamalarına imkan veren bir alandır. Kamusal alan özgürlüklerin ve hakların hayata geçirildiği, yaşandığı bir alandır. Özgürlüklerin yokedildiği bir alan değildir. Yani insanların birlikte ve birbirleriyle etkileşerek yaşadığı, her türlü farklılığın hayat bulduğu bir alandır. Zira özel alan. Buna iyi dikkat etmemiz lazım, en basit anlatımıyla evimiz. Özgürlük tartışmamızın konusu değildir. Bu tartışmanın yaşandığı öncelikle tartışılması gereken alan kamusal alandır'' ifadesini kullandı. 'fcdükçe onuru itibarı yüks Erdoğan, demokrasinin neticeleri önceden belirlenmiş bir rejim olmadığını, demokrasinin toplumsal iyinin kamusal alanda sürekli ve serbest tartışılarak tayin edildiğini belirterek, şunları söyledi: ''Biz Türkiye'de demokrasiyi toplumun ihtiyaçlarına cevap verecek noktaya getirmek istiyorsak, kamusal alanı insanlarla, renklerle ve özgürlüklerle donatılmış bir alan haline getirmek durumundayız. Türkiye'de yapılan yanlış, kamusal alanın sadece mekan üzerinden tanımlanmasıdır. Oysa bu alan bazılarının zannettiği gibi devlet alanı da değildir. Devlete ait veya devlet görevlilerinin içinde yer aldığı alanı da ifade etmez. Bu yanıyla ve özgür bir kamusal alanın inşası toplumsal bir sinerjiye yol açacak. Türkiye ekonomik ve toplumsal zincirlerinden bu sinerjiyle kurtulacak. Başka Türkiye yok diyerek, herkesi bu heyecana katılmaya davet ediyorum. Siyaseti kötürümleştirecek tartışmalardan uzak durmalıyız. Halkımızın diliyle konuşmak, halkımızın gerçek sorunlarını tartışmak ve çözmek zorundayız. Gelecek hiçbirimizin tekelinde değildir. Bu yüzden milletimizin vicdanı her icraatımızın en iyi hakemidir. Milletin vicdanındaki yerimiz her şeyden daha önemlidir''. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:33

İLGİLİ HABERLER