Gündem
  • 28.7.2004 10:42

BÜYÜK USTA'NIN SON SÖZLERİ

Sizi rahatsız ettiğim için çok üzgünüm. Aman ne olur çevreye hissettirmeyin. Doktorum, şapkam da sende hatıra olarak kalabilir Mizah dünyası, önceki gün kalbine yenik düşen 68 yaşındaki karikatürist ve mizah ustası Oğuz Aral'a ağlıyor. 21 Temmuz'da bir haftalık tatil için Torba'daki Kervansaray Otel'e gelen Aral, 515 numaralı odaya yerleşti. Aral, zamanının büyük bölümünü otelin deniz kıyısındaki kafeteryasında kitap okuyup denize girerek geçirdi. 25 Temmuz Pazar günü saat 17.30'da yine kafetaryada birasını yudumlayıp sigarasını içerek kitabını okuyan Aral, birden fenalaştı ve kafetarya görevlilerinden yardım istedi. Kervansaray Otel'in doktoru dahiliye uzmanı Serkan Kocakuşak'ın müdahale ettiği Aral'ın tansiyonu düştü. Oğuz Aral kendisine müdahale eden doktor Kocakuşak ile şakalaşmayı ihmal etmedi. Zaman zaman bilincini yitiren Aral, kendisini ayık tutmaya çalışarak ''Nerelisiniz, iyi misiniz'' diye soran doktora ''İstanbulluyum ama içinden'' yanıtı verdi. Bu sırada Özel Bodrum Hastanesi'nden istenen ambulans olay yerine geldi. Siz tatilinizi yapın Aral, başına toplananlara ''Rahatsız olmayın. Tatilinizi yapın'' dedi. Aral kendisini sedyeyle ambulansa taşıyan doktor ve sağlık memurlarına da ''Çocuklar kusura bakmayın. İhale size kaldı galiba. Sizi rahatsız ettiğim için çok üzgünüm. Aman ne olur çevreye hissettirmeyin. Kimse rahatsız olmasın. Doktorum, şapkam da sende hatıra olarak kalabilir'' dedi. Aral kaldırıldığı Özel Bodrum Hastanesi'nde yoğun bakıma alındı. Kardiyolog Dr. Zeki Yurtseven ünlü ustaya ilk müdahaleyi yaptı. Aral, 26 Temmuz Pazartesi günü 20.35'te, yoğun bakımda yaşamını yitirdi. Usta'nın ''çoklu organ yetmezliği'' nedeniyle öldüğü tespit edildi. Aral'ın karaciğer, böbrek ve yoğun olarak tansiyon şikayetinin bulunduğu belirtildi. Otel doktoru Serkan Kocakuşak, ''İlk müdahaleyi yaparken, hastanın Oğuz Aral olduğunu gördüm. Bilinci gidiyordu. Konuşturmaya çalışıyordum. Sürekli espri yapmaya çalışıyordu. Sedyeyle ambulansa taşınırken de çevresindekilerden özür diliyordu'' diye konuştu. Niçin burada değiller Oğuz Aral'ın cenazesi, teyzesinin oğlu Teoman Ermete tarafından Özel Bodrum Hastanesi'nden alınıp İstanbul'a getirildi. Ermete, ''Acımız sonsuz. Yakın akrabalarımıza gerekli açıklamayı yaptık. Cenazeyi İstanbul'da perşembe günü toprağa vereceğiz'' dedi. Usta'nın öğrencilerinden ünlü karikatürist İlban Ertem, ağlayarak, ''Büyük ustamı kaybettim. Beni ve benim gibi çok arkadaşı o yetiştirdi. Ustamız Bodrum'da yalnız bırakıldı. Yetiştirdiği öğrencilerin birkaçını burada görmek isterdim'' diye konuştu. Huysuz ihtiyar değil, titiz ihtiyar Mizahın ustalar yetiştiren ustası Oğuz Aral'ı kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyor dostları, öğrencileri, sevenleri... Çizerlerden, yazarlardan kimi ''mutlu öldü, çünkü yaşarken anıtlaştı'' diyor, kimi ''buruk gittiğini'' düşünüyor. İşte, kendi deyimiyle ''yaşama oburu'' Oğuz Aral için söylenenler: * Ergün Gündüz (Karikatürist): Bence keyifli gitti Tatlı sertliğiyle beraber bize çok şey kattı. Bizler de onun üzerinden kendimize çok şeyler kattık. Onun yüzünü kara çıkarmayacak karikatüristler çıktı. Keşke biraz daha yaşasaydı. Ama çok keyifli gittiğine eminim, çünkü istediği birçok şey oldu. * Gani Müjde (Mizah yazarı): Varoştan mizahçı yarattı Türkiye'de mizahçılığı bir meslek haline getirdi. Benim gibi, yani bir kenar mahalle varoşunda belki de heba olup gidecek bir insanken benden bir yazar, bir mizahçı yaratmayı başardı. * Turhan Selçuk (Karikatürist): Özlemini gerçekleştirdi İlhan Selçuk'un yazıişleri müdürü olduğu 41 Buçuk dergisindeyiz. Kapı çalındı, bir gencecik çocuk girdi içeri. Adı Oğuz Aral, yıl 1952. Böylece tanışmış olduk. Aradan 52 yıl geçmiş. Benle dertleşir, bir özlemini dile getirirdi, ''halka inmeliyiz'' diye. Gırgır dergisini çıkardı, özlemini gerçekleştirdi. * Gürcan Özkan (Karikatürist): Ofisboy bile dergi çıkardı 14'ümde tanıştım, 17 yaşımda Gırgır'ın kapağını çiziyordum. İlk üniversitem orasıydı. Sadece bir karikatür ustası değildi, dergici yaptı bizi. Her yetiştirdiği kişi ayrılıp kendi dergisini çıkaracak kadar iyiydi. * Müşfik Kenter (Tiyatro ustası): Ona sürpriz yapacaktım Benden küçüktü ama ondan çok şey öğrendim. Ona söylemedim, bir oyun hazırlatıyordum, Nasreddin Hoca. Bitmişti de. Sönmez Atasoy yazdı, geçen gün okuduk beraber. Tam ona sürpriz yapacaktım, haberi geldi. * Vedat Özdemiroğlu (Yazar): Gereksiz tarama yapmadı! Gırgır'a girdim, tanıştık. Bir Vedat daha var, çizer. Biz W gibi yan yana oturuyoruz. Bir gün Vedat diye seslendi, daha çok çizerlerle işi var ya, Vedat (Kemer) gitti. Sonra sesi geldi, ''Sen değil, muharrir Vedat'' diye. Benim için yazar lafı ilk o zaman kullanıldı, 1989'du. Oğuz Aral bir estetik duayeniydi. Gırgır'ın asıl büyük başarısı mizanpajdır, o hâlâ aşılamadı. Gereksiz taramalardan kaçındı, hep. Mezarını kardeşinin yanında istemişti Oğuz Aral, 1999'da kaybettiği kendisi gibi usta bir karikatürist olan kardeşi Tekin Aral'ı çok seviyordu. Gazeteci Ayşe Arman'ın bir röportajda ''Kardeş acısı nasıl bir şey'' sorusuna ''Senin var mı kardeşin'' sorusunu yöneltmiş ardından şunları söylemişti: ''Allah kimsenin başına öyle bir acı ver mesin. Ne sen ne ben bu tür şeyleri bir başkasıyla paylaşabiliriz. Benim de sümüklerimle senin karşında oturmaya ne halim ne niyetim var!'' Büyük usta yarın öğle namazını takiben İstanbul Zincirlikuyu Mezarlığı'nda, kardeşinin yanına defnedilecek. Aral'ın oğlu Seyitali Aral, 'Babam, kardeşi Tekin Aral'ın yanına defnedilmek istiyordu. Bunu yerine getireceğiz' dedi. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:38

İLGİLİ HABERLER