Gündem
  • 28.2.2006 10:41

ÇİLLER'İN DARBE PLANINI ERBAKAN SUYA DÜŞÜRMÜŞ!

28 Şubat 1997’de yapılan tarihi MGK toplantısı öncesinde dönemin Başbakan Yardımcısı Çiller, komutanların emekliye sevk edilip ‘darbe girişimi’ suçlamasıyla yargılanması planını yaptı. Ancak Erbakan uzlaşmacı bir tavır sergiledi, plan suya düştü.

28 Şubat sürecinin en önemli aktörlerinden dönemin DYP lideri Tansu Çiller’in tarihi MGK toplantısı öncesinde yaptığı ve komutanların emekliliğe sevk edilmesini de içeren planı ilk kez BUGÜN açıklıyor.

Çiller, 28 Şubat’taki MGK öncesinde kurmaylarıyla yaptığı durum değerlendirmesinde, askerlerin açıkça siyasete müdahale ettikleri ve bu müdahaleyi hükümeti yıkıncaya kadar sürdürecekleri görüşü ortaya çıktı. Aynı toplantıda, askerlerin bu girişiminin ordunun ortak tutumu olmadığı, karargahtaki bazı generallerin inisiyatif kullanmaları sonucu geliştiği tespitinde bulunuldu.

İPİM CEBİMDE GEZİYORUM

Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Çiller, bu tespitlerin ardından, “Ben böyle bir oldu bittiye müsamaha göstermem. Mücadele edeceğim” dedi. Bu toplantıda ilk kez dönemin Genelkurmay Başkanı, kuvvet komutanları ve Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Çevik Bir’in emekli edilmesi fikri telaffuz edildi. Çiller “Siyaset bir kere de anayasa ihlaline karşı dirensin. Askeri müdahalelere teslim olmanın sonuçlarını biliyoruz. Direnildiği zaman ne olacağını ise kimse bilmiyor. Gerekirse milletime bunu gösteririm” yorumunda bulundu ve “İpim cebimde geziyorum” sözünü de ilk kez burada söyledi.

EMEKLİYE SEVK VE YARGILAMA

Kendisine gelen istihbarat raporları doğrultusunda yapılan hazırlıklardan haberdar olan Çiller, bu kapsamda MGK toplantısı ve sonrasındaki hareket planını en ince ayrıntısına kadar belirledi. Çiller’in tarihi MGK toplantısı öncesi yaptığı hazırlığın en önemli ayağını, hükümete ‘baş kaldıran’ komutanların tamamının emekliye sevk edilmesi ve darbe girişimi suçlamasıyla yargılanması oluşturuyordu.

BAŞBAKAN ERBAKAN ŞAŞIRTTI

Ancak 28 Şubat’taki MGK’da Çiller planını hayata geçiremedi. Başbakan Necmettin Erbakan’ın MGK’da kendisine yöneltilen eleştiriler karşısında uzlaşmacı bir tutum sergilemesi üzerine, Çiller yapmayı planladığı konuşmayı gerçekleştiremedi. TBMM’de basın toplantısı düzenlemekten de son anda vazgeçen Çiller, “En büyük komutan Meclis’tir. 28 Şubat ve MGK bildirisindeki ifadeler kabul edilemez. Meclis’te bu konuya tartışacağız” açıklamasını yaptı.

Genelkurmay Başkanı, Çiller ile yaptığı görüşmede Karadayı, bu konunun TBMM’ye taşınmasından üzüntü duyacaklarını bildirdi. Çiller, Karadayı’dan MGK bildirisinde yer alan ‘yaptırım” sözünün düzeltilmesini ve bildiride ‘sehven” yer aldığının açıklanmasını istedi. Bu telefon görüşmesinin ardından Erbakan , TBMM Başkanı Mustafa Kalemli’yi makamında ziyaret etti. Erbakan, MGK kararlarının Meclis’e taşınıp taşınmayacağı yönündeki bir soru üzerine, böyle bir kararın olmadığını söyledi. Erbakan’ın bu açıklaması üzerine Çiller’in ‘yaptırım’ kelimesinin düzeltilmesi isteği de yerine getirilmedi.

28 Şubat süreci

MGK’nın tarihi toplantısı öncesinde, Türkiye gündemini, Refahyol Hükümeti’nin Başbakanı Necmettin Erbakan’ın İran ziyareti, Kaddafi’nin çadırında yaşananlar, Başbakanlık konutunda tarikat liderlerine verilen iftar yemeği belirledi. Susurluk kazasının ardından ‘Aydınlık için bir dakika karanlık eylemleri’ yurt çapında yaygınlaştı. Sincan’da 31 Ocak 1997íde düzenlenen “Kudüs Gecesi” de, 28 Şubat sürecine damgasını vurdu. Sincan’da 4 Şubat 1997’de tanklar yürüdü. 28 Şubat’ta yapılan MGK toplantısında Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Güven Erkaya’nın isteği doğrultusunda MİT Müsteşarlığı’nca hazırlanan, “Türkiye’deki radikal dinci akımların rejime tesirleri” başlıklı 70 sayfalık rapor ele alındı.

TOPLANTIYA KİMLER KATILDI?

Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel başkanlığında toplanan MGK’ya hükümet adına Başbakan Necmettin Erbakan, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller, İçişleri Bakanı Meral Akşener, Milli Savunma Bakanı Turhan Tayan’ın yanı sıra Genelkurmay Başkanı Org. İsmail Hakkı Karadayı, Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Hikmet Köksal, Hava Kuvvetleri Komutanı Org. Ahmet Çörekçi, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Güven Erkaya ve Jandarma Genel Komutanı Org.Teoman Koman katıldı.

18 MADDELİK MGK BİLDİRİSİ

28 Şubat’taki MGK toplantısının ardından yapılan 18 maddelik bildirinin can alıcı noktaları şöyleydi: Toplantıda bilhassa, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne karşı, çağdışı bir kisve altında zemin oluşturmaya yönelik rejim aleyhtarı faaliyetler gözden geçirilmiş,

- Cumhuriyet ve rejim aleyhtarı yıkıcı ve bölücü grupların, laik ve anti laik ayrımı ile demokratik ve sosyal hukuk devletini güçsüzleştirmeye yeltendikleri, Türkiye’de laikliğin sadece rejimin değil, aynı zamanda demokrasinin ve toplum huzurunun da teminatı ve bir yaşam tarzı olduğu,

- Devletin yapısal özünü oluşturan sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleri anlayışından vazgeçilemeyeceği, yasalarla belirlenmiş kuralların gözardı edilerek yapılan çağdışı uygulamaların da hukukun üstünlüğü ilkesiyle bağdaşmayacağı,

SPEKÜLASYONA SON VERİLMELİ

- Türkiye’nin 1997 içinde, Avrupa Birliği’ne tam üye olacak ülkeler listesine girmeyi öncelikli bir hedef olarak sürdürdüğü böyle bir dönemde resmi ve sivil kurum ve kuruluşların bu sürece katkıda bulunmasının gerekli olduğu, bu sebeple; demokrasimiz hakkında kuşkulara yol açacak, Türkiye’nin yurtdışındaki imajını ve itibarını zedeleyecek her türlü spekülasyona son vermek gerektiği,

- Türkiye Cumhuriyeti’nin laik, demokratik, insan haklarına saygılı, sosyal bir hukuk devleti olduğu yönündeki temel ilkelerinin Anayasamızın ve devletimizin teminatı altında olduğu, rejimin; kendisine ve geleceğine yönelik tartışmaların, bulunduğumuz ortamda Türkiye’ye yarardan çok zarar verdiği,

- Açıklanan bu esaslar aksine davranışların, toplumumuzda huzur ve güveni bozarak yeni gerginliklere ve yaptırımlara neden olacağı değerlendirilmiş, Bu konularda alınacak ve alınması gereken tedbirler uygun bulunarak bu tedbirlerin Bakanlar Kurulu’na bildirilmesine karar verilmiştir.


Adım Adım Tasfiye Planı
Derhal istifa etmenizi istiyoruz

Çiller, MGK’da komutanların sert bir tavır koyacaklarını, özellikle ortağı Başbakan Erbakan ve dolayısıyla hükümete gözdağı vereceklerini biliyordu. Çiller’in planı şuydu:

- Çiller komutanlardan gelen ilk hamleden sonra sözü alacak ve şunları söyleyecekti:

Bu toplantıda konuşulması gereken konu, temelsiz irtica suçlamaları değil, milletin ülkeyi korusunlar diye üniforma giydirdiği bazı devlet görevlilerinin işledikleri anayasa ihlâli suçudur. Hükümeti yıkma teşebbüsü içindesiniz. Dolayısıyla hükümetimiz sizlerin disiplinsizlik içerisinde hareket ettiğinize ve anayasa suçu işlediğinize inanmaktadır. Hükümet olarak sizinle çalışmak istemiyoruz ve derhal istifa etmenizi istiyoruz. İstifa etmemeniz halinde, emekli edileceksiniz ve gereği yapılacaktır.

- Çiller, konuşmasının ardından toplantıyı terk edecek ve Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nün önünde ilk basın açıklamasını yapacaktı. Basına hükümetin bir cunta müdahalesi ile karşı karşıya olduğunu ve Türk demokrasisinin bu cunta girişimini bertaraf edecek güçte olduğunu söyleyecek.

- Çiller daha sonra evine gidecek beyaz bir takım elbise giyecek ve TBMM’de dış basının da davet edildiği bir basın toplantısı düzenleyecek ve hükümet kararını duyuracaktı.

- Çiller bütün milletvekillerini Meclis’te toplayacak ve kamuoyuna şu açıklamayı yapacak: Türk demokrasisi bazı muhteris subayların cuntalaşma tehdidi ile karşı karşıyadır. Açıkça demokrasiye müdahale edilmiştir. Bu müdahaleyi reddediyoruz. Şüphesiz Türk demokrasisi böyle bir tehdidi bertaraf edecek olgunluğa ve güce sahiptir. Başkomutan TBMM’dir. Demokrasinin üzerindeki bu tehdit ortadan kalkana ve suçlular cezalandırılana kadar, demokrasinin karargahından ayrılmayacağız.

Birileri düşünmüş olabilir’

Dönemin İçişleri Bakanı Meral Akşener, “Parti içinde böyle bir plan dile getirilmedi. Ancak birileri bunu düşünmüş olabilir” dedi.

28 Şubat sürecinin Dışişleri Bakanı ve DYP Genel Başkanı Meral Şener, DYP Genel Başkanı Tansu Çiller’in karşı darbe planına ilişkin olarak, “O dönemde de bu konuda bir spekülasyon yapıldı. Böyle bir şey konuşulmadı. Ancak birileri , ‘Böyle bir proje hazırlansa iyi bir sonuç alınabilir’ demiş olabilirler” yorumunu yaptı.

Bu konunun ne parti Başkanlık Divanı’nda ne Genel İdare Kurulu’na gelmesinin mümkün olamayacağını söyleyen Akşener, “MGK’ye ben, Sayın Çiller ve Turhan Tayan katılmıştı. Kendi aramızda da bu konuda bir diyalog geçmedi” diye konuştu. Dokuz yıl sonra geriye bakıldığında ‘kim kazandı, kim kaybetti?’ sorusuna hâlâ cevap bulunamadığını kaydeden Akşener, şöyle dedi:

”Geçmişteki şu ifadelerime yeniden dikkat çekmek istiyorum: Umarım fişleme organizasyonlarının başında bulunan insanlar yarın karşımıza holding yöneticisi ya da danışmanları olmazlar. Batı Grubu’nun başındakiler bakın nerede görevli... Bunlar iyi değerlendirilmeli.”

 

Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 09:54

İLGİLİ HABERLER