Gündem
  • 26.5.2007 09:53

BAYKAL:"HELAL OLSUN ONLARA, SIRA BİZDE"

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, merkez sağda yaşanan birleşme için, “Helal olsun, kutluyorum onları" derken, sıranın DSP ve CHP’de olduğunu söyledi.
      Baykal, partisinin grup toplantısındaki konuşmasında, CHP ve DSP’nin seçim işbirliği yapacağı konusundaki umudunu koruduğunu belirtti. Sağdaki birliği kutlayan Baykal, DSP’den “tamam" yanıtını beklediklerini söyledi. Kendi önerilerinden toplumun baskısı üzerine vazgeçtiklerinin altını çizen Baykal, DSP ile bütünleşmek istediklerini kaydetti. İki parti arasında müzakerelerin bittiğini yineleyen Baykal, “İki parti arasında yapılan bir müzakere yoktur. Müzakere soncunun parti kararı haline dönüşmesini bekliyoruz" diye konuştu.
      İzmir’de düzenlenen Cumhuriyet Mitingi’ne işbirliği umuduyla gittiğini anlatan Baykal, “Oraya kim gelirse kucaklaşmaya hazır olarak yerimi aldım. Çünkü bunun görevimiz olduğunu biliyorum. Bir görev ihmali içinde olduğumuzu kimse bize söyleyemez. Türkiye’nin bu ortamda DSP ve CHP bütünleşmesini Türkiye’de kimse benim kadar istiyor olamaz. Eğer böyle bir birleşme işbirliği gerçekleşmese de bundan dolayı benim kadar üzüntü duyuyor olamaz" dedi.
      Baykal, TBMM’nin Cumhurbaşkanını seçemediği için derhal seçime gitmesi gerektiğini söylerken, Anayasa değişikliklerinin seçimler sonrasında oluşacak yeni parlamentoya bırakılması gerektiğini ifade etti. Baykal, Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesinin de yeni sıkıntılar doğuracağını ileri sürdü.
     
"MİLLİ EGEMENLİĞİ PARÇALIYORUZ"
      CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini de içeren Anayasa değişikliği paketini değerlendirirken, "Bu, Türkiye’yi, Latin Amerikanlaştırma tehlikesi taşıyan bir açılımdır" dedi.
      Baykal, partisinin TBMM grup toplantısında, Anayasa değişikliği konusunda kamuoyunun yeterince bilgisi olmadığını, kendilerinden konuyla ilgili görüş beklenmediğini söyledi.
      Anayasanın temelinin milli egemenliğe dayandığını, millet egemenliğinin yansıdığı temel organın TBMM olduğunu anlatan Baykal, şimdi milli egemenlikten güç alan bir başka otorite yaratılmaya kalkıldığını savundu.
      Deniz Baykal, "Milli egemenliği parçalıyoruz, ayrıştırıyoruz" diyerek, şöyle konuştu:
      "Parlamentoya giden bir milli egemenlik kanalı var, onu kaldırmıyoruz ama bir kanal daha açıyoruz. Onun suyunu azaltıyoruz, bir kısmını da Cumhurbaşkanına veriyoruz. Halkın otoritesi bir kısmıyla Meclise yansıyacak, idari olarak da cumhurbaşkanına şahsen yansıyacak.
      Bir tek kişiye halktan yetki alma imkanını tanıyacaksınız, öte yandan 550 kişiye Meclis olarak, aynı otorite düzeyinde yetki vereceksiniz. Bu
      kabul edilemez, bu çok tehlikeli tablodur. Bu büyük sıkıntılar doğurur.
      Bunun denendiği ülkelerin yaşadığı acı olaylar ortada... Türkiye’yi Latin Amerikanlaştırma tehlikesi taşıyan bir açılımdır bu. Biz kurumsallaşmayı oturtmaya çalışıyoruz."
     
     "KIZGINLIK, TEPKİ, YENİLMİŞLİK DUYGUSU..."

      Düzenlemenin, kuvvetler ayrılığı açısından da sıkıntı yaratacağına dikkate çeken Baykal, şöyle devam etti:
      "Bu çok sıkıntılar, sakıncalar yaratabilecek bir düzenleme. Böyle bir düzenlenmenin alelacele Meclise getirilip, hızla sonuçlandırılmaya çalışılması, gerçek bir ihtiyaçtan değil, bir ölçüde kızgınlıktan, tepkiden, yenilmişlik duygusundan, onu telafi etme arayışından, bir miktar da kendi dünyalarındaki bir yarıştan kaynaklanıyor. Sakıncalıdır.
      Aklın, sağduyunun egemen olması lazımdır. Böyle köklü Anayasa değişikliklerinin, bu aşamada bu Meclis tarafından ele alınıp sonuçlandırılmaya kalkılması, hiç doğru değildir, çok yanlıştır, sakıncalıdır." Baykal, düzenlemenin seçimden sonra oluşacak yeni parlamentoda ele alınmasını isteyerek, "Şimdi zorlamalar, dayatmalar, anlamsız yarışlar, demagojik çekişmeler, ülkeye hiçbir yarar getirmez" dedi.
     
     "TÜRKİYE’Yİ GERMEYELİM"

      "Bu projeyi ciddiye almıyorum" diyen Baykal, "Bunu, siyasal bir gösteri, bir demagojik açılım, bir duygusal tepki olarak görüyorum ama işi tadında tutmak lazımdır. Zamanı da gelmiştir. Artık burada bu işi noktalayalım. Türkiye’yi germeyelim, Türkiye’yi kutuplaştırmayalım, Türkiye’yi yeni sıkıntılarla karşı karşıya bırakmayalım" diye konuştu.
      Baykal, Meclisin işini bitirdiğini, tarihi görevler yaptığını ifade ederek, şimdi sağlıklı ve demokratik bir seçimin yapılmasının sağlanması gerektiğini kaydetti.
     
     "UZLAŞMA ZORUNLU"

      CHP lideri Baykal, bu yasama döneminde parlamento içinde uzlaşmanın zorunlu olduğunun ortaya çıktığını söyledi.
      Kendi anlayışlarının da uzlaşmadan yana olduğunu, iktidara gelmeleri durumunda ilk yapacakları işin, anamuhalefet ve diğer muhalefet partilerinin kapısını çalmak olacağını anlatan Deniz Baykal, ülkenin geleceği konusunda bir mutabakat oluşturmaya, cumhurbaşkanının nasıl seçileceği ve Meclisin gündemindeki temel konularda daima istişare ve dayanışma içinde davranmaya çalışacaklarını söyledi.
     
     İKTİDAR PARTİSİNE ÇAĞRI

      AK Parti’ye artık siyasi polemiği, siyasi sürtüşme arayışını bırakma ve bu parlamentonun görevini tamamladığı gerçeğini görme çağrısında bulunan CHP Genel Başkanı Baykal, seçimden sonra yeni parlamentoda, anayasa değişiklikleri ve cumhurbaşkanlığı seçiminin nasıl yapılacağının elbirliğiyle ele alınması istedi.
      Baykal, "Bu iyi niyetle, iktidar partisine yapılmış bir davetiyedir, çağrıdır" dedi. Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 18:49

İLGİLİ HABERLER