Sosyal demokratlar arasında 'magazin haber üretenler' değil, 'gerçek çıkış yolunu arayanlar' özellikle son altı aydır Ahmet Piriştina ismi üzerinde çalışıyormuş.
Erdal İnönü'lü, Murat Karayalçın'lı koalisyon hükümetlerinde görev almış bir sosyal demokrat, Piriştina'yı hayırla anarken söyledi:
''CHP gelecekteki liderini kaybetti.''
28 Mart yerel seçimlerinde, aday listelerinin açıklanmasından hemen önce Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'ün davetiyle bir grup gazeteci Kumkapı'da bir araya gelmiştik. Kumkapı'nın o bildik eğlencesinden uzak seçim sürecini konuşuyor, tartışıyorduk. Kapıdan Ahmet Piriştina girdi.
O akşam tesadüfen İstanbul'da bulunan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Piriştina duymuş ki dostları bir arada, koşarak gelmişti. Endişeliydi, tedirgindi. Partisinden yeterli desteği görmediği için rahatsızdı.
Ahmet Piriştina'nın cenaze törenine CHP lideri olarak ağırlığını koyan Deniz Baykal, Ahmet Piriştina'nın Türk belediyeciliğine ahlaki boyut kazandırdığını vurguluyordu.
Keşke Ahmet Piriştina gibi kıymetli bir insanı övmek için 'veda töreni' beklenmeseydi.
Seçimlerden önce DSP'den ayrılıp, CHP'ye geçiş sürecini konuşmuştuk o Kumkapı gecesinde. CHP'den teklif gelmesini uzun bir süre beklediğini acıyla gülerek anlatıyordu. Yerel örgütte de, genel merkezde de yolunu tıkamak isteyenler vardı, ne de olsa 'potansiyel lider adayıydı.'
Ahmet Piriştina'nın yakını İzmirli bir işadamı ile dertleşiyoruz. Şunları söylüyor işadamı: ''Yakın bir zamanda Ahmet'e dedim ki, solda hakikaten başarı sağlayacak kimse gözükmüyor. Bu konuda ciddiysen, biz de üzerimize düşeni yapalım.''
Ahmet Piriştina da yanıt vermiş:
''Düşünecek olsam bile şimdi zamanı değil. Ama bu olmayacak demek de değil. Başkanlığın ikinci dönemini de başarıyla tamamlamak zorundayım. Şimdi İzmir'in mücadelesini verelim.''
Sosyal demokraside 'ciddi arayış' içinde olanlar da, Ahmet Piriştina da çok iyi biliyordu: ''Adının zamansız gündeme gelmesi halinde, saldırıya geçen çok olur.''
Ahmet Piriştina, belediyeciliğiyle, insani ilişkileriyle, entelektüelliğiyle, toplumun katmanlarının desteğini arkasına almasıyla başarı çıtasını çoktan aşmıştı. Onu tüm tanıyanların vurguladığı gibi, sosyal demokraside de lokomotif olabilirdi, ömrü yetmedi.
Funda Özkan
Radikal
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:25