BBP GENEL BAŞKANI YAZICIOĞLU: ''DÜLGER'İN KIBRIS İLE İLGİLİ AÇIKLAMALARI İHANETTİR''
SAFURE CANTÜRK
ANKARA- BBP Genel Başkanı Yazıcıoğlu, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Mehmet Dülger'in, basına yansıyan ''Kıbrıs bizim olmadı ki, verip kurtulalım. Kıbrıs Osmanlınındı, o da İngilizlere sattı. Türk askeri oradaki Türkleri kurtarmak için 1974'te çıkartma yaptı. Toprak aldı şimdi de onları vereceğiz'' şeklindeki demecinin iyi niyetli bir hareket olmadığını ifade etti.
''DÜLGER'İN AÇIKLAMALARI İHANETTİR''
Yazıcıoğlu, Dülger'in niyetini düz bir şekilde açığa vurduğunu belirterek, ''Aydın olarak tanınan ve bilinen bir insanın bu kadar yakın tarihimizden habersiz, milli tarih bilincinden yoksun olduğunu düşünmek mümkün değildir'' dedi. Yazıcıoğlu, Dülger'in Osmanlı'nın ecdadımız olduğunu bilmemesine de şaşırdığını vurgulayarak, konuşmasına şöyle devam etti: ''Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Osmanlı'nın borçlarını ödediğini bilmemesi mümkün değil. Bir defa bizim değildi Osmanlı'nın da deyince Osmanlı'yı bizden saymıyor. Bu yanlış. İkincisi Kıbrıs'ın İngilizlere satıldığı kesinlikle yanlış. II. Abdülhamit İngilizlerin ihtiyaç duyduğu bir bölgeyi kiraya vermiştir. Kıbrıs'ta Türklerin nüfusundan daha fazla toprak aldığı iddiası da doğru değil. Masadaki kişinin bunu koz olarak kullanması gerekirken, onu çaresiz bırakmaya Dülger'in ne hakkı var. Bu iyi niyetli bir hareket değildir. Bu bir ihanettir''.
''DENKTAŞ HAKKINI NASIL KORUSUN''
BBP Genel Başkanı Yazıcıoğlu, hükümetin, 'Denktaş masadan anlaşmadan kalkarsa bu bir felaket olur' açıklamalarının Denktaş'ı zor durumda bıraktığını ve karşı tarafında bunu koz olarak kullanması anlamına geleceği belirterek, ''Masadan anlaşmadan kalkarsa felaket olur diyorsunuz, bunu kulağına söylemiyor, dünyaya açıklıyorsunuz. Yani Denktaş o masadan uzlaşarak kalkmak zorunda diyorsunuz. Bunu Türkiye olarak söylüyorsunuz. Karşı taraf böyle bir kişiyle uzlaşmaya yaklaşır mı? Nasıl olsa uzlaşmak zorunda kalacak'' diye konuştu. Yazıcoğlu, uzlaşmanın hak ve çıkarları karşılıklı olarak dengelemek olduğunu belirterek, ''Siz sürekli bir tarafın her halükarda uzlaşacağını söylerseniz, O kendi hakkını nasıl koruyacak. Rum tarafı sürekli şımartılmıştır. Rum tarafı sürekli avantajlı hale getirilmiştir. Şimdi masayı Annan'a bırakıyorsanız zaten onların tarafına bırakmışsınız demektir. Zaten Annan'a bırakıyorsanız oradan Rum tarafı menfaat görecektir, Yunanistan menfaat görecektir. Türkiye Avrupa Birliği'ne girmeden Kıbrıs AB'ye girmiş olacaksa oradan Türkiye için nasıl bir menfaat çıkacak'' şeklinde konuştu. Yazıcıoğlu, küresel bir dünyada yaşanıyorsa sınırların önemi yok mantığının bir ütopya olduğunu belirterek şöyle konuştu:
''Küresel bir dünyada yaşıyoruz sınırların önemi yoktur gibi bir hayal dünyasında yaşayarak devlet idare edilmez. O zaman ne bayrağa ne askere ne de devlete gerek var. Bu mantıkla hareket ederseniz, yıllar önce yeniçerilerin bir ütopyası vardı. ''Vatanım ruhu zemin, milletim nev-i beşer'' bizim beyzadelerinde böyle bir ütopyası oluştu. Onlar için milli onur, milli sınırlar önemsiz hale geldi. Başına geçirilen çuvaldan rahatsız olmuyorsa birisi, dış bir gücün isteğine göre meclis kararı alıyor ve o kararı çöpe atabiliyorsa, orada milli bir tavır yok demektir. Milli tavır olmadan milli menfaatler nasıl savunulabilir''.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:54