ANKARA (İHA) - Başbakan Abdullah Gül, son aylarda yaşanan olağanüstü gelişmelerin ekonomik faaliyetlerini gölgelediğini belirtti.
Başbakan Abdullah Gül, 58. Hükümet'in 3.5 aylık dönemde yaptıklarını değerlendirmek üzere bir basın toplantısı düzenledi. Hükümette görev almadan önceki duruma değinen Gül, ''90'lı yıllarda Türkiye ne yazık ki birçok problemle idare edilmiş. Bu sürede birçok krizlerle karşı karşıya kalınmıştır. Biz görevi devraldığımızda faizler yüzde 70 oranındaydı, mali disiplin bozulmuştu, belirsizlikler vardı. Bunların altında siyasetin yönetilemeyişi vardı. Bunlar ekonomik neticeleri de ortaya çıkarmıştı. Biz böyle bir durumda seçime gittik. Türkiye'yi uzun yıllar yöneten partiler halk tarafından devre dışı bırakıldı. İki partili yönetimle yeni bir sisteme gidilmiş oldu. Biz seçimi kazanacağımızı biliyorduk'' dedi.
Seçim beyannamelerinde bir eylem planı da hazırladıklarını hatırlatan Başbakan Gül, hükümet olduktan sonra piyasalara ve halka birden bire güven geldiğini kaydetti. Gül, uzun yıllar Türkiye'nin yurt dışına borçlanamazken, 3 aylık dönemde 5-10 yıl vadeli borçlanmalar yapıldığını belirterek, ''3 milyar dolara yakın tahvil satıldı. Faizler yüzde 70'den yüzde 40'lara kadar düştü. Hiçbir siyasi iktidarın yapmadığı bir şeyi yaptık; neler yapacağımızı halka deklare ettik. Bu süre içinde ilk 3 ayda Acil Eylem Planımız'da 39 icraat yapılmasını ön görmüştük, bugün baktığımızda bunların 32'sini gerçekleştirdiğimizi göreceksiniz. 6 aylık faaliyetlerin de bu 3 ay içinde yapılacağını göreceksiniz'' diye konuştu.
Cumhuriyet tarihinin en önemli olaylarının bu 3 aylık sürede geldiğini dile getiren Başbakan Gül, AB, Kıbrıs ve Irak'la ilgili gelişmelerin odaklandığı bir 3 ayı geçirdiklerini söyledi. Başbakan Gül, bu olağanüstü gelişmelerin ekonomide yaptıklarını ve ekonomik faaliyetleri son aylarda gölgelediğini ifade ederek, hükümetin birinci önceliğinin ekonomi olduğunun altını çizdi. Dış konjonktürlerin daima geçici olacağına dikkat çeken Gül, ''O bakımdan Türkiye'yi sıhhatli bir yapıya ulaştırmak için olağanüstü gayret ettik. Bu çerçevede yapısal reformlara önem verdik. Biz önce geçici bütçeyi hazırlamak zorunda kaldık. Daha sonra da 2003 yılı bütçesini hazırladık. Bütçeyi hazırlarken 3 kez Yüksek Planlama Toplantısı yaptık. Alınması gereken tedbirleri hep beraber yaptık. Büyümeyi yüzde 5 olarak, ihracatı 45, ithalatı 55 milyar olarak gördük. TÜFE'yi yüzde 50, faizdışı fazlayı da 6.5 olarak belirledik'' şeklinde konuştu.
Çok dağınık bir Türkiye'yi devraldıklarını ifade eden Gül, mali disiplinin önemli olduğunu, yüzde 6.5 faiz dışı fazlayı bu nedenle ısrarla dile getirdiğini belirtti. Gül, ''Çünkü faizleri düşürmenin tek yolunun buradan geçtiği gayet açıktır. Bütçeyi hazırlarken bazı tedbirler aldık. Bunların bir kısmı harcamaları kısıtlayan tedbirlerdi. Ne yazık ki kamu sektöründe birçok dipsiz kuyular vardı. Bunlar zaman zaman yolsuzluk noktasına ulaşacak durumlardı. 2003 yılı bütçesini hazırlarken 11.3 katrilyonluk harcamalardan tasarruf ettik. Tasarruflara baktığımızda kamunun lüzumsuz harcamaları bunun içindedir'' dedi.
''Sözünde duramadığımız bir nokta da şudur; hiç yeni vergi getirmeyeceğimizi söyledik ve bu niyetle başladık'' diyen Başbakan Gül, ancak Irak krizi ile ilgili gelişmelerin kendilerini 2 konuda fedakarlık yapma durumuna getirdiğini kaydetti. Gül, ek vergilerle ekonomideki çalkantıları engellediklerini ifade etti.
Mali disiplini sağlamaya dönük önemli adımlar atıldığına işaret eden Başbakan Abdullah Gül, ''Ödenek aktarmalarını yüzde 10 sınırı ile disipline ettik. Bunun ötesinde sayıları 5 binleri geçen projeler vardı. Bunların bir kısmı daha önce sadece siyasi amaçlarla kabul edilen projelerdi. 600'e yakın projeyi önceliği olmadığı için devre dışı bıraktık'' diye konuştu.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 19:32