CEM UZAN, RATINGİN TAVAN YAPTIĞI DAKİKALARDA BAŞBAKAN'A ''HODRİ MEYDAN'' DEDİ...
Genç Parti Genel Başkanı Cem Uzan, Uzan Grubu'na yönelik linç ve karalama kampanyasına ilginç bir yöntemle yanıt verdi. Hiçbir televizyon kanalının canlı yayına çıkarmaya cesaret edemediği Cem Uzan, televizyonlara reklam vererek çarpıcı açıklamalarda bulundu. İşte Cem Uzan'ın o reklamdaki konuşması:
İYİ akşamlar...
Bu akşam karşınızda, bir siyasi Parti Genel Başkanı olarak... Bir baba olarak... Bir eş olarak... Bir abi olarak ve bir oğul olarak bulunuyorum...
Hemen belirteyim ki, aileme ve dolayısıyla bana yapılanların nedeni olsa da, siyasete girdiğime hiç pişman değilim, hiçbir zaman da pişman olmayacağım...
Çünkü, benim siyasete girmeme neden olan hal ve koşullar, bugün Türkiye'de hâlâ mevcudiyetini korumaktadır.
Aileme ve dolayısıyla bana yapılanlar, aslında, AKP Genel Başkanı'nın, demokrasiyi bir türlü içine sindirememesinin, muhalefeti, hasmı olarak görmesinin doğal bir sonucudur...
100 bini aşkın insan mağdur
Üç ay önce, 12 Haziran 2003 günü, ÇEAŞ ve Kepez'e, hiçbir kanuni tutarlılığı olmayan bir biçimde el konmasıyla başlatılan ve bununla ilgili yapılan yayınlar sonucu zor duruma düşürülen İmar Bankası'na el konmasıyla devam ettirilen 'yok etme' kampanyasının birinci bölümü, gruba ait olan-olmayan, 264 şirkete tedbir konulması suretiyle işlemez ve işletilemez duruma getirilerek noktalanmıştır.
Sonuçta, bankalara el konmasından dolayı, yarım milyona yakın, aileleriyle birlikte 1.5-2 milyon insan, bütün grup şirketlerinden ekmek yiyen on binlerce, aileleriyle birlikte 100 bini aşkın insan, mağdur kere mağdur duruma düşürülmüştür.
Bir tek sahte hesap yoktur
Siyasi bir hırsın, Türkiye'de ortaya çıkardığı hazin tabloya bakın...
O siyasi hırsın hedefinde olan aileye yapılan saldırılar, aslında, millete yapılan saldırılardan başka bir şey değildir.
İmar Bankası'nda, bugüne kadar, bir tek hayali mudi ve mevduata rastlanmış mıdır?..
Bir tek sahte hesap bulunmuş mudur?..
Hayır!..
Efendim, Merkez Bankası'na bildirilen hesap varmış, bildirilmeyen hesap varmış...
Varsa, yoksa ona yargı karar verir.
Öyle bir usulsüzlük varsa, hukuken cezası da vardır.
Vatandaş cezalandırılıyor
Peki, devletin güvencesinde olan bir bankanın mudilerinin, hazine bonosu sahiplerinin günahı ne?..
Neden ödenmiyor vatandaşın parası?..
Neden ödenmiyor söyleyeyim...
Amaç, aslında, vatandaşı cezalandırmak.
Vatandaşı zor duruma düşürmek... Ve bunun sebebi olarak da banka sahiplerini göstererek siyasi amaca ulaşmak.
Ne demek, hazine bonosu devlet garantisinde değil?..
Bunu söylemek, hangi devlet ciddiyetiyle bağdaşır?..
AKP Genel Başkanı'nın daha iki gün önce söylediği şu lafa bakın:
'Madem hükümete güveniyordunuz, o halde paranızı devlet bankasına yatırsaydınız.'
Özel bankaları yok sayan, devlet güvencesini yok sayan bir açıklama... Yazık... Hem de çok yazık.
Hangi şirkette bir usulsüzlük, uygunsuzluk tespit edilmiş?..
Hangi şirkette kara paraya rastlanmış?..
Bu grubun hangi şirketi, devletten bir lira kredi almış?..
Bu zihniyete teslim olmam
Bu şirketler değil mi, Türkiye'ye her yıl 100 milyonlarca dolar vergi ödeyen?..
Benim, hayatı boyunca ülkesine sürekli yatırım yapıp, istihdam yaratmış; Türkiye'nin Van, Diyarbakır, Urfa, Osmaniye, Kahramanmaraş gibi unutulmuş köşelerini dahi hiç kimsenin yapmadığı yatırımlarla bezemiş; Ülkesine hizmet etmekten başka hiçbir amacı olmayan 70 yaşındaki babamı; Neye dayandırıldığı belirsiz raporlarla, kaçak duruma düşüren bürokratik ve siyasi zihniyete ne kendim mahkum olurum, ne bu milletin mahkum olmasını kabul ederim.
Bundan 3 ay öncesine kadar, bu grubun şirketleriyle, bankalarıyla iş yapanların, para yatıranların, para çekenlerin bir şikayetleri var mıydı?..
Bir mağduriyetleri var mıydı?..
Verin aldıklarınızı geri
Oysa, 3 ayda yaratılan duruma bakın!..
Zarara uğramış, hem de çok zarara uğramış milyonlarca insan...
Hiçbir günahları yok...
Yoksa, günahları devlete güvenmek mi?
Madem ödemiyorsunuz vatandaşın parasını, madem altından kalkamıyorsunuz, verin bütün aldıklarınızı geri, bakın bakalım sorun kalıyor mu, ortada bir tek mağdur insan kalıyor mu?..
Ama ortada mağdur insan kalmamasını isteyen kim?..
Bu grupla iş yapan, bu grupta çalışan, bu grubun bankalarına para yatıran herkese, ama herkese düşman gözüyle bakıyorlar!..
Bebeği bile sanık yaptılar
Kim o düşman gözü ile baktıklarınız?..
Milletin ta kendisi değil mi?..
Küçük bir ayrıntıdan söz etmeden geçemeyeceğim...
Bu aileye yapılan zulüm, ailenin 6 aylık bir ferdi olan bir bebenin malvarlığına tedbir konmasına kadar vardırıldı...
Altı aylık bir bebenin ne malvarlığı olabilir?..
Altı aylık bebeyi mahkemelik yaptılar, sanık damgasını vurdular...
Yarın ifadesini de almaya kalkarlarsa, hiç şaşmam...
Aileme ve dolayısıyla bana yapılanlar, aslında yapılması çok zor olan şeyler değildir...
Çünkü, devletin gücünü kullandığınızda, hiçbir şey zor değildir. Ama, devletin gücünü, milletin menfaatlerinden başka bir siyasi amaç için kullanmak da meşru değildir.
Hükümet olmak, başına buyruk olmak demek değildir.
Hiçbir hükümet, hiçbir siyasi nedenle devleti, milletin önünde küçük düşürme yetkisine sahip değildir...
Milletin devlete olan güvenini sarsmaya yetkili değildir...
Devlete güveni sarstılar
Hal böyleyken, İmar Bankası'yla ilgili durumda, 4 Temmuz'dan bu yana, tam 2.5 aydır, devlet güvencesini devreye sokmamak ve gerekli ödemeleri yapmamak, milletin devlete olan güvenini sarsmaktan başka hiç ama hiçbir anlam ifade etmez...
İmar Off Shore'un, mudilerine ödeme yapmasının durdurulmasına ne demeli?..
İnanın, geçerli hiçbir açıklaması yok.
Bu aileyi, dilediğiniz gibi suçluyor, lekeliyor ve karalıyorsunuz...
Oysa, benzeri suçlamaları yönelttiğiniz hiçbir gruba bu saldırıları yapmadınız...
Neden mi yapmadınız...
Çünkü o grupların aile fertlerinden hiçbiri, sizin siyasi rakibiniz değildi!..
Millet önünde yüzleşelim
Tekrar söylüyorum, AKP Genel Başkanı, seç bir televizyon kanalı, gel karşıma, gel benimle, yani en çekindiğin siyasi rakibinle milletin önünde yüzleş.
Aileme ve dolayısıyla Genç Parti Genel Başkanı olarak şahsıma yapılan tüm uygunsuzluklardan, usulsüzlüklerden ve saygısızlıklardan, ailem ve şahsım adına çok rahatsızım...
Ama, en önemlisi, Türkiye adına, millet adına çok rahatsızım.
İşte bu nedenle, Genç Parti olarak, sonuna kadar mücadele etmeye kararlıyız...
Pes etmemeye kararlıyız...
Millet için, Cumhuriyet için, demokrasi için buna mecburuz.
Ölmek var, dönmek yok.
(STAR)
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 20:41