Önce yorumu bırakıp bazı temel olgularda anlaşalım: Bilinen şekliyle sosyalizm ve komünizm bitti. Sosyaldemokrasi, yani bunların çok ılımlı şekli yaşıyor, ama o da bunalımda.
Elbette ortalıkta 'klasik', yirminci yüzyıldan kalma sosyalist ve komünist partiler var ama bunların 'tabela partisi' olmaktan öte bir 'kıymet-i harbiyeleri' yok. Serüven arayan bazı gençlerin ve gençlik heyecanlarını yenemeyen, daha doğrusu 'biz hata etmişiz' diyemeyen (isterseniz 'yaşlanmayı bilemeyen' diyelim) morukların 'yara kaşıma kurumları' olarak gölgelerini sürüklüyorlar. Gençler büyüyünce ve moruklar ölünce iyice küçülürler.
Bunların arasında 'totaliter özlemlerini' yenemeyen en hırtları da karşı tarafa döndüler, faşist oldular.
Sosyaldemokratlar sıkıntıdalar... Çünkü, asıl varlık nedenleri olan 'emekçileri refahtan yararlandırma' görevini de sağ yerine getirdi, bu kozu onların elinden aldı. (Bu tabii batı için geçerli.)
Yazılarımda ikide bir sorarım: Yirmi birinci yüzyılda, kol emeğinin önemsizleşip kafa emeğinin öne çıktığı, solun hiç mi hiç öngörememiş olduğu elektronik devriminin gerek üretim biçimleriyle gerek insan ilişkileriyle herşeyi altüst ettiği bir çağda, üretim araçlarını elinde tutmanın da önemsizleştiği bir asırda, solun yeni tanımı ne olabilir? Sol artık ne yapabilir?
Buna batı solcuları bile yanıt veremiyorlar. Türk solcularınınsa, bu yönde yeni bir düşünce üretmeleri hiç mi hiç mümkün değil. Batıda bir çözüm bulunursa onlar da 'ithal' edecekler.
Çıkış yolu bulamayınca da kültüre sığınıyorlar, türkü söyleyelim, Pir Sultan, Karacaoğlan, Yunus Emre falan filan. Zülfü Livaneli'ye bakın, 'partisini kurtarmaya' soyunmuş adamın bundan öte bir 'söylemi' yoktur. Olamaz da.
Kalıyor bir tek Avrupa Birliği goygoyu, ama o topu da İslamcılar kendilerinden beklenmedik bir strateji dehasıyla alıp götürünce, sosyaldemokratlara oynayacak saha kalmadı.
İşçi olarak benim ücretimi mi arttıracaksınız? Peki ya kapitalist beni daha iyi yaşatıyorsa?
Toplu taşıma araçlarına indirimli mi bindireceksiniz? Peki ya kapitalist benim araba almamı sağlayan parayı veriyorsa?
Sendikaya mı yazdıracaksınız? Peki ya ben, sendikanın sağlayacağı ücretten daha fazlasını kendi gücümle koparabiliyorsam?
Liberallik mi edeceksiniz? Peki ya gerçek liberaller bunu sizden daha iyi yapıyorlarsa?
Köylülüğe mi prim verecek, 'popülizm' mi yapacak, gecekonduyu mu okşayacaksınız? Peki ya İslamcılar bu alanda sizi fersah fersah sollamışlarsa?
Yoksa devletçilik mi yapacak, ne kapitalist ne sosyalist ne idüğü belirsiz 'eski Ankara ekonomisini' mi savunacaksınız? Peki ya emekli ya da muvazzaf bürokratların dışında bu malı artık kimse almıyorsa?
Kurultayda birbirinizi yiyeceksiniz, sonra birinizden biriniz 'partiyi kurtaracak', ve dönüp bizden oy isteyecek...
Niçin? Size niçin oy verelim?
Geçerli neden gösterin, vermeyen namerttir. Gösterebiliyorsanız.
Yoksa ülkeyi geri mi götürecek, örneğin kredi kartlarını sınırlayacak, döviz alım satımını zorlaştıracak, yoksulluk edebiyatı yapıp yurt dışına çıkışı kısıtlayacak, ithalatı boğup 'yerli malı yurdun malı herkes onu kullanmalı' günlerine mi döneceksiniz? İsmet Paşa'nın 'devr-i saadetini' mi özlüyorsunuz? Bizi deli mi şeyetti ki size oy verelim?
Yoksa size 'lisan bildiğiniz' için falan mı oy vermemizi bekliyorsunuz? Ne olmuş yani, ben dört tane biliyorum.