Gündem
  • 27.11.2005 02:23

BU KADIN ÜNLÜLERİN PENİS VE MEMESİNİN PEŞİNE DÜŞTÜ

1960’ların sonlarında bir lise öğrencisi olan Cynthia’nın en çok istediği şey bir rock yıldızıyla yatmaktı. Bir gün, dönemin rock yıldızlarının otel odalarında sıra sıra bekleyen diğer kızlardan ayrılmak için aklına iyi bir fikir geldi. Onların penislerinin önce kalıbını çıkaracak, ardından da onların heykelini yapacaktı.

CYNTHIA PLASTER CASTER

Fikri çok tuttu, en çok istediği şeyi bol bol yaptı ve bazı kalıbını çıkardığı rockçılardan daha ünlü oldu. Soyadını Plaster Caster yani ‘Alçıdan Kalıp Çıkaran’ olarak değiştirdi. Bugünlerde penis koleksiyonunun yanına bir de meme koleksiyonu ekliyor. Rockçı kadınların memelerinin kalıbını çıkarıyor. Bir de sıradışı işler yapan sanatçılara maddi destek veren bir

vakıf kurdu: Cynthia Plaster Caster Foundation. Vakfın bünyesinde ünlülerin alçıdan penis ve memeleri satılıyor. Fiyatlar 1250-1500 dolar arasında. Meraklısına, www.cynthiaplastercaster.org. adresinden sipariş verilebildiğini belirtelim. Yine şu bilgileri de esirgememek gerekiyor: Cynthia Plaster Caster’ın en favori penis heykeli Jimi Hendrix’e ait. Bir antik Yunan eserine benzettiği için ona Venus de Milo diyor. Şu anda en çok alçısını çıkarmak istediği penis Pulp grubunun solisti Jarvis Cocker’ın. Peşinden koştuğu meme ise Marianne Faithfull’a ait. ‘Tanrı yardım ederse’ onları da koleksiyonuna katacak. İşte yılbaşında biyografisi yayınlanacak olacak Cynthia Plaster Caster’ın öyküsü.

Cynthia P. Caster Şikago’da daha çok işçilerin oturduğu bir mahallede doğdu ve büyüdü. Annesi sekreterlik yapan muhafazakar bir Katolik, babası ise postacılık yapan bir alkolikti. Küçük Cynthia’nın kafası da tahmin edeceğiniz gibi karışıktı. Babasına rağmen annesi Cynthia’yı tam bir Katolik olarak yetiştirdi. Ya da öyle yaptığını zannetti. Çünkü liseye geldiğinde, ki bu tam rock yıldızlarının tanrılaştırıldığı, cinsel devrimin yaşandığı dönemdi, Cynthia tam bir groupie oldu. Sözlükte groupie’nin karşısında iki tür tanım var. Biri ‘coşkulu genç hayran’ diğeri ise ‘rock yıldızlarıyla sevişmek için konserlere giden genç kız.’ Cynthia P. Caster’a kesinlikle ikincisi uyuyordu. Fakat çok utangaçtı, hem öyle çok güzel de değildi. Lisede amigo kız olmak için elemelere katıldığında herkes onunla dalga geçmişti. Nasıl yatağa atacaktı bir rockçıyı?

KIZIM SİZ HASTA MISINIZ?

Lisedeki resim öğretmeni onlara bir proje verdi. ‘Sert bir objenin’ alçıdan heykelini yapmalarını istedi. Normal bir insanın aklına gelir mi bilinmez ama alçı heykelinin sert objesinin rock yıldızlarının penisleri olmasına karar verdi. Hem böylece onları tavlama zahmetine girmeden pantolonlarını sanat için indirmiş olacaktı.

İlk kalıp çalışması için yakın arkadaşı Pest ile birlikte Paul Reeve and the Raiders konserine gittiler ve kolay kolay şaşırmayan bu rockçıların dengesini sorularıyla bozdular: Pardon, acaba, şey, pipinizin kalıbını çıkarıp sonra da heykelini... Rockçılar olur dedi, hayatta bunu da yapmış olalım!

HENDRIX BÜTÜN GECE KAŞINDI

Fakat tabii bu Cynthia’nın ilk heykel denemesi. Kumla suyu deniyor, alçıyla suyu deniyor olmuyor, en son mum deniyor, yine başarısız. Küçük çaplı bir rezalet yaşanıyor otel odasında. Ortalık batmış durumda! Rockçılardan biri kendini tutamayıp ‘Kızım siz hasta mısınız, manyak mısınız?’ diye isyan ediyor ve otel odasını terk ediyor. Ama diğeri, yani gitarist olan Cynthia’nın gayretinden dolayı tebrik edilmesi gerektiğini düşünüyor. Hazır kostümü de müsaitken Cynthia’yla beraber oluyor. E hayal de kısmen gerçek oluyor: Bekaretini bir rockçıyla sevişerek kaybediyor Cynthia.

İlk kalıp deneyimi fiyasko olsa da ünü hızla yayıldı. Cynthia da deneye yanıla kalıbının doğru maddesini buldu. Dişçilerin ağzın kalıbını çıkarmak için kullandığı aljinat adlı malzeme bu iş için ideal. Tam da o sırada kaderin bir armağanı olarak Jimi Hendrix de Şikago’ya bir konser için geldi. Hendrix tereddütsüz olarak bu sanat çalışmasında modellik yapmayı kabul etti. Hendrix bu heykel çalışmasından ne kadar memnun kaldı bilmiyoruz ama heykel kalıbının kalıntıları yeteri kadar temizlenemiyor olsa gerek, akşam çıktığı televizyon şovunda sürekli kaşındı!

FRANK ZAPPA SANAT YAPTIĞINA İKNA ETTİ

Hendrix bombasından sonra Cynthia P. Caster’ın işleri iyice açıldı. Yine de arada atladığı için çok pişman olduğu modeller oldu. Doors’un Jim Morrison’ıyla bir albüm kaydı sırasında tanıştı ama o gün çok depresif bir ruh hali içinde olan Morrison’a ‘penisinizi kalıba dökebilir miyim?’ diye sorma cesaretini gösteremedi. Led Zepplin’in üyelerini de bir konser sonrası yakaladı ama John Ronham ve Robert Plant’in çok kaba ve kendini beğenmiş olduğunu düşündü ve vazgeçti.

Hayatını değiştiren tanışma ise Frank Zappa’yla oldu. Çünkü Zappa, Cynthia’yı bu yaptığının bir sanat olduğuna ve heykelerini saklaması ve bir gün sergilemesi için ikna etti. Cynthia o günden sonra ‘bebeklerim’ dediği heykelciklerine özel ihtimam gösterdi. Fakat bir gün evine giren hırsız heykellerin bir kısmının durduğu sandığı, büyük ihtimalle para ya da mücevher kutusu sanıp çaldı. Hırsızlık olayından sonra Cynthia heykellerin geri kalanını daha sonra almak üzere Frank Zappa’nın menajerine teslim etti. İki yıl sonra heykelleri geri almak istediğinde menajer artık o ‘bebeklerin’ kendisine ait olduğunu söyledi. Bunun üstüne Cynthia dava açtı ve kazandı : ‘Bunu bir zafer olarak düşünmek isterdim ama iki saat boyunca poker suratlı bir yargıca pipi anlatmak zorunda kalmak gerçekten çok yorucuydu’ diye hatırlıyor bu olayı.

ANNESİNİN HÁLÁ HABERİ YOK

İlk sergisini 2000’de New York’s Thread Waxing Space’te açtı. Galeriye girişte uzun kuyruklar vardı. 58 yaşındaki Cynthia artık gençler tarafından da tanınıyordu. Bir sene sonra hakkında Plaster Caster adlı bir belgesel çekildi. 2002’de heykel ve tişört satışlarından ve bağışlardan gelen parayla sanatçılara yardım eden bir vakıf kurdu. Yardım almak için önemli koşul çok sıradışı bir sanat projesi yapıyor ya da yapmış olmanız. Plaster hálá rock yıldızlarının penislerinin kalıbını çıkarıyor ama artık sevgililerini de sürece dahil ediyor. Çünkü onların, modeli daha uzun süre ereksiyon halinde tutabildiğini keşfetti. Bunun dışında 500 dolar verene bu işin nasıl yapıldığını da öğretiyor. Açık fikirli üniversitelerde gidip hayatını anlattığı konferanslar veriyor. Her şeyden önemlisi yazmayı henüz bitirdiği biyografi kitabı 2006’nın başında çıkacak.

Bütün bunlar olurken annesi hálá onun ne iş yaptığını bilmiyor. Heykellerden hiç haberi yok. ‘Çok izole ve kendine göre bir hayatı var annemin. Gerçekleri anlatarak onu sarsmak ve ömrünü kısaltmak istemiyorum’ diyor Cynthia P. Caster.
Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 10:34

İLGİLİ HABERLER